<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Katretül Hayat Bayan Sitesi(Nisa Katre) كاتريتول الحياة | Meryem Dilek ARI | Arkadaşların etkinlikleri</title>
	<link>https://bayan.katrefm.com/kardesler/dilekari/activity/friends/</link>
	<atom:link href="https://bayan.katrefm.com/kardesler/dilekari/activity/friends/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description>Meryem Dilek ARI arkadaşları için etkinlik beslemesi.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 18:45:10 +0300</lastBuildDate>
	<generator>https://buddypress.org/?v=</generator>
	<language>tr</language>
	<ttl>30</ttl>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
	
						<item>
				<guid isPermaLink="false">9138fe6bf6ea99ec2909d0a3b2ede78d</guid>
				<title>GÖNLÜMÜN ARZUHÂL-İ

Katre katre payidar olur gönüller.
Âşık, mâşukunun yolunda bekler.
Bir esinti sabadan, nadide bir sesten...
Vuslat yakın mı? Yoksa dem mi vurdu elesten?

Arzuhal ederim gönül muradımı,
Lutfeyledi Rahman eleste bu meramımı.
Âşık mâşuktan bir katre bulunca,
Söz eyledi bu lisanımı...

Nice âşıklar yokluk bağında;
Bir tutam yaprağı yok dalında.
Yağmur bekler, kurumuş toprak yurdunda.
Divane eder susuzluk, serap gördüm sanır;
Meğer deryanın içinde bir toz imiş, kendini katre sanır.

Lisan-ı dilde toz ne heybetlidir!
Mütevazi sermayesi nüktedir.
Benlik telaşına düşen ben, var olamazsın;
Sevgilinin Cemali gönle taht kurmuşken...

Tezgâhta pazarcının kalbi yatar,
Dili, içinde olanı satar.
Şaha kalkmış at gibi naralar saçar.
Gönüle taht kuran böyle güzel mi?
Kim bilir, onu var eden ne kadar güzel ki?

Övülesi rahmetine sonsuz şükürdür!
Yarabbi, bize verdiğin ne güzel ömürdür!
Ömre vefada dostlarına döndür;
Sevdiklerine sevdir bizi,
Aşkında umman olana daldır bizi...

Âmin...

KENDİ KALEMİMDEN...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16752/</link>
				<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 21:42:54 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>GÖNLÜMÜN ARZUHÂL-İ</p>
<p>Katre katre payidar olur gönüller.<br />
Âşık, mâşukunun yolunda bekler.<br />
Bir esinti sabadan, nadide bir sesten&#8230;<br />
Vuslat yakın mı? Yoksa dem mi vurdu elesten?</p>
<p>Arzuhal ederim gönül muradımı,<br />
Lutfeyledi Rahman eleste bu meramımı.<br />
Âşık mâşuktan bir katre bulunca,<br />
Söz eyledi bu lisanımı&#8230;</p>
<p>Nice âşıklar yokluk bağında;<br />
Bi&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16752"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16752/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">74e27fdbd8077a24b58dc9ced9fef373</guid>
				<title>https://youtu.be/m-tHKzmSgQY?si=t5uTW4R_eu5Svlil</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16736/</link>
				<pubDate>Mon, 26 Oct 2026 16:03:56 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="İsmail Çetin Hocaefendi&#039;nin Hayatı | Şeyhlerin Çekindiği Âlim | Gönül Sultanları" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/m-tHKzmSgQY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">31b802e2ad5b33b894b9919aac04479e</guid>
				<title>ALLAH AĞLAYANLARI SEVER...

Kundaktaki bebekler hürmetine, beli bükük huzurunda duran yaşlılar hürmetine... 
 Ne güzel bir dua değil mi? Şöyle iç alemine doğru biraz yolculuk yapalım isterseniz.
Bir söz duymuştum, beni öyle etkiledi ki!
&quot;Allah&#039;tan gam ve  keder isteyin. İsteyin ki gözyaşı doğsun. Allah ağlayanları sever. &quot;
Ebu&#039;l Hasan Harekâni Hazretlerinin  bu sözü ağlanacak hallerine gülen onca insana ders niteliğinde. Sahi insana onca nasihat, bunca musibet neden etki etmez ki? Bakın şimdi bu güzel sözün içeriğinde neler gizli neler... 
Ağlamak ince iştir. Öz ağlamadan göz ağlamaz derler bizde.. Pamuk ipliğini düşünün iki taraftan çekiştirildiğinde ne olur? İncelir, incelir ve kopar. İşte insanın özü de incelirse; koptuğu yerden incilerini dökmeye başlar. Ağlamak da herkesin harcı değilmiş demek ki! &quot;Tevbe edenlerle oturun. Çünkü onların kalpleri yumuşak olur. (İncedir) Şeftali ağacının dalı yere doğru sarkmış. Meyvelerinin ağırlığından. Bir dalda aynı yaprağa bağlı iki meyve oluşmuş. Olgunlaşmış olanla beraber yanındaki de kopup geliyor. Olgunlaşmış olanı daha parçalamadan içinin suyu akmaya başlar değil mi? Olmayan ise ısırdıkça kart kurt ses çıkar. İşte kalbi yumuşak olanın bıçağa ihtiyacı yoktur. Dokunsan yeter.  Ama diğeri,  hamlığını(olgunlaşmamış) hemen belli eder.
Bebekler  doğarken ağlaya ağlaya dünyaya gelirler. Farkettiniz mi bilmem çoğu seksen yaşını aşanların da gözleri hep ıslak...Allah Teâlâ da Tevbe sûresi’nin 41. âyetinde “Az gülsün çok ağlasınlar!” buyurmaktadır. Biri geliyor ağlıyor, diğeri gidiyor ağlıyor. Dua ederken kundaktaki bebekler, beli bükük yaşlılar hürmetine diyor. Henüz dünyanın kirine bulaşmamış olanda da göz yaşı var, dünyayı arkasında bırakıp, geçip gidecek olanda da... İnce kalplerden inciler süzülür. İki ağlayanın hürmetine Mevlam duaları geri çevirmiyor. Çünkü &quot;Allah ağlayanları sever...&quot; 
Bebek annesine her istediğini ağlaya ağlaya yaptırır. Kul da mevlasına yakara yakara, yanık bir gönülle isteklerini sıralar. Bir annenin merhametinden daha merhametli olan Rabbimiz senin isteklerini mi geri  çevirecek? O&#039;nun şanı yücedir. Kerem ve ihsan sahibidir. Kul edeple Rabbinin rızası için gözyaşı dökerse her damlasının mislince karşılığını mevlasından alır. Yeter ki merhametinden ümit kesmeyelim. Şunu asla unutmayın! Rabbine ağlayan kurtuldu.
Ben tasamı ve hüznümü ancak Allah’a arz ederim. Ve ben Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim.&quot; (Yusuf Suresi, 86. Ayet) 
Hz Yakup as Yusuf as olan aşırı bağlılığı ve muhabbeti  onun imtihanı oldu. Allahu teala sevdiği kullarının kalbinde kendisinden başka hiç bir şeye aşırı tutkuyu murat etmez. 
Yakup as imtihanını, yine onu imtihan edene anlattı, ona ağladı ve sabrı Cemile erişti.(güzel sabır)

Kısacası ; meyvenin olgunlaşması nasıl onu besleyen bir takım vitaminlerden  geçiyorsa, insanın olgunlaşması da gam ve kederden geçiyor.  Sabır ile incelen , inci tanesi oluyor. Çekilen çileye gösterilen sabrın sonunda kalpte iman, İhlas ve takva cevheri parıldıyor.  O halde sende;
 &quot;Ve li-rabbike fasbir&quot; (وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ)
&quot;Rabbin için sabret&quot;
Dünyaya gelirken de... Giderken de...

KENDİ KALEMİMDEN...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16729/</link>
				<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 20:35:35 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>ALLAH AĞLAYANLARI SEVER&#8230;</p>
<p>Kundaktaki bebekler hürmetine, beli bükük huzurunda duran yaşlılar hürmetine&#8230;<br />
 Ne güzel bir dua değil mi? Şöyle iç alemine doğru biraz yolculuk yapalım isterseniz.<br />
Bir söz duymuştum, beni öyle etkiledi ki!<br />
&#8220;Allah&#8217;tan gam ve  keder isteyin. İsteyin ki gözyaşı doğsun. Allah ağlayanları sever. &#8221;<br />
Ebu&#8217;l Hasan H&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16729"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16729/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>4</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a7aeb5e7ac3d01c233575e2223bfee45</guid>
				<title>DİLİ BUĞDAY...

Kibir ve zarafet aynı bedende bulunur mu? Birisi iblisin huyu diğeri insanda bulunan eşsiz derin bir kuyu... Evet çok derin. Zerafeti anlatmak hele birde onun girdiği yeri tarif etmek eşsiz ve derin kuyular gibidir. Dili zarif olanın zarafeti sözcüklerine dökülür. İşte kuyudaki engin derin anlamların sırrıda, burda yatar. 
Kimine göre zerafet; süslü giyim veyahut bulunduğu ortam ile ölçülebilir. Ancak biz dili zarif olanı daha evla buluyoruz. Çünkü bizim Peygamberimiz&#039;in  (sav) &quot;güzel söz sadakadır&quot; hadisi şerifine binaen zarifliğin ölçüsünü dil olarak benimsiyoruz. Nitekim atalarımızın  &quot;tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır &quot; sözünü kulağımıza küpe yapan anne babalarımız, dilin ince dokusunu, karşı tarafa etkisini  anlatmaya çalışmışlardır. 
Dil ile ilgili bir çok söylenmiş söz olsa da bizler büyüklerimizin öğütlerini tutarak en zarif ve anlamı derin olanı alıyoruz. 
&quot;Bugday ekmeğin yoksa, buğday dilinde mi yok? &quot; Sözlerime başlarken zarif bir dil demiştim. İnsanın gönlü çekmesede, karşısında duran buna layık olmasada ; Allah&#039;ın ona verdiğini, rızası üzere kullanmayı öğrenecek. Zarif bir dil olacak. Buğday gibi bereketli olacak. Bir başakta binlerce tanenin yer aldığı gibi o dilde kulağı, kalbi ve insanın bütün bedenini ele geçirecek tane tane kelamlar yayılacak. Bu bereket bu dile nereden hasıl olacak? Buğdayın iri bir başakta, dolu tanecikler olması neye bağlıdır? Tabiki tohumun kalitesine... Peki ekilen tarlanın verimli olması... Onun yanında tohumu eken çiftçinin kalitesi, bilgisi! ekim çalışması... İşte çiftçinin ekimi, tarlanın verimi, buğdayın ürünü... Sondan başa doğru sıralayınca çiftçinin kalitesi öne çıkıyor. 

Sözü söyleyen kişinin de kalitesi çok önemli. Ona o konuşma kabiliyetini veren nedir? Nasıl böyle, bu dili zarif ince detaylar ile doldurabiliyor? 

Dil ile söyler, kalbe nakşeyler, birde sözü ona öğreten ... Öğreten kalbi dolduruyor. Kalpde dolunca dile vuruyor. Dil, kalpde olanı sözcüklere döküyor. 
 O halde öğretenin o gönüle taht kurduğunu verdiği meyveden anlayabilir miyiz? Elbette...
Gönlünüze; dilinize güzel sözler söyletecek olanları alın. Bu da Allah ve Resulünü sevenlerden geçer. Seven mutlaka sever, sevdirir, sevdirtir. Unutmayın kalp kimi severse dil daima onu zikreder. 
Zarif bir dil isteyen; zarafetin en güzel örneği olan Allah&#039;ın Resulunu kalbinde barındırır. Onun barındığı yerler gül bahçesi olur. Ve bahcenin sahibi ziyaretine gelenlere ancak gül kokusu ikram eder.
Kalbi Allah&#039;ın Resûlü ile dolu olanın,  dilindeki sözü de Allah ve Resulü olur.

Mevla teâlâ sevgisini ve sevgilisini gönüllere nakşeylesin. Dillerine de zikrini bahşeylesin. Amin...

KENDİ KALEMİMDEN...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16726/</link>
				<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 20:56:36 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>DİLİ BUĞDAY&#8230;</p>
<p>Kibir ve zarafet aynı bedende bulunur mu? Birisi iblisin huyu diğeri insanda bulunan eşsiz derin bir kuyu&#8230; Evet çok derin. Zerafeti anlatmak hele birde onun girdiği yeri tarif etmek eşsiz ve derin kuyular gibidir. Dili zarif olanın zarafeti sözcüklerine dökülür. İşte kuyudaki engin derin anlamların sırrıda, burda yatar.<br />
Kimi&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16726"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16726/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a8ff7cbd32a390f177380812af9014e2</guid>
				<title>BüşraKayırKayseri G5.2 profil fotoğrafını değiştirdi</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16716/</link>
				<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 17:20:56 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">5a441b8786a65366b98bd4b790ddf060</guid>
				<title>YARIŞ MI? YAVAŞ MI?

Hedef bir varış çizgisinden ibaret ise tavşan gibi hızlı koşman lazım. Gözünü hedefe diken insan sadece oraya odaklanır. Oraya varmak,  bütün benliğini kaplar. Benlik bir vücutta var olursa, hiçlik kaybolur. Varmak için yola çıkanlar eninde sonunda, varmak istedikleri yere ya ulaşmış yada yakınlaşmıştır. Yada yarı yolda uyuyakalmıştır. En önde olmanın verdiği haz insanı bambaşka bir &quot;ben&quot; yapar. Bu üstünlük, nitekim tavşandaki kibrin verdiği cesaretle herkesi kendi ile yarışa davet etmeye başlar. Fakat onun kibrinin farkında olanlar tamamen ondan uzakta kalmayı tercih eder. Ve kendi kendine yanına gelip onunla yarış yapmak isteyen kaplumbağayı da küçümser bir tavırla alaya alır. Ama kendi ile yarışacak kimse olmadığı için bu teklifide kabul eder. 

Gözü yarış çizgisinde olan tavşan yarış başlayınca tüm hızıyla koşar, koşar, koşar... Ve döner bakar ki arkasından ne gelen var, ne de görünen. Nasıl olsa o bana yetişemez ben dinleneyim diye oturduğu yerde uyur ve orda kalır.

Yavaşlığı ile bilinen  kaplumbağa ise tavşanın aksine; ağır ağır nizami bir şekilde yolda ilerlemeye koyulur. Yolun güzelliklerinden faydalanarak ulaşmak istediği hedefin varış çizgisi değil de, kendi içi olduğunu tefekkür ederek yol alır. Gökyüzünün ferahlığı, yeryüzünün tevazuluğu... Onda derin hisler bırakır. Sabır ve tefekkürü barındırdığı bu yolun sonunun aslında varış çizgisinden ibaret olmadığını bilir. Ve kaplumbağa tefekkür ede ede çizgiye ulaştığını bile farketmez. Kendine güvenen tavşan, hırsının gözünü bürümesiyle uykuya dalmıştı. Ve oracıkta kalmıştı. Uyandığında her şey için çok geçti. Herkese kafa tuttuğu ormanda, kendisi ile yarışacak kimseyi bulamamış olmasına mı? Yoksa kendisi ile tek yarışa giren, ve ormanın en yavaş olanının onu geçmesine mi üzelecekti? Aslında ikisi de değil. Tavşanın gözündeki benlik perdesine kaldırmaya ihtiyacı vardı. Hırs onu adeta kendine köle etmiş ve hayatını bir çizgiden ibaret sanıyordu. 
Kaplumbağa ona benliğinden kurtulması için en büyük ibreti yaşatmıştı. Fakat bunu anlar mı? Halinde devam eder mi orası tavşana kalmış...

İnsan oğluda bir yarış çizgisini geçme derdinde değil mi? Ancak ulaşmak istenilen çizgi ise tavşan gibi yolda uyuyakalırsın. Çünkü benlik insanın gönül gözünü perdeler. Hırs onun hedefini belirler ve bir at gözlüğünden farkı olmadan dünya nimetlerini göremeden çizgiye doğru yol aldığını sanır. Ancak ulaşılmak istenilen Allah&#039;ın rızası ise; Allah onun gönül gözünü de baş gözünüde açar ve onu maksadına ulaştırır.  
Dünya yolunu tefekkür ede ede Rabbine kavuşur. Rabbim kendi rızasına talip olanlardan eylesin bizleri. Amin 
KENDİ KALEMİMDEN&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16715/</link>
				<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 05:59:56 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>YARIŞ MI? YAVAŞ MI?</p>
<p>Hedef bir varış çizgisinden ibaret ise tavşan gibi hızlı koşman lazım. Gözünü hedefe diken insan sadece oraya odaklanır. Oraya varmak,  bütün benliğini kaplar. Benlik bir vücutta var olursa, hiçlik kaybolur. Varmak için yola çıkanlar eninde sonunda, varmak istedikleri yere ya ulaşmış yada yakınlaşmıştır. Yada yar&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16715"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16715/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ee29fdb5bf6a3d6e4fcd8c835f2e48f3</guid>
				<title>Her yerde ve her şeyde tefekkür etmek sizi teşekkür etmeye iletecektir. Bu yüzden şükretmek için tefekkür etmeyi artırın...
Malum mevsim itibari ile nar meyvesinin vakti gelmiştir. Nar baktığında tek bir parçadan ibaret olan fakat içini açtığında çok sayıda taneciklere sahip olan meyvedir. Lezzeti bambaşka... Peki hiç narı eline alıp açarken tefekkür ettin mi?

Bıçak ile çizik atıp ortadan ikiye ayırdığım narın tane tane parçalarını görünce Elhamdulillahirabbil âlemin dedim. Her bir tane dip dibe dizilmiş aralarında onları birbirine bağlayan damarları ve üzerlerini örten çeperleri var. Sırt sırta vermiş birbirlerine temas halinde muhteşem bir dizayn ile dizilmiş sanki insana nasihat edercesine her bir tanecik... 

Allah azze ve celle Kur&#039;an&#039;ı Kerim de 
Rahmân Sûresi’nin 68. âyet-i celîlesinde : “O ikisinde (iki cennette) her nevi meyve ve hurma ve nar (ağaçları) vardır.” buyurmuştur.
Cennet meyvesi olan Nar, Kur&#039;an&#039;ı Kerim&#039;in gelini olarak da anılan Rahman süresinde bahsedilen o ince dokulu meyvedir. &quot;O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?&quot; ayetinin tekrarı ile Rabbimiz bize seslendiğinde nasıl cevap vereceğiz? 
 Peygamber Efendimiz sahabilerine Rahman Suresi&#039;ni okumuş, sahabiler ise surenin heybetinden dolayı sessizce dinlemişlerdir. Bunun üzerine Hz. Peygamber sav şöyle buyurmuştur: 

&quot;Ben bu sureyi cinlere okuduğumda sizden daha güzel bir karşılık verdiler. Ne zaman &#039;Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?&#039; ayetine gelsem, onlar şöyle diyorlardı: &#039;Lâ bi-şey&#039;in min niamike Rabbenâ nükezzibü fe-lekel-hamd&#039;&quot; (Tirmizî, Tefsîru&#039;l-Kur&#039;ân, 55
İnsan düşünüyor... Anne baba evlatlar gibi... kalın kabuk ile örten ailesini hiç bir şekilde açığa vermeyen. İçinde üstünü örtmüş birbirine sımsıkı kenetleyen birbirlerinden ayrılmasına müsade atmeyen anne gibi ve birbirlerine dayanmış birisi çürüdüğünde diğeri de hemen çürüyecek gibi birbirlerinin halinden hal alan kardeşler gibi hatta daha da fazlası...
Kalbinizi düşünün... İman , inanç,İhlas, takva, ibadetler bunların hepsi tam teşekküllü bir kalpte bulunduğunda kalp daima canlı ve sahibine bağlı olarak Allah&#039;ın tayin ettiği vakte kadar diri olarak kişide kaim oluyor. Ama bunların yanında o kalpte hırs, kibir, kıskançlık ve haset yer edinme arayışına girmişse işte burda dışına kahverengi lekelenmenin vurduğu hafif çürümenin başladığı nar gibi ikiye böldüğünde taneciklerin çürük olanlarınada rastlarsın. Ve onları kırmızı canlı taneneciklerden ayırmazsan zamanla onlara temas eden lekeler çürümelerine sebep olur. İşte kalpte de bu hasletler olursa iman zamanla zayıflar Allah muhafaza yok olmaya başlar. 
Narın kabugunda tam olarak üst kısmında duran bir yapısı var. Taç gibi... Hiç dikkatinizi çekti mi? İçerdeki meyvelerin canlı kalabilmesi için o bölgenin çürük olmaması gerekir. Orası ne kadar taze ve canlı olursa meyve de o kadar güzel olur. 
Demem o ki insanın da bütün uzuvlarını harekete geciren  kalbidir. Ne kadar canlı ve taze tutarsan vücuda o kadar taze kan pompalamaya devam eder.  Evet imanda kalpte hüküm sürdüğüne göre orası daima canlı kalmalı ve buda zikrullah ile taçlanmalıdır. O tevhit zikri kalbe taç olursa bütün tanecikler, zerreler saf saf olup canlı kalmaya devam eder. Son olarak Rabbimiz İbrahim suresi 24. Ayette şöyle buyuruyor; 
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ
Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.
Nar için  iki cennette ifadesi yer alıyor. Nedir Peki bu? Dünyada ve ahirette olması, zahiri ve batını, madden ve manen faydası ve erişilme kolaylığı ulaşılabilir olması gibi... Bu meyvelere cennette olanlar zahmetsiz bir şekilde otururken bile ulaşabilecekler. Peki ya cennetin anahtarı kelimei tevhid &#039;
tir. Ancak onunla olan onda olanlara ulaşabilir.
Güzel sözden maksat tevhit sözü ve kelimei şehadet&#039;tir.
Mevlam bizi daima kendi ile eylesin... Amin

KENDİ KALEMİMDEN&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16710/</link>
				<pubDate>Sun, 11 Oct 2026 21:34:28 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Her yerde ve her şeyde tefekkür etmek sizi teşekkür etmeye iletecektir. Bu yüzden şükretmek için tefekkür etmeyi artırın&#8230;<br />
Malum mevsim itibari ile nar meyvesinin vakti gelmiştir. Nar baktığında tek bir parçadan ibaret olan fakat içini açtığında çok sayıda taneciklere sahip olan meyvedir. Lezzeti bambaşka&#8230; Peki hiç narı eline alıp açarken&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16710"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16710/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>4</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ad8b2427c848f6f33d28929d077f3b23</guid>
				<title>Bişr el-Hâfî (k.s) der ki:

“Rüyamda Peygamber Efendimizi ﷺ gördüm. Bana şöyle buyurdu:

‘Ey Bişr! Allah’ın seni arkadaşların arasından neden yükselttiğini biliyor musun?’

Ben, ‘Hayır, yâ Resûlallah’ dedim.

Buyurdu ki:

‘Benim sünnetime tâbi olman, sâlih kullara hizmet etmen, kardeşlerine nasihat etmen, ashâbımı ve Ehl-i Beyt’imi sevmen sebebiyle. İşte bunlar seni sâlihlerin makamlarına ulaştıran amellerdir.’”

&#124; Risale-i Kuşeyri</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16668/</link>
				<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 22:41:35 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bişr el-Hâfî (k.s) der ki:</p>
<p>“Rüyamda Peygamber Efendimizi ﷺ gördüm. Bana şöyle buyurdu:</p>
<p>‘Ey Bişr! Allah’ın seni arkadaşların arasından neden yükselttiğini biliyor musun?’</p>
<p>Ben, ‘Hayır, yâ Resûlallah’ dedim.</p>
<p>Buyurdu ki:</p>
<p>‘Benim sünnetime tâbi olman, sâlih kullara hizmet etmen, kardeşlerine nasihat etmen, ashâbımı ve Ehl-i Beyt’imi sev&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16668"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16668/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">1f4ae81326a0c6c5144e0cbcc1e28910</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16666/</link>
				<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 04:15:15 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">dfa049db429fda3e4dbb6013f07bd78d</guid>
				<title>Gıybete güzel bir çözüm&#x1f33b;
İbn Vehb rahimehullah buyuruyor ki:

&quot;Bir kişinin gıybetini ettiğim zaman bir gün oruç tutmayı kendime nezrettim. Bana zor geldi. Her seferinde gıybet eder oruç tutardım. Ben de niyet ettim ki her gıybet ettiğimde bir sadaka vereyim. Para sevgisinden gıybeti terk ettim.&quot;

Siyer-u Â&#039;lami&#039;n-Nübelâ, Zehebî: 8/15</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16568/</link>
				<pubDate>Tue, 15 Sep 2026 16:32:29 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Gıybete güzel bir çözüm&#x1f33b;<br />
İbn Vehb rahimehullah buyuruyor ki:</p>
<p>&#8220;Bir kişinin gıybetini ettiğim zaman bir gün oruç tutmayı kendime nezrettim. Bana zor geldi. Her seferinde gıybet eder oruç tutardım. Ben de niyet ettim ki her gıybet ettiğimde bir sadaka vereyim. Para sevgisinden gıybeti terk ettim.&#8221;</p>
<p>Siyer-u Â&#8217;lami&#8217;n-Nübelâ, Zehebî: 8/15</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">f22857244e122eba0df51b1d3ad508e1</guid>
				<title>Rasûlullah&#039;ın ﷺ çocukken amcası Ebû Tâlib&#039;le birlikte yaptığı Suriye seyahati sırasında, Rahip Bahira ile görüştüğü manastırın kalıntıları... Busrâ&#039;ş-Şâm, Suriye.

&#x1f4f7; Taha Kılınç</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16563/</link>
				<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 21:50:13 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah&#8217;ın ﷺ çocukken amcası Ebû Tâlib&#8217;le birlikte yaptığı Suriye seyahati sırasında, Rahip Bahira ile görüştüğü manastırın kalıntıları&#8230; Busrâ&#8217;ş-Şâm, Suriye.</p>
<p>&#x1f4f7; Taha Kılınç</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<div class="youzify-post-3imgs">

									<a class="youzify-post-img1" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/09/IMG_6422.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-16563">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/09/IMG_6422-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img2" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/09/IMG_6423.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-16563">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/09/IMG_6423-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img3" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/09/IMG_6424.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-16563">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/09/IMG_6424-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

				
			</div>

		</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8ed6b99a6837b583e78e9902bf2595ed</guid>
				<title>Ne güzel bir nasip&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16499/</link>
				<pubDate>Sun, 30 Aug 2026 20:15:48 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Ne güzel bir nasip&#x1f339;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/08/IMG_6259.jpeg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16499"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/08/IMG_6259.jpeg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">2cbc2408174c9ca4a2390f52c9d2e19a</guid>
				<title>Bir defasında Abdullah İbn Ömer’in ayağı uyuşmuştu. Ona “ En çok sevdiğin kimsenin adını anarsan ayağındaki uyuşukluk kaybolur” dediler. İbn Ömer “Ah! Yâ Muhammed!” diye haykırınca ayağındaki uyuşukluk kayboldu.

Buhari, el-Edebü’l Müfred s.346</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16469/</link>
				<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:59:40 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bir defasında Abdullah İbn Ömer’in ayağı uyuşmuştu. Ona “ En çok sevdiğin kimsenin adını anarsan ayağındaki uyuşukluk kaybolur” dediler. İbn Ömer “Ah! Yâ Muhammed!” diye haykırınca ayağındaki uyuşukluk kayboldu.</p>
<p>Buhari, el-Edebü’l Müfred s.346</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/08/IMG_6133.jpeg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16469"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/08/IMG_6133.jpeg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">7ba828cb78419dcaae8aa66f7ac6bb01</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16322/</link>
				<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 19:41:57 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">821fa9ac9ae0a67eedf1b1f4765bd2c4</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16317/</link>
				<pubDate>Sat, 20 Jun 2026 01:59:38 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4743a10be1203f1e113e7a69ac7b573e</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16316/</link>
				<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:23:27 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">68f714f70a2f5922f5c945de6ddba32d</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16311/</link>
				<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:24:47 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">c9c30347da0ca982fbf9fdad25babd80</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16307/</link>
				<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 20:08:59 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">150ca2ecf4bda1b3b1b54f87ec804994</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16283/</link>
				<pubDate>Sat, 30 May 2026 17:21:41 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">972aa773d2f5d057256b68d7b32c6e40</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16282/</link>
				<pubDate>Sat, 30 May 2026 17:21:15 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">df557a07c40b34ceb625b50b1791c678</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16276/</link>
				<pubDate>Fri, 29 May 2026 10:07:55 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0ca620ab1af7b5402c55169e67da6835</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16240/</link>
				<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:08:35 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8c09e333b643144fb470c9497b407c86</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16225/</link>
				<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:05:17 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">43b616c4bd1569cf98f135bba1c53400</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16221/</link>
				<pubDate>Wed, 06 May 2026 16:40:43 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">747f65c15e6bfa106c7851e0b08ad2c0</guid>
				<title>Talha bin Abdurrahman bin Avf, kendi zamanında Kureyş&#039;in en cömert insanlarından biriydi. Bir gün eşi ona şöyle dedi:

 - &quot;Senin dostların kadar vefasız (kötü niyetli) kimseler görmedim!&quot;

Talha:
- &quot;Nedenmiş o?&quot; diye sordu.

Eşi:
- &quot;Görüyorum ki zengin olduğunda etrafından hiç ayrılmıyorlar, fakirleştiğinde ise seni terk ediyorlar!&quot;
Bunun üzerine Talha ona şöyle cevap verdi:

- &quot;Vallahi bu onların ahlaklarının yüceliğindendir. Kendilerine ikram etmeye gücümüz yettiği zamanlarda bize geliyorlar, onlara karşı hakkıyla ev sahipliği yapmaktan aciz düştüğümüz zamanlarda ise (bize yük olmamak için) bizi yalnız bırakıyorlar.&quot;

İmam Mâverdî bu kıssa üzerine şu yorumu yapmıştır:
&quot;Kendi yüce gönüllülüğüyle bu durumu nasıl yorumladığına bir bak! Öyle ki, onların bu çirkin davranışlarını güzel bir şeye, apaçık vefasızlıklarını ise bir sadakata çevirdi.&quot;

Vallahi bu durum; kalbi temiz tutmanın (selâmet-i sadr) dünyada bir huzur, ahirette ise büyük bir kazanç olduğuna ve cennete girme sebeplerinden biri olduğuna işaret eder:

&quot;Biz onların kalplerindeki her türlü kini söküp attık; onlar artık tahtlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşlerdir.&quot;
(Hicr Suresi, 47. Ayet)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16205/</link>
				<pubDate>Tue, 05 May 2026 18:34:31 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Talha bin Abdurrahman bin Avf, kendi zamanında Kureyş&#8217;in en cömert insanlarından biriydi. Bir gün eşi ona şöyle dedi:</p>
<p> &#8211; &#8220;Senin dostların kadar vefasız (kötü niyetli) kimseler görmedim!&#8221;</p>
<p>Talha:<br />
&#8211; &#8220;Nedenmiş o?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Eşi:<br />
&#8211; &#8220;Görüyorum ki zengin olduğunda etrafından hiç ayrılmıyorlar, fakirleştiğinde ise seni terk ediyorlar!&#8221;<br />
Bunun üzeri&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16205"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16205/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8b7488b86b9b19c8b8f91545a8fe1f4f</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16199/</link>
				<pubDate>Tue, 05 May 2026 16:55:46 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">dd9599581b1df8c4ab18002ec230eab6</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16193/</link>
				<pubDate>Sat, 02 May 2026 19:53:30 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0839c9d7112a7d692f80b89b331223cd</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16192/</link>
				<pubDate>Sat, 02 May 2026 18:11:35 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">05e44e8c75f5ff44cd9411b15866bc4d</guid>
				<title>Düşünmez misin???
Bu muhteşem muhafaza etme yöntemi hayatına uyarı niteliğinde değilmi? Başakların içinde kümelenmiş tanecikler ve etrafında kalkan gibi duran o koruyucu zırh... İnsanın yuvası da buğday başağı gibi değil midir? Kadın ve çocukların koruyucusu olarak Allah kocayı tayin etmiştir. Muhafaza edip dışardan gelebilecek herhangi bir güce karşı koruyan, o evin bütün olmasını sağlayan kocalar; eşlerine birer lutufdur. En ufak muhafazakâr davranışında size batan kılçık gibi görmek yerine, sizi nelerden koruduğunu bir hesaba katın derim. Eşlerinizi kendinize sıkıntı veren, kısıtlayan veyahut her istediğinizi yapmayan   kategorisinden çıkartıp sizin görmediğiniz farkında olmadığınız bir fitneden sizi çekip alan bir statüye koyunuz. Bakın bakalım sonra bahcelerinizde ekinler nasıl boy veriyor, başaklar iri taneli buğdaya dönüşüyor. Hiç bilemezsiniz neslinize yetecek harman kaldıracaksınız. Hanım kardeşlerim!  Allah için sabrı  huy edinin. Sizi koruyan, bekçiliğinizi yapan eşlerinizin sözünden dışarıya çıkmayın. Her ne koşulda olursa olsun; Allah&#039;ın rızasını gaye edinin. Kadın kocasının rızası ile kazançlı çıkacak. Tefekkürü aklımıza, tevekkülü kalbimize, teşekkürü dilimize nakşeylesin mevlam...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16174/</link>
				<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:29:12 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Düşünmez misin???<br />
Bu muhteşem muhafaza etme yöntemi hayatına uyarı niteliğinde değilmi? Başakların içinde kümelenmiş tanecikler ve etrafında kalkan gibi duran o koruyucu zırh&#8230; İnsanın yuvası da buğday başağı gibi değil midir? Kadın ve çocukların koruyucusu olarak Allah kocayı tayin etmiştir. Muhafaza edip dışardan gelebilecek herhangi bir güce&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16174"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16174/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3037/2026/04/35165.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16174"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3037/2026/04/35165.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">53dc6e5085067240f03bac8410805b53</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16170/</link>
				<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:58:32 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">36df97aafea0da771b188ad8d53ac97f</guid>
				<title>Maşuğun tebessümü aşığın gününü aydınlatır&#x1f90d;&#x1f90d;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16148/</link>
				<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:06:04 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Maşuğun tebessümü aşığın gününü aydınlatır&#x1f90d;&#x1f90d;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3362/2026/04/1000058968.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16148"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3362/2026/04/1000058968.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">1fb8d37acdb95d171cbf984ac6722147</guid>
				<title>Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in azatlısı Meymune radıyallahu anha: “Ya Rasulallah! Beyt-i Makdis’e gidip gitmeme hakkında bize ne buyurursunuz?’’ dedi. Allah Rasulü: ‘’Gidin ve orada namaz kılın!’’ diye cevap verir. Fakat o zaman orada (Bizans ile Persler arasında) savaş vardı ve bunu dikkate alan Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselam efendilerimiz şöyle buyurdu: ‘’Şayet oraya gidemez ve orada namaz kılmazsanız, oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin!’’ buyurdu.’’
(Ebu Davud, Salat, 14)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16127/</link>
				<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:38:20 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in azatlısı Meymune radıyallahu anha: “Ya Rasulallah! Beyt-i Makdis’e gidip gitmeme hakkında bize ne buyurursunuz?’’ dedi. Allah Rasulü: ‘’Gidin ve orada namaz kılın!’’ diye cevap verir. Fakat o zaman orada (Bizans ile Persler arasında) savaş vardı ve bunu dikkate alan Hazreti Peygamber aleyhissa&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16127"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16127/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">901ca10e20b37860dee8d3343fa09f31</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16107/</link>
				<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:32:22 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">9f8a10d05d2b84aa633fdff68b085a15</guid>
				<title>•Riyazü&#039;l-Cenne&#039;nin bu iki makamı son derece özel ve kıymetlidir.

Mavi daire içindeki o makam, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem&#039;in imamlık yaptığı yerdir. Türkler çok âşık ve edep sahibi kimselerdir; bu yüzden o mübarek makamı mihrabın içine almışlardır ki, bu pâk ve muhterem toprak üzerine kimsenin ayağı değmesin ve insanlar secde ettiklerinde başları, âlemlerin efendisi sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem&#039;in mübarek ayaklarının koyduğu yerden biraz geride kalsın.

Rivayetlerden ve büyüklerden duyduğumuz kadarıyla, yeşil daire içindeki yer ise, ağaçlar arasında en bahtiyar olan Hannâne ağacının dikili olduğu yerdir. Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm o ağaca yaslanarak hutbe irşad buyururlardı.

Hz. Seyyidina Hasan-ı Basrî rahmetullahi aleyh, bu vak&#039;ayı anlatırken şöyle buyururdu: &quot;Ey Allah&#039;ın kulları! Bir ağacın cansız gövdesi, Mustafa&#039;dan (sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılığa dayanamayıp ağlayabiliyorsa, sizlerin Rasûl&#039;ün firakında ağlamaya daha çok hakkınız vardır.&quot;

(Vefâü&#039;l-Vefâ, 1/388-390; Delâilü&#039;n-Nübüvve li&#039;l-Beyhakî, 2/556-561&#039;den naklen)•
-alıntı-</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16067/</link>
				<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 03:07:14 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>•Riyazü&#8217;l-Cenne&#8217;nin bu iki makamı son derece özel ve kıymetlidir.</p>
<p>Mavi daire içindeki o makam, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem&#8217;in imamlık yaptığı yerdir. Türkler çok âşık ve edep sahibi kimselerdir; bu yüzden o mübarek makamı mihrabın içine almışlardır ki, bu pâk ve muhterem toprak üzerine kimsenin ayağı değmesin ve&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16067"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16067/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/03/IMG_3519.jpeg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16067"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/03/IMG_3519.jpeg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">837cd27111560bc2b10a4324e3d69b0f</guid>
				<title>&#x1f343;
Sevgili Peygamber Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazreti Aişe annemize Kadir Gecesinde okumasını tavsiye buyurduğu “اللهم إنك عفو كريم تحب العفو فاعف عني” duanın müthiş ontolojisi.. bu güzel yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim.
&#x1f33f;
“Kulun Rabbini tanıyarak söze başlaması, yine kalbde bir marifet penceresi daha açar; lâkin duanın ikinci kısmında dile gelen muhabbet nisbeti, o pencereden içeri dolan ışığın rengini ve sıcaklığını büsbütün değiştirir. Kul, Rabbinin affedici olduğunu zikrettiğinde bir sıfatı ikrar etmiş olur. Fakat affetmeyi sevdiğini söylediğinde, o sıfatın arkasındaki ilâhî iradeye, o iradenin taşıdığı muhabbet sırrına ve rahmetin kendi özündeki coşkunluğa yüzünü döner. Burada afv yalnız bir fiil olarak kalmaz; sevilen bir fiil olarak belirir ve bu sevgi nisbeti, kulun gönlünde bambaşka bir güven zemini inşa eder. Zira kul, kapalı bir kapıya yalvaran biri olmaktan çıkar; rahmetiyle müjdeleyen, affına davet eden, bağışlamayı kendi kereminin muktezası sayan bir Rabbin huzurunda durduğunu fark eder. Bu fark ediş, korkunun dar koridorlarından ümit ve edep ile genişleyen bir avluya geçiş gibidir. Kalb, bu geçişle birlikte nefes alır; sıkışmışlığın yerini edeple karışık bir sükûnet almaya başlar.
Kerem kavramı, bu muhabbet sırrının anlaşılmasında merkezi bir yer tutar. Kerem, yalnız vermek, yalnız bağışlamak, yalnız cezayı düşürmek mânâsına gelmez. Kerem, karşılıksız ikram etmektir; muhtacın liyakatine bakmaksızın, sırf kendi gönül genişliğinden taşan bir ihsan hareketidir. Kerem sahibi, verirken alan kişinin hâlini tartmaz; kendi cömertliğinin tabiatından verir. İlâhî kerem bu mânâsıyla düşünüldüğünde, kulun günahının büyüklüğü ya da küçüklüğü keremi sınırlayan bir ölçü olmaktan çıkar. Kul, günahını ne kadar ağır görürse görsün, Hakkın keremi o ağırlığı aşan bir genişlik taşır. Tıpkı engin bir denizin, içine düşen bir avuç toprağı eritmesi gibi, ilâhî kerem de kulun kusurunu kendi vüsatinde eritir. Kul bu hakikati kalbinde hissettiğinde, günahın altında ezilen omuzları hafifler; çünkü yükünü kendi gücüyle kaldırması beklenmediğini, rahmetin o yükü almaya hazır olduğunu anlar.
Lâkin tam bu noktada insanın iç dünyasında ince bir tuzak belirebilir. Nefs, bazen günahı öylesine büyütür ki kulun gözünde ilâhî rahmet daralmaya, küçülmeye başlar. Kişi kendi kusurunu seyrederken bakışı o kusura saplanır ve rahmetin genişliğini görecek gözü kalmaz. Utanç, edebin ötesine geçerek bir kaçışa dönüşür; kul, Rabbinin huzuruna varamayacağını, affın kendisi için mümkün olmadığını düşünmeye meyleder. Bu hâl, tekrar edelim, ilk bakışta tevazuya benzer, fakat hakikatte rahmeti daraltmaktır. Kulun kendi günahını büyük görmesi bir acziyet ikrarı olabilir; ancak ilâhî rahmetin o günahı kuşatamayacağını varsaymak, farkında olmadan Hakkın keremini sınırlamaktır. Oysa bu duanın ta kendisi, o varsayımı kıran bir şifa taşır. Kul burada şunu işitir: Rabbin affetmeyi sever; yani sen günahınla geldiğinde O seni kapısından kovmaz, bilâkis affetmek Onun muhabbetine uygundur. Bu idrak, yeisten ümide uzanan köprünün ilk taşıdır. Kulun yeisle sıkışan göğsü, bu sözün mânâsını duyduğunda açılır; çünkü talebin muhatabı, affı seven bir Rabdir..”

https://online.kamualem.com/post/hzaiseninvalidemizinmubarekduasiuzerine?commentSort=hot</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16064/</link>
				<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 03:10:41 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x1f343;<br />
Sevgili Peygamber Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazreti Aişe annemize Kadir Gecesinde okumasını tavsiye buyurduğu “اللهم إنك عفو كريم تحب العفو فاعف عني” duanın müthiş ontolojisi.. bu güzel yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim.<br />
&#x1f33f;<br />
“Kulun Rabbini tanıyarak söze başlaması, yine kalbde bir marifet penceresi daha açar; lâkin duanın ikin&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16064"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16064/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">13881e00c6c3c928be718541bf079017</guid>
				<title>Enes bin Malik (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ​&quot;Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hane halkının yanında iftar ettiği zaman şöyle dua ederdi: ​&#039;Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyi kimseler (ebrar) yesin ve melekler üzerinize rahmet dilesin.&#039;&quot;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16050/</link>
				<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 18:24:31 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Enes bin Malik (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ​&#8221;Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hane halkının yanında iftar ettiği zaman şöyle dua ederdi: ​&#8217;Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyi kimseler (ebrar) yesin ve melekler üzerinize rahmet dilesin.'&#8221;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/bp-api/members/2984/2026/03/IMG-20260307-WA0003.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16050"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/bp-api/members/2984/2026/03/IMG-20260307-WA0003.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">45548a914bb5495a06741ec8b0e349f0</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16010/</link>
				<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 02:56:22 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">38c3d1b42c638c0b0a97d09638038129</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15972/</link>
				<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 03:03:32 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">80f59b170d00216cde976bc2f5d6182a</guid>
				<title>Mukabeleden ayetler..

وَسَارِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَغْفِرَةٍۢ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ
“Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer kadar olup takvâ sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete birbirinizle yarışırcasına koşun.” Âli İmran 133.

Şu hâdise, sahâbe-i kirâmin cennete koşuşuna güzel bir misal teşkil eder:
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Bedir’de ashabını cihâda teşvik etmiş ve onlara cenneti hatırlatmıştı. Düşman iyice yaklaşınca da:
&quot;-Haydi, genişliği göklerle yer kadar olan cennet için kalkın!&quot; buyurmuştu.
Bunun üzerine Hazreti Umeyr bin Humâm (r.a.) atılarak:
&quot;-Ey Allah&#039;ın Rasûlü! «Genişliği göklerle yer kadar olan cennet» mi buyurdunuz?&quot; dedi. Allah Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-:
&quot;-Evet&quot; cevabını verdi. Umeyr:
&quot;-Ne iyi, ne âlâ!&quot; dedi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:
&quot;-Niçin öyle dedin?&quot; diye sorunca:
&quot;-Hayır vAllahi yâ Resûlullah başka bir şey için değili, sadece cennet ehlinden olmak için böyle söyledim&quot; dedi. Allah Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona:
&#039;-Sen cennet ehlindensin!&quot; müjdesini verdi. 
Umeyr cihâda kuvvetli girmek için torbasından birkaç hurma çıkarıp yemeye başladı. Buna daha fazla sabredemeyerek:
&quot;-Bu hurmaları yiyinceye kadar yaşayacak olursam, gerçekten bu uzun bir hayat olacaktır. Onlar bitinceye kadar burada oturursam dünyaya karşı fazla hırs göstermiş olurum&quot; dedi ve elindeki hurmaları fırlatarak kılıcını çekip düşmanla savaştı ve sonunda şehid düştü. (Bk. Buhari, Megâzi 17; Müslim, Imâret 145; Muvatta&#039;, Cihâd 42)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15940/</link>
				<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 02:57:11 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Mukabeleden ayetler..</p>
<p>وَسَارِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَغْفِرَةٍۢ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ<br />
“Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer kadar olup takvâ sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete birbirinizle yarışırcasına koşun.” Âli İmran 133.</p>
<p>Şu hâdise, sahâbe-i kirâmin cennete koşuş&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15940"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15940/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ea9ec7e5337d0b298200a39dca2be987</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15935/</link>
				<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 02:41:09 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">fcd45d7005e49ec68b0b5db946ce92ec</guid>
				<title>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;

559. Ebû Kebşe Amr b. Sa’d el-Enmârî’nin (ra)
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den şöyle dediğini işittiği nakledilmiştir:

“Üç şey vardır ki, ben onlar hakkında yemin ederek size bir şeyler söyleyeceğim, onları hatırınızda tutun. Sadaka, kulun malını eksiltmez. Bir kimse haksızlığa maruz kalıp da sabrederse, Allah, onun şerefini arttırır. Dilencilik kapısını açan kimseye Allah fakirlik kapısını açar
(Ravi “Yahut buna benzer bir ifade kullandı.” diyor).

Bir söz daha söyleyeceğim, onu da hatırınızda tutun:
Dünyada dört çeşit insan vardır:
1. Bir adam vardır ki, Allah ona mal ve ilim verir. O da Allah korkusuyla hareket eder, hısım akrabasını görüp gözetir ve bunda Allah’ın hakkı olduğunu da bilir. İşte bu kimse en yüksek mertebededir.
2. Diğerine, Allah ilim verir, fakat mal vermez. Fakat o samimi olarak, “Eğer
malım olsaydı filanca gibi yapardım.” der. O da niyetinin karşılığını alır. İkisinin mükâfatı eşittir.
3. Bir diğeri de vardır ki, Allah kendisine mal verir, fakat ilim vermez. Bu kimse malı rastgele sağa sola harcar, onu harcarken Allah’tan sakınmaz, akrabasını gözetmez ve o malda Allah’ın hakkı olduğunu bilmez. İşte bu adam en kötü mertebededir.
4. Sonuncu kişiye ise Allah, mal da ilim de vermez. O kişi “Malım olsaydı,
filanca (üçüncü gruptaki) gibi yapardım” derse, niyeti sebebiyle günaha girer. Her ikisinin günahı da eşittir.”

(T2325 Tirmizî, Zühd, 17)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15920/</link>
				<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 00:32:06 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;</p>
<p>559. Ebû Kebşe Amr b. Sa’d el-Enmârî’nin (ra)<br />
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den şöyle dediğini işittiği nakledilmiştir:</p>
<p>“Üç şey vardır ki, ben onlar hakkında yemin ederek size bir şeyler söyleyeceğim, onları hatırınızda tutun. Sadaka, kulun malını eksiltmez. Bir kimse haksızlığa maruz kalıp da sabred&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15920"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15920/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4375a7189b1a373d22281639ce7eac1c</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15919/</link>
				<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 21:59:27 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">b222262548e891dab386de19f737556a</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15918/</link>
				<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 21:59:11 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">790a108b8322ffd584e51025a686a2d2</guid>
				<title>BüşraKayırKayseri G5.2 profil fotoğrafını değiştirdi</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15906/</link>
				<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 02:25:35 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a49460c774b2f5a118ed30900194cd4a</guid>
				<title>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;

&#x1f33b;Yeni Ay Görüldüğünde Yapılacak Dua

١٢٣٣- عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا رَأَى الْهِلَالَ قَالَ: «اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بالَأمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلاَمَةِ وَالْإِسْلاَمِ، رَبِّي وَرَبُّكَ اللهُ، هِلاَلُ رُشْدٍ وَخَيْرِ» رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ.

1233. Talhâ b. Ubeydullah&#039;tan (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hilâli gördüğü zaman şöyle dua ederdi:
“Allah&#039;ım, bu yeni ayın üzerimize emniyet, iman, selâmet ve islâm ile doğmasını nasip et! Ey hilãl! Benim de, senin de Rabbin Allah’tır. (Allah&#039;ım) bu hilâli bizim için hayırlı ve uğurlu kıl!”
(T3451 Tirmizi, Duâ, 50)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15883/</link>
				<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 21:15:15 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;</p>
<p>&#x1f33b;Yeni Ay Görüldüğünde Yapılacak Dua</p>
<p>١٢٣٣- عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا رَأَى الْهِلَالَ قَالَ: «اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بالَأمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلاَمَةِ وَالْإِسْلاَمِ، رَبِّي وَرَبُّكَ اللهُ، هِلاَلُ رُش&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15883"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15883/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">559e2a7a10b96839f6715e5d13b6907b</guid>
				<title>*&quot;Ben sözlerine dikkat eden bir insan gördükçe, onun diğer amellerinin de iyi olduğunu gördüm.&quot;*

Hz. Yunus b. Ubeyd (r.a.) &#x2665;&#xfe0f;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15872/</link>
				<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 16:39:11 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>*&#8221;Ben sözlerine dikkat eden bir insan gördükçe, onun diğer amellerinin de iyi olduğunu gördüm.&#8221;*</p>
<p>Hz. Yunus b. Ubeyd (r.a.) &#x2665;&#xfe0f;</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">80a7a414504fed27edaa04dd38a49065</guid>
				<title>https://youtube.com/shorts/RSlisBRZkFM?si=uPxIC_z6dLX5HS7n</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15869/</link>
				<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 17:43:10 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="Gel Ya Resulallah ﷺ  Şeyh Muhammed İbrahim Hızır el-Amedi Hz. (k.s) - Vetrahuni Fi&#039;l-Medine" width="422" height="750" src="https://www.youtube.com/embed/RSlisBRZkFM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0915095142dee3bfc70519ae78807286</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15833/</link>
				<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 15:58:26 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">525254175fdb467f30d26c1ea5ad094c</guid>
				<title>Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam buyururlar ki, ALİMLER PEYGAMBERLERİN VARİSLERİDİR. ALİMLER, PEYGAMBERLERİN MİRASÇILARIDIR.
Peygamber dünyasını değiştirdi. Ee koptuk mu? HAYIR. Onun uzantıları olan ALİMLER vardır. VARİS OLAN ALİMLER.
İşte bu alimlere bende olmak, yani öğrenci olmak, yani mürid olmak, onun pervanesi olmak çok çok önemlidir.
Çünkü o sizi Allah&#039;la buluşturur.   Ayet-i kerimede Allah buyurur ki, SALİHLERLE OLUNUZ. Ayettir. Allah&#039;ın salih kullarıyla olunuz. Peki nasıl olacağız?
Ya eserini okuyacağız, ya yolundan gideceğiz, onu tanımış olacağız, sevmiş olacağız salihlerle olmak bu. Kişi sevdiği ile beraberdir buyuruyor ya Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. 
Kulluk bilincini biz kitaplardan kupkur&#039;u okuyarak bir yere kadar geliriz belki ama bize kul olmayı öğreten kul olmayı bize yaşatan sindiren, özümsettiren Peygamber ve peygamberin varisi vardır.
 İşte evliya dediğimiz, veli dediğimiz, pir dediğimiz, mürşid dediğimiz.. 
Bunları gördüğünüz zaman sultanlıktan âlâdır kulluk.
 Çünkü o (mürşid) sizi kulluğa götürür. 
Ve kulluk ne demektir? Kainata sultan olmaktır. Allah&#039;ın halifesi olmaktır. Kulluk bu.
 ALLAH&#039;A KUL olan başka neye baş eğer ki? 
Dünyanın; ulaşılabilecek hayalin yetişebileceği en büyük özgürlük HAKKA KULLUKTUR. Siz O&#039;NA kul olduğunuz zaman artık her şeyin üstündesiniz. Neden korkarsınız? Neden çekinirsiniz? Siz bulacağınızı buldunuz artık..</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15819/</link>
				<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 05:56:10 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam buyururlar ki, ALİMLER PEYGAMBERLERİN VARİSLERİDİR. ALİMLER, PEYGAMBERLERİN MİRASÇILARIDIR.<br />
Peygamber dünyasını değiştirdi. Ee koptuk mu? HAYIR. Onun uzantıları olan ALİMLER vardır. VARİS OLAN ALİMLER.<br />
İşte bu alimlere bende olmak, yani öğrenci olmak, yani mürid olmak, onun pervanesi olma&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15819"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15819/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4494845f4dc6e8726decc5ad89058cb9</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15818/</link>
				<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 04:47:07 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
		
	</channel>
</rss>