<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Katretül Hayat Bayan Sitesi(Nisa Katre) كاتريتول الحياة | G 8-3 نصيبَ زوجة شاجهان | Arkadaşların etkinlikleri</title>
	<link>https://bayan.katrefm.com/kardesler/naseeba/activity/friends/</link>
	<atom:link href="https://bayan.katrefm.com/kardesler/naseeba/activity/friends/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description>G 8-3 نصيبَ زوجة شاجهان arkadaşları için etkinlik beslemesi.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 22:17:38 +0300</lastBuildDate>
	<generator>https://buddypress.org/?v=</generator>
	<language>tr</language>
	<ttl>30</ttl>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
	
						<item>
				<guid isPermaLink="false">161a1003af084bc21364afc66912ecb3</guid>
				<title>&quot;Nimet ve Bela ile imtihan&quot;a dair:
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;
Allah&#039;ın râzı olduğu ve râzı kıldığı buyurdu:

İnsanlar iki kısımdır: Nîmetlendirilenler ve Rabbi Azze ve Celle&#039;nin hükmü ile belâ ile imtihan olunanlar. Nimetlendirilen kişi, nîmetlendirildiği şey konusunda üzüntü ve kötülükten hâlî değildir. Kendisine, malına, âilesine ya da evlâdına isâbet eden türlü belâ, hastalık veya açlık sebebiyle üzülmesi mukadder ise, bu zorluklara muhâtab olur. Sanki hiç nîmetlendirilmemiş gibidir, nîmetleri ve onların tadını unutur. Şâyet o; malı, mülkü, köleleri ve câriyeleri ile düşmanlarından emîn, hiçbir belâya uğramadan mamur bir hâlde zengin olarak kalsaydı, dünyadayken Mevlâsı Azze ve Celle&#039;yi tanıyamayacaktı. Şâyet Mevlâsı; Azze ve Celle&#039;nin:

&#x1f340;&quot;Dilediği şeyleri mutlaka yapan&quot; (Burûc; 16),

tatlılaştıran ve acılaştıran, zenginleştiren ve fakirleştiren, yükselten ve alçaltan, yücelten ve zelîl kılan, dirilten ve öldüren, öne alan ve geciktiren olduğunu bilseydi, nîmetlendirildiği şeylerle tatmîn olmazdı, ona tamah etmezdi. Ve bela hâlinde feraha kavuşacağından ümidini kesmezdi.

İşte bu cehâletinden dolayı onlarla mutmain oldu. O nîmetlerle hüznün bulaşmadığı bir safâyı talep etti. Dünyanın aslının belâ, sorumluluk ve kederlerle dolu sıkıntı yurdu; nîmetlerin de sonradan elde edilen mallar olduğunu unuttu. O sabır ağacı gibidir, başlangıçta meyveleri acıdır, sonuna doğru bal tadındadır. Onun acılığını yutmayan kişi tadına ulaşamaz. Acısına sabretmeyen balına kavuşamaz. Kim ki onun
belâsına sabreder, onun nimetleriyle tatlanır. Ücretle çalışana, alnı terlemeden, cesedi yorulmadan, ruhu gam yükü çekmeden, göğsü daralmadan, kuvveti gitmeden, nefsı aşağılanmadan ve kendi gibi bir mahluka hizmette hevâsı kırılmadan ücreti verilmez. Bütün bu acılıkları yutarsa, güzel ve dâimî yiyecekler, meyveler ve giyecekler, rahat ve mutluluk mükâfatı olur, velev ki azın azı da olsa!

&#x1f340; Dünyanın başlangıcı da kaptaki balın üst tarafı gibi acıdır, acılıkla karışmıştır. Yiyici bu üst yüzeyini yemeden, hâlis olana, kabın asıl bölgesine ulaşamaz. Kul, Rabb Azze ve Celle&#039;nin emirlerini edâ ve nehiylerini terk etmede sabreder, kaderinde cereyân eden şeye teslîm olup O&#039;na havâle eder, bütün bu acıları yutar, yükleri taşır, hevâsına muhâlefet edip murâdını terk ederse, Allah Azze ve Celle ömrünün sonlarında onu tatlı bir hayat, naz, rahat ve izzet ile ödüllendirir. Emme çağındaki çocuğun doyurulması gibi sorumluluklar olmaksızın onu doyurur ve kollar. Dünya ve âhirette bir yükümlülük ve bağlılık altına girmez. Tıpkı balın üst tabakasındaki acılığı tadan kimsenin kabın asıl yenecek kısmına ulaşıp yemesi gibi.

Nîmet içindeki kul da Allah Azze ve Celle&#039;nin tuzağından emîn olmamalı, nîmete tamah etmemeli, onun devâm edeceği düşüncesinden uzaklaşmalı, şükretmeyi unutmamalı, şükrünü terk ederek nîmetin bağını gevşetmemelidir. Nebî Aleyhisselâm şöyle buyurdu:

&#x1f339;&quot;Nîmet vahşîdir, şükürle onu bağlayın!&quot;&#x1f339; 

Mal nîmetinin şükrü: Onu verip arttıranı itirâf etmektir -ki O da Allah Azze ve Celle&#039;dir-. Her hâl ü kârda bu nîmeti &#039;Kendisi&#039;ne hatırlatmak, Azze ve Celle&#039;nin ihsân ve lütfunu görmektir. Nîmetleri sâhiplenmemek, O&#039;nun haddine tecâvüz etmemek, bu husustaki emrini terk etmemek, zekât, kefaret, nezir ve sadaka gibi malların hukûkunu edâ etmek, tasalananın yardımına koşmak, ihtiyaç sâhiplerinin sıkıntılarını gidermeye çalışmak, kötülüklerin yerine iyilikleri koymaktır. Yani; kötülük ve sıkıntı içinde geçen saatleri nîmet ve bolluk içinde geçen saatlere tahvîl etmektir.

&#x1f340; Azâ ve organlardaki sıhhat nîmetinin şükrü ise: İtâate yardım etmesi, haramlardan, kötülüklerden, isyan ve günahlardan uzaklaşmasıdır. Böylece nîmetin göçüp gitmesi engellenmiş olur. Onun ağacı sulanır, dalları ve yaprakları büyür, meyveleri güzelleşir; yenildiğinde tat verir, çiğnendiğinde lezîzdir, ulaşması kolaydır, bedende âfiyet ve bereketle yerini alır, netîcesi rahatlıktır. Onun âzâlardaki bereketinin ortaya çıkması, türlü tâat, yakınlaşmalar ve zikirlerle olur. Bundan sonra âhirette Allah Azze ve Celle&#039;nin rahmetine nâil olan kullarından olur; nebîler, sıddîklar, şehidler ve salihlerle birlikte cennette ebedî olarak kalır, onlar ne güzel dostlardır.&#x2764;&#xfe0f;

&#x1f340; Şâyet böyle yapmaz; dünyanın hazırda olan zînetlerine tamah eder, onun hazlarını tadar, onun serâbının parıltısıyla, çakan şimşeğiyle, günün ilk saatlerınie even sıcak rüzgarıyla, yılanlarının ve akreplerinin derisinin yumuşaklığıyla mutmain olur;
onların derinlerinde saklı olan öldürücü zehirlerden, yakalamak tutmak ve yok etmek gibi avlama tekniklerinden ve tuzaklanndan kör ve gâfil olursa; reddedilmeye; dünyada acilen fakirlik, düşkünlük, zillet ve hakîrlikle; âhirette de cehennem azâbı ile müjdelenmeye hazır olsun.

&#x1f340; Belâ ile imtihan olanlara gelince; bazen işlenen günah ve cürümlerin bir karşılığı ve sonucu olarak belâya düçar olurlar. Bazen günahlarına bir kefaret olmak, onları izale etmek için müptela kılınırlar. Bazen de derecelerinin yükseltilmesi, âlî menzilelere ulaştırılarak: ehl-i hâl ve&#039;l-makamın yüce ilmine tâbi olmalarını temîn için veya mahlukatın ve insanların Rabbi&#039;nden bir koruma ile ehl-i hâl ve&#039;l-makamı da geçen kimseye tâbi kılınmaları için belâlarla imtihan edilirler. Ki onlann Mevlâ&#039;sı: onların yumuşaklık ve nezaket binekleri üzerinde bela meydanlarında gezdirir ve harekât ve sekenâtlarında onların üzerlerinde bakış rüzgarları estirir. Çünkü onların belayla imtihân olunmaları onları telef etmek ve derekelere düşürmek için değildir. Seçilmiş ve tercih edilmiş olmaları sebebiyle onları belâlarla sınamış ve bu belâlarla onları îmân hakikatine çıkarmıştır. Belâlarla saflaştırmış ve onları şirkten, davâdan ve nifâktan ayırmıştır. Ve onlara türlü ilim, sır ve nurlardan bağışlamıştır. Onları seçkinlerin hâlislerinden kılmış, sırrıyla onları emîn eyleyip meclisleriyle râzı etmiştir. Nebî -sallallahu aleyhi vesellem- şöyle buyurdu:

&#x1f339;&quot;Sabreden fakirler kıyâmet günü Rahmân&#039;ın meclisindedirler&quot;.&#x1f339;

Hem dünyada hem âhirette!.. Dünyada kalpleriyle; âhirette cesetleriyle. Çünkü belâlar onların kalplerini, şirkten; mahlukâta bağlı sebeplere, yardımlara ve iradelere dayanmaktan; ayıp ve kusurlardan; heves ve davalarla şekillenmekten temizlemiştir. İtaatlerine karşılık olarak âhirette, Firdevs ve diğer cennetlerde yüksek menzileler ve dereceler beklemekten de arındırmıştır.

&#x1f340;Cezâya mukabil olarak belâ ile imtihan olunmanın alâmeti; belâ anında sabretmemek, umutsuz olmak ve insanlara şikâyet etmektir.

&#x1f340;Günahlara ve hatalara kefaret olmak ve onlanı izâle etmek için ibtilânın alâmeti; sabr-ı cemille şikâyet etmemek, dostlara ve komşulara umutsuzluğunu izhâr etmemek, emirleri edâdan ve itaatten usanmamaktır.

&#x1f340;Rızâ ve muvâfakatin arttırılması için belâ ile imtihan olunmanın alâmeti ise; yerin ve göklerin Rabbi&#039;nin fiiline karsı nefsin güven ve sükûn içinde olması ve saatler ve günler geçmesine rağmen onun ortadan kaldırılmasına kadar o belâda fânî olmaktır.

Kaynak: Abdulkadir Geylani Külliyati - Gelenek Yayınevi</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16242/</link>
				<pubDate>Tue, 12 May 2026 21:30:15 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#8220;Nimet ve Bela ile imtihan&#8221;a dair:<br />
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;<br />
Allah&#8217;ın râzı olduğu ve râzı kıldığı buyurdu:</p>
<p>İnsanlar iki kısımdır: Nîmetlendirilenler ve Rabbi Azze ve Celle&#8217;nin hükmü ile belâ ile imtihan olunanlar. Nimetlendirilen kişi, nîmetlendirildiği şey konusunda üzüntü ve kötülükten hâlî değildir. Kendisine, malına, âilesine ya da evlâdına isâbet eden türlü&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16242"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16242/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0ca620ab1af7b5402c55169e67da6835</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16240/</link>
				<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:08:35 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4226deca09aca0de5b11fdca37450db1</guid>
				<title>İbrâhim bin Ethem, fakirlikten yakınan birini gördü ve ona:

“–Fakirliği bedel ödemeden mi sana verdiler ki, ondan yakınıyorsun?” dedi.

Adam şaşkınlıkla:

 “–A efendi! Fakirliği de mi bedel ödeyerek alırlar?” diye sordu.

İbrâhim bin Ethem Hazretleri şöyle dedi:

“–Evet! Ben fakirliğin değerini görünce onu satın almak için büyük bir memnûniyet ve rızâ ile Belh ülkesini verdim…”</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16230/</link>
				<pubDate>Sat, 09 May 2026 11:59:55 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>İbrâhim bin Ethem, fakirlikten yakınan birini gördü ve ona:</p>
<p>“–Fakirliği bedel ödemeden mi sana verdiler ki, ondan yakınıyorsun?” dedi.</p>
<p>Adam şaşkınlıkla:</p>
<p> “–A efendi! Fakirliği de mi bedel ödeyerek alırlar?” diye sordu.</p>
<p>İbrâhim bin Ethem Hazretleri şöyle dedi:</p>
<p>“–Evet! Ben fakirliğin değerini görünce onu satın almak için büyük bi&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16230"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16230/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8c09e333b643144fb470c9497b407c86</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16225/</link>
				<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:05:17 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">43b616c4bd1569cf98f135bba1c53400</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16221/</link>
				<pubDate>Wed, 06 May 2026 16:40:43 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">747f65c15e6bfa106c7851e0b08ad2c0</guid>
				<title>Talha bin Abdurrahman bin Avf, kendi zamanında Kureyş&#039;in en cömert insanlarından biriydi. Bir gün eşi ona şöyle dedi:

 - &quot;Senin dostların kadar vefasız (kötü niyetli) kimseler görmedim!&quot;

Talha:
- &quot;Nedenmiş o?&quot; diye sordu.

Eşi:
- &quot;Görüyorum ki zengin olduğunda etrafından hiç ayrılmıyorlar, fakirleştiğinde ise seni terk ediyorlar!&quot;
Bunun üzerine Talha ona şöyle cevap verdi:

- &quot;Vallahi bu onların ahlaklarının yüceliğindendir. Kendilerine ikram etmeye gücümüz yettiği zamanlarda bize geliyorlar, onlara karşı hakkıyla ev sahipliği yapmaktan aciz düştüğümüz zamanlarda ise (bize yük olmamak için) bizi yalnız bırakıyorlar.&quot;

İmam Mâverdî bu kıssa üzerine şu yorumu yapmıştır:
&quot;Kendi yüce gönüllülüğüyle bu durumu nasıl yorumladığına bir bak! Öyle ki, onların bu çirkin davranışlarını güzel bir şeye, apaçık vefasızlıklarını ise bir sadakata çevirdi.&quot;

Vallahi bu durum; kalbi temiz tutmanın (selâmet-i sadr) dünyada bir huzur, ahirette ise büyük bir kazanç olduğuna ve cennete girme sebeplerinden biri olduğuna işaret eder:

&quot;Biz onların kalplerindeki her türlü kini söküp attık; onlar artık tahtlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşlerdir.&quot;
(Hicr Suresi, 47. Ayet)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16205/</link>
				<pubDate>Tue, 05 May 2026 18:34:31 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Talha bin Abdurrahman bin Avf, kendi zamanında Kureyş&#8217;in en cömert insanlarından biriydi. Bir gün eşi ona şöyle dedi:</p>
<p> &#8211; &#8220;Senin dostların kadar vefasız (kötü niyetli) kimseler görmedim!&#8221;</p>
<p>Talha:<br />
&#8211; &#8220;Nedenmiş o?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Eşi:<br />
&#8211; &#8220;Görüyorum ki zengin olduğunda etrafından hiç ayrılmıyorlar, fakirleştiğinde ise seni terk ediyorlar!&#8221;<br />
Bunun üzeri&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16205"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16205/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8b7488b86b9b19c8b8f91545a8fe1f4f</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16199/</link>
				<pubDate>Tue, 05 May 2026 16:55:46 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">dd9599581b1df8c4ab18002ec230eab6</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16193/</link>
				<pubDate>Sat, 02 May 2026 19:53:30 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0839c9d7112a7d692f80b89b331223cd</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16192/</link>
				<pubDate>Sat, 02 May 2026 18:11:35 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">05e44e8c75f5ff44cd9411b15866bc4d</guid>
				<title>Düşünmez misin???
Bu muhteşem muhafaza etme yöntemi hayatına uyarı niteliğinde değilmi? Başakların içinde kümelenmiş tanecikler ve etrafında kalkan gibi duran o koruyucu zırh... İnsanın yuvası da buğday başağı gibi değil midir? Kadın ve çocukların koruyucusu olarak Allah kocayı tayin etmiştir. Muhafaza edip dışardan gelebilecek herhangi bir güce karşı koruyan, o evin bütün olmasını sağlayan kocalar; eşlerine birer lutufdur. En ufak muhafazakâr davranışında size batan kılçık gibi görmek yerine, sizi nelerden koruduğunu bir hesaba katın derim. Eşlerinizi kendinize sıkıntı veren, kısıtlayan veyahut her istediğinizi yapmayan   kategorisinden çıkartıp sizin görmediğiniz farkında olmadığınız bir fitneden sizi çekip alan bir statüye koyunuz. Bakın bakalım sonra bahcelerinizde ekinler nasıl boy veriyor, başaklar iri taneli buğdaya dönüşüyor. Hiç bilemezsiniz neslinize yetecek harman kaldıracaksınız. Hanım kardeşlerim!  Allah için sabrı  huy edinin. Sizi koruyan, bekçiliğinizi yapan eşlerinizin sözünden dışarıya çıkmayın. Her ne koşulda olursa olsun; Allah&#039;ın rızasını gaye edinin. Kadın kocasının rızası ile kazançlı çıkacak. Tefekkürü aklımıza, tevekkülü kalbimize, teşekkürü dilimize nakşeylesin mevlam...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16174/</link>
				<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:29:12 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Düşünmez misin???<br />
Bu muhteşem muhafaza etme yöntemi hayatına uyarı niteliğinde değilmi? Başakların içinde kümelenmiş tanecikler ve etrafında kalkan gibi duran o koruyucu zırh&#8230; İnsanın yuvası da buğday başağı gibi değil midir? Kadın ve çocukların koruyucusu olarak Allah kocayı tayin etmiştir. Muhafaza edip dışardan gelebilecek herhangi bir güce&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16174"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16174/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3037/2026/04/35165.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16174"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3037/2026/04/35165.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">53dc6e5085067240f03bac8410805b53</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16170/</link>
				<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:58:32 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">b174a851e329f931ce31c89a971c47fa</guid>
				<title>29.03.2026 
Rusya dersinden 
Efendi Hazretleri 

Vesile duası:

اللَّهُمَّ بِحُرْمَةِ الشَّفِيقِ الرَّفِيقِ، سَيِّدِنَا أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ، لَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا نُطِيقُ، إِنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ الْحَقِيقُ.

Allãhumme bi ĥurmeti’ş-şefīqi’r-refīq,
seyyidina Ebī Bekri’ŝ-Ŝıddīq,
lã tuĥammilna mã lã nuŧīq,
inneke ente’llahu’l-meliku’l-haqqu’l-
Ĥaqīq.

“Allah’ım! Şefkatli ve dost olanın hürmetine, Efendimiz Ebu Bekir Sıddık’ın hürmetine, bize gücümüzün yetmeyeceği yük yükleme. Şüphesiz sen gerçek hükümdar olan, hak ve mutlak gerçeğin sahibisin.”</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16165/</link>
				<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 18:39:06 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>29.03.2026<br />
Rusya dersinden<br />
Efendi Hazretleri </p>
<p>Vesile duası:</p>
<p>اللَّهُمَّ بِحُرْمَةِ الشَّفِيقِ الرَّفِيقِ، سَيِّدِنَا أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ، لَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا نُطِيقُ، إِنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ الْحَقِيقُ.</p>
<p>Allãhumme bi ĥurmeti’ş-şefīqi’r-refīq,<br />
seyyidina Ebī Bekri’ŝ-Ŝıddīq,<br />
lã tuĥammilna mã l&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16165"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16165/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">75bb593e3b9c31a62c6d24ea9976ef8b</guid>
				<title>Kimi Türkiye&#039;nin en uç köşesinden katılır, kimi Dubai&#039;den, kimi Hindistan&#039;dan, kimi de Avrupa&#039;nın bir şehrinden. Ama amaç ve niyet bir olunca, kalplerin birleştirdiği sevgi dünyayı sarabiliyor. Ruhlar her an irtibattadır çünkü. Beraber sevinmek, beraber üzülmek... Ve Allah&#039;ın ipine sımsıkı sarılmak.
Not: Bir ablamız “Cizre&#039;den katılıyorum” dediğinde, “Acaba haritada nerede?” diye baktığımda bu görüntü ortaya çıkmıştı &#x1f979;&#x2764;&#xfe0f;

Bizi bir araya getiren Rabbime şükürler olsun. Efendi Hazretlerinden, ehli beytinden daimen ebeden razı olsun.. Bizi bu çatı altından ayırmasın. O çatı ki, kaynağı Rasulallah&#039;tir &#x1f493;&#x1f339; Sallallahu aleyhi ve sellem</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16163/</link>
				<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:23:27 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Kimi Türkiye&#8217;nin en uç köşesinden katılır, kimi Dubai&#8217;den, kimi Hindistan&#8217;dan, kimi de Avrupa&#8217;nın bir şehrinden. Ama amaç ve niyet bir olunca, kalplerin birleştirdiği sevgi dünyayı sarabiliyor. Ruhlar her an irtibattadır çünkü. Beraber sevinmek, beraber üzülmek&#8230; Ve Allah&#8217;ın ipine sımsıkı sarılmak.<br />
Not: Bir ablamız “Cizre&#8217;den katılıyorum”&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16163"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16163/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/04/1000353484.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16163"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/04/1000353484.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">36df97aafea0da771b188ad8d53ac97f</guid>
				<title>Maşuğun tebessümü aşığın gününü aydınlatır&#x1f90d;&#x1f90d;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16148/</link>
				<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:06:04 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Maşuğun tebessümü aşığın gününü aydınlatır&#x1f90d;&#x1f90d;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3362/2026/04/1000058968.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16148"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3362/2026/04/1000058968.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">84135839f4f9d30555d8a25a0112dc0a</guid>
				<title>Ne büyük nimet Allah&#039;ım.. Teşekkür ederiz Allah&#039;ım.. bu ahir zamanın zindanında ve onca kötülüğün içinde bize bu ışığı lutfettiğin için. Nasip ettiğin için..</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16143/</link>
				<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:36:51 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Ne büyük nimet Allah&#8217;ım.. Teşekkür ederiz Allah&#8217;ım.. bu ahir zamanın zindanında ve onca kötülüğün içinde bize bu ışığı lutfettiğin için. Nasip ettiğin için..</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/04/1000348052.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16143"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/04/1000348052.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4fec6cb00132e67f0dfa262aeb8db844</guid>
				<title>&#x1f339; Kıssadan hisse &#x1f339;

¤ Sakın bir şey oldum zannıyla başkalarına beddua etmeyin. Ki Hazreti Yunus&#039;un kıssasında bizim için güzellikler var, nükteler var. 

¤ Mesela bir insanın ayağı kaydığında istikametten çıkınca ümitsizliğe düşmemeli. Hakk&#039;a yönelişinde de zayıflayıp da gevşememeli. Tam aksine Hakk&#039;ın kapısını sürekli çalmalı. Özellikle daha önce yapmış olduğu salih amelleri hatırlamalı. Allah-u Teala işlerini kontrol ediyor zaten. 

¤ Yani bir kölenin, efendisinin emirlerine nasıl dikkat etmesi gerekiyorsa, bizim de Allahu Teâlâ&#039;nın emirlerine dikkat etmemiz gerektiğine işarettir. Eğer huzurdan uzaklaştırılırsa bu köle ne olursa olsun yine sahibini iyi bilmeli. Onun merhametini bilmeli. Onun sevgisini bilmeli. Sevgiyle yanaştığında Allah-u Teala yine kulunu affedeceğini çok iyi bilmeli.

&#x1f339;Sevenlerin verdiği söz bozulmaz &#x1f339;

¤ Kızgınlık halinde belli olur sevenin sevdiği sevgisi. Kıssada, günahkâr olsalar bile Allah’ın kullarına şefkatli olduğu ve bizim de şefkatli olmamız gerektiği anlatılır. 

¤ Allah-u Teala Hazreti Yunus&#039;un balığın karnından kurtulunca ona falanca çömlekiyçe git dedi. Bu sene yaptığı bütün çömlekleri kırsın dedi. Hazreti Yunus, ya Rabbi dedi, bu adam onları yapmak için uzun bir müddet çalıştı dedi, yoruldu dedi. Şimdi ben nasıl diyeceğim bunu dedi.  Yunus dedi, çömlekçi bir senelik yaptığı ürünü kırmasına veya telef etmesine senin kalbin ağrıyor, acıyor da. Benden ise senin yaratmadığın yüz bin tane kulumu helak etmemi istiyorsun dedi. Sen yaratmış olsaydın onlara acımaz mıydın dedi. 

Anladınız mı ? ? ?

Allah yar ve yardımcınız olsun. Allah&#039;ım ümmeti sıkıntıda. Keremet Allah&#039;ım, Resulullah&#039;ın ümmeti sıkıntıda. 
Elimize bir güç veriver. Onları değiştirici, onarıcı özellikler bize bağışla. 

Amin 

Allah&#039;a emanet olun. 
Selamun Aleyküm ve Rahmetullahi
ve Berekatuhu.
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;
Efendi Hazretleri 
11.2022

(NOTUMDA EKSIKLIKLER VARSA BENDENDIR)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16128/</link>
				<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:55:43 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x1f339; Kıssadan hisse &#x1f339;</p>
<p>¤ Sakın bir şey oldum zannıyla başkalarına beddua etmeyin. Ki Hazreti Yunus&#8217;un kıssasında bizim için güzellikler var, nükteler var. </p>
<p>¤ Mesela bir insanın ayağı kaydığında istikametten çıkınca ümitsizliğe düşmemeli. Hakk&#8217;a yönelişinde de zayıflayıp da gevşememeli. Tam aksine Hakk&#8217;ın kapısını sürekli çalmalı. Özell&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16128"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16128/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">1fb8d37acdb95d171cbf984ac6722147</guid>
				<title>Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in azatlısı Meymune radıyallahu anha: “Ya Rasulallah! Beyt-i Makdis’e gidip gitmeme hakkında bize ne buyurursunuz?’’ dedi. Allah Rasulü: ‘’Gidin ve orada namaz kılın!’’ diye cevap verir. Fakat o zaman orada (Bizans ile Persler arasında) savaş vardı ve bunu dikkate alan Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselam efendilerimiz şöyle buyurdu: ‘’Şayet oraya gidemez ve orada namaz kılmazsanız, oranın kandillerini aydınlatacak yağ gönderin!’’ buyurdu.’’
(Ebu Davud, Salat, 14)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16127/</link>
				<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:38:20 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in azatlısı Meymune radıyallahu anha: “Ya Rasulallah! Beyt-i Makdis’e gidip gitmeme hakkında bize ne buyurursunuz?’’ dedi. Allah Rasulü: ‘’Gidin ve orada namaz kılın!’’ diye cevap verir. Fakat o zaman orada (Bizans ile Persler arasında) savaş vardı ve bunu dikkate alan Hazreti Peygamber aleyhissa&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16127"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16127/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">901ca10e20b37860dee8d3343fa09f31</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16107/</link>
				<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:32:22 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">b38dfb1597bd6c540f07230974800526</guid>
				<title>https://youtu.be/T0vt4_lX3TE?is=QpKqlPlqXMRK9tFz</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16083/</link>
				<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 20:26:55 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="Şeyh Şaravi Ezber Bozdu | İşte Sır Burası!" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/T0vt4_lX3TE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">570ceb1300f51381f5121ff60afa48a8</guid>
				<title>Şeyh Ahmed Gümüşhanevi  buyurur: Bir gün biri Ebu Derdå radıyallahu&#039;ya: 
&quot;Senin evin yandı.&quot; demiştir. O da:

«Hayır, benim evim yanmaz. Çünkü Rasül-ü Ekrem&#039;den şöyle işittim: &quot;Sabah ve akşam:

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ عَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَأَنْتَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ مَا شَاءَ اللَّهُ كَانَ وَمَا لَمْ يَشَأْ لَمْ يَكُنْ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ أَعْلَمُ أَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَأَنَّ اللّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي وَمِنْ شَرِّ كُلِّ دَابَّةٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente aleyke tevekkeltü ve ente rabbül-arşil-azîm. Mâ şâallahu kâne vemâ lem yeşe&#039; lem yekün. Velâ havle velâ quvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm. A&#039;lemü ennallahe alâ külli şey&#039;in kadîr. Ve ennallahe qad ehâta bikülli şey&#039;in ilmen. Allahümme innî eûzü bike min şerri nefsî ve min şerri külli dâbbetin ente âxizun binâsiyetihâ inne rabbî alâ sırâtın müstakîm.&quot;
diyene hiçbir musibet çarpmaz.” buyurmuştur.&quot; Gümüşhanevi hazretleri: &quot;Bununla beraber her kim 451 defa Hasbunallahu ve ni&#039;m-el vekîl&#039;i  
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الوكيل
vird ederse, zâhir ve bâtını umum zararlardan ve şerlilerin şerrinden emin olur.&quot; demiş, bu hususta sahih ve tecrübeli nakillerin olduğunu tasrih etmiştir.

18.03.2026 / Ramazan
Seyyid Bilal hoca

İsmail Çetin/ Edeple Varış Lütufla dönüş</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16078/</link>
				<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 21:16:41 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Şeyh Ahmed Gümüşhanevi  buyurur: Bir gün biri Ebu Derdå radıyallahu&#8217;ya:<br />
&#8220;Senin evin yandı.&#8221; demiştir. O da:</p>
<p>«Hayır, benim evim yanmaz. Çünkü Rasül-ü Ekrem&#8217;den şöyle işittim: &#8220;Sabah ve akşam:</p>
<p>اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ عَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَأَنْتَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ مَا شَاءَ اللَّهُ كَان&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16078"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16078/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">9f8a10d05d2b84aa633fdff68b085a15</guid>
				<title>•Riyazü&#039;l-Cenne&#039;nin bu iki makamı son derece özel ve kıymetlidir.

Mavi daire içindeki o makam, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem&#039;in imamlık yaptığı yerdir. Türkler çok âşık ve edep sahibi kimselerdir; bu yüzden o mübarek makamı mihrabın içine almışlardır ki, bu pâk ve muhterem toprak üzerine kimsenin ayağı değmesin ve insanlar secde ettiklerinde başları, âlemlerin efendisi sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem&#039;in mübarek ayaklarının koyduğu yerden biraz geride kalsın.

Rivayetlerden ve büyüklerden duyduğumuz kadarıyla, yeşil daire içindeki yer ise, ağaçlar arasında en bahtiyar olan Hannâne ağacının dikili olduğu yerdir. Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm o ağaca yaslanarak hutbe irşad buyururlardı.

Hz. Seyyidina Hasan-ı Basrî rahmetullahi aleyh, bu vak&#039;ayı anlatırken şöyle buyururdu: &quot;Ey Allah&#039;ın kulları! Bir ağacın cansız gövdesi, Mustafa&#039;dan (sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılığa dayanamayıp ağlayabiliyorsa, sizlerin Rasûl&#039;ün firakında ağlamaya daha çok hakkınız vardır.&quot;

(Vefâü&#039;l-Vefâ, 1/388-390; Delâilü&#039;n-Nübüvve li&#039;l-Beyhakî, 2/556-561&#039;den naklen)•
-alıntı-</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16067/</link>
				<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 03:07:14 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>•Riyazü&#8217;l-Cenne&#8217;nin bu iki makamı son derece özel ve kıymetlidir.</p>
<p>Mavi daire içindeki o makam, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem&#8217;in imamlık yaptığı yerdir. Türkler çok âşık ve edep sahibi kimselerdir; bu yüzden o mübarek makamı mihrabın içine almışlardır ki, bu pâk ve muhterem toprak üzerine kimsenin ayağı değmesin ve&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16067"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16067/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/03/IMG_3519.jpeg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16067"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3009/2026/03/IMG_3519.jpeg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">837cd27111560bc2b10a4324e3d69b0f</guid>
				<title>&#x1f343;
Sevgili Peygamber Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazreti Aişe annemize Kadir Gecesinde okumasını tavsiye buyurduğu “اللهم إنك عفو كريم تحب العفو فاعف عني” duanın müthiş ontolojisi.. bu güzel yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim.
&#x1f33f;
“Kulun Rabbini tanıyarak söze başlaması, yine kalbde bir marifet penceresi daha açar; lâkin duanın ikinci kısmında dile gelen muhabbet nisbeti, o pencereden içeri dolan ışığın rengini ve sıcaklığını büsbütün değiştirir. Kul, Rabbinin affedici olduğunu zikrettiğinde bir sıfatı ikrar etmiş olur. Fakat affetmeyi sevdiğini söylediğinde, o sıfatın arkasındaki ilâhî iradeye, o iradenin taşıdığı muhabbet sırrına ve rahmetin kendi özündeki coşkunluğa yüzünü döner. Burada afv yalnız bir fiil olarak kalmaz; sevilen bir fiil olarak belirir ve bu sevgi nisbeti, kulun gönlünde bambaşka bir güven zemini inşa eder. Zira kul, kapalı bir kapıya yalvaran biri olmaktan çıkar; rahmetiyle müjdeleyen, affına davet eden, bağışlamayı kendi kereminin muktezası sayan bir Rabbin huzurunda durduğunu fark eder. Bu fark ediş, korkunun dar koridorlarından ümit ve edep ile genişleyen bir avluya geçiş gibidir. Kalb, bu geçişle birlikte nefes alır; sıkışmışlığın yerini edeple karışık bir sükûnet almaya başlar.
Kerem kavramı, bu muhabbet sırrının anlaşılmasında merkezi bir yer tutar. Kerem, yalnız vermek, yalnız bağışlamak, yalnız cezayı düşürmek mânâsına gelmez. Kerem, karşılıksız ikram etmektir; muhtacın liyakatine bakmaksızın, sırf kendi gönül genişliğinden taşan bir ihsan hareketidir. Kerem sahibi, verirken alan kişinin hâlini tartmaz; kendi cömertliğinin tabiatından verir. İlâhî kerem bu mânâsıyla düşünüldüğünde, kulun günahının büyüklüğü ya da küçüklüğü keremi sınırlayan bir ölçü olmaktan çıkar. Kul, günahını ne kadar ağır görürse görsün, Hakkın keremi o ağırlığı aşan bir genişlik taşır. Tıpkı engin bir denizin, içine düşen bir avuç toprağı eritmesi gibi, ilâhî kerem de kulun kusurunu kendi vüsatinde eritir. Kul bu hakikati kalbinde hissettiğinde, günahın altında ezilen omuzları hafifler; çünkü yükünü kendi gücüyle kaldırması beklenmediğini, rahmetin o yükü almaya hazır olduğunu anlar.
Lâkin tam bu noktada insanın iç dünyasında ince bir tuzak belirebilir. Nefs, bazen günahı öylesine büyütür ki kulun gözünde ilâhî rahmet daralmaya, küçülmeye başlar. Kişi kendi kusurunu seyrederken bakışı o kusura saplanır ve rahmetin genişliğini görecek gözü kalmaz. Utanç, edebin ötesine geçerek bir kaçışa dönüşür; kul, Rabbinin huzuruna varamayacağını, affın kendisi için mümkün olmadığını düşünmeye meyleder. Bu hâl, tekrar edelim, ilk bakışta tevazuya benzer, fakat hakikatte rahmeti daraltmaktır. Kulun kendi günahını büyük görmesi bir acziyet ikrarı olabilir; ancak ilâhî rahmetin o günahı kuşatamayacağını varsaymak, farkında olmadan Hakkın keremini sınırlamaktır. Oysa bu duanın ta kendisi, o varsayımı kıran bir şifa taşır. Kul burada şunu işitir: Rabbin affetmeyi sever; yani sen günahınla geldiğinde O seni kapısından kovmaz, bilâkis affetmek Onun muhabbetine uygundur. Bu idrak, yeisten ümide uzanan köprünün ilk taşıdır. Kulun yeisle sıkışan göğsü, bu sözün mânâsını duyduğunda açılır; çünkü talebin muhatabı, affı seven bir Rabdir..”

https://online.kamualem.com/post/hzaiseninvalidemizinmubarekduasiuzerine?commentSort=hot</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16064/</link>
				<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 03:10:41 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x1f343;<br />
Sevgili Peygamber Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazreti Aişe annemize Kadir Gecesinde okumasını tavsiye buyurduğu “اللهم إنك عفو كريم تحب العفو فاعف عني” duanın müthiş ontolojisi.. bu güzel yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim.<br />
&#x1f33f;<br />
“Kulun Rabbini tanıyarak söze başlaması, yine kalbde bir marifet penceresi daha açar; lâkin duanın ikin&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16064"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16064/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">13881e00c6c3c928be718541bf079017</guid>
				<title>Enes bin Malik (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ​&quot;Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hane halkının yanında iftar ettiği zaman şöyle dua ederdi: ​&#039;Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyi kimseler (ebrar) yesin ve melekler üzerinize rahmet dilesin.&#039;&quot;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16050/</link>
				<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 18:24:31 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Enes bin Malik (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ​&#8221;Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hane halkının yanında iftar ettiği zaman şöyle dua ederdi: ​&#8217;Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyi kimseler (ebrar) yesin ve melekler üzerinize rahmet dilesin.'&#8221;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/bp-api/members/2984/2026/03/IMG-20260307-WA0003.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16050"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/bp-api/members/2984/2026/03/IMG-20260307-WA0003.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">71cf92060afe78460dfbd63d94d8cc0c</guid>
				<title>Ibn Acibe r.a. bir ayetin tefsirinde diyor ki:  

Büyüklere, kamil insanlara karşı edep dışı davranmak, onlara eziyet etmek, insanoğlu için huzurundan kovulmaya nedendir, illa ki sıkıntı yaşar, zillet ve alçalmaların da sebebini getirir. Büyük zatlara karşı güzel edep, tazim ve hürmetle muamele ise bütün manevi yakınlığın,  seçilip sevilmenin, izzetin ve ilahi yardımla zafere ulaşmanın sebebidir.

Sofiler derler ki: 
Amelin bir ekmeğin içindeki tuz gibi az olsa da edebin un gibi çok olsun. 
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;
Efendi Hazretleri 
28.04.2022</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16019/</link>
				<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:25:41 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Ibn Acibe r.a. bir ayetin tefsirinde diyor ki:  </p>
<p>Büyüklere, kamil insanlara karşı edep dışı davranmak, onlara eziyet etmek, insanoğlu için huzurundan kovulmaya nedendir, illa ki sıkıntı yaşar, zillet ve alçalmaların da sebebini getirir. Büyük zatlara karşı güzel edep, tazim ve hürmetle muamele ise bütün manevi yakınlığın,  seçilip s&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16019"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16019/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">45548a914bb5495a06741ec8b0e349f0</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16010/</link>
				<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 02:56:22 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">e6e618a3de407f26ea91165a4763d1c9</guid>
				<title>Dolap niçin inilersin 
Derdim vardır inilerim 
Ben Mevla&#039;ya aşık oldum 
Anın için inilerim

Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap 
Böyle emreylemiş Çalap 
Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular 
Kolum kanadım yoldular 
Dolaba layık gördüler 
Derdim vardır inilerim

Ben bir dağın ağacıyım 
Ne tatlıyım ne acıyım 
Ben Mevlâ&#039;ya duacıyım 
Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim 
Bozuldu türlü düzenim 
Ben bir usanmaz ozanım 
Derdim vardır inilerim

Şol dülgerler beni yondu 
Her azam yerine kondu 
Bu iniltim Hak&#039;tan geldi 
Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim 
Dönüp yükseğe dökerim 
Görün ben neler çekerim 
Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez 
Kişi muradına ermez 
Bu fanide kimse kalmaz 
Derdim vardır inilerim</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16008/</link>
				<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 22:05:27 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Dolap niçin inilersin<br />
Derdim vardır inilerim<br />
Ben Mevla&#8217;ya aşık oldum<br />
Anın için inilerim</p>
<p>Benim adım dertli dolap<br />
Suyum akar yalap yalap<br />
Böyle emreylemiş Çalap<br />
Derdim vardır inilerim</p>
<p>Beni bir dağda buldular<br />
Kolum kanadım yoldular<br />
Dolaba layık gördüler<br />
Derdim vardır inilerim</p>
<p>Ben bir dağın ağacıyım<br />
Ne tatlıyım ne acıyım&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16008"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16008/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/03/1000332815.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16008"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/03/1000332815.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">38c3d1b42c638c0b0a97d09638038129</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15972/</link>
				<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 03:03:32 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0f76fcb9c4c688ef063545f491fcfc49</guid>
				<title>Bütün insanlar ölüdür alimler müstesna, 
Bütün alimler de uykudadır ilmiyle amil olanlar müstesna,
İlmiyle amel edenlerin de aldanma ihtimali vardır ancak ihlaslilar bundan müstesnadır.
Ihlasli olanlar da dünyada her an büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar. 
Zünnûn el-Mısrî</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15955/</link>
				<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 21:34:18 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bütün insanlar ölüdür alimler müstesna,<br />
Bütün alimler de uykudadır ilmiyle amil olanlar müstesna,<br />
İlmiyle amel edenlerin de aldanma ihtimali vardır ancak ihlaslilar bundan müstesnadır.<br />
Ihlasli olanlar da dünyada her an büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.<br />
Zünnûn el-Mısrî</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">80f59b170d00216cde976bc2f5d6182a</guid>
				<title>Mukabeleden ayetler..

وَسَارِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَغْفِرَةٍۢ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ
“Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer kadar olup takvâ sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete birbirinizle yarışırcasına koşun.” Âli İmran 133.

Şu hâdise, sahâbe-i kirâmin cennete koşuşuna güzel bir misal teşkil eder:
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Bedir’de ashabını cihâda teşvik etmiş ve onlara cenneti hatırlatmıştı. Düşman iyice yaklaşınca da:
&quot;-Haydi, genişliği göklerle yer kadar olan cennet için kalkın!&quot; buyurmuştu.
Bunun üzerine Hazreti Umeyr bin Humâm (r.a.) atılarak:
&quot;-Ey Allah&#039;ın Rasûlü! «Genişliği göklerle yer kadar olan cennet» mi buyurdunuz?&quot; dedi. Allah Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-:
&quot;-Evet&quot; cevabını verdi. Umeyr:
&quot;-Ne iyi, ne âlâ!&quot; dedi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:
&quot;-Niçin öyle dedin?&quot; diye sorunca:
&quot;-Hayır vAllahi yâ Resûlullah başka bir şey için değili, sadece cennet ehlinden olmak için böyle söyledim&quot; dedi. Allah Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona:
&#039;-Sen cennet ehlindensin!&quot; müjdesini verdi. 
Umeyr cihâda kuvvetli girmek için torbasından birkaç hurma çıkarıp yemeye başladı. Buna daha fazla sabredemeyerek:
&quot;-Bu hurmaları yiyinceye kadar yaşayacak olursam, gerçekten bu uzun bir hayat olacaktır. Onlar bitinceye kadar burada oturursam dünyaya karşı fazla hırs göstermiş olurum&quot; dedi ve elindeki hurmaları fırlatarak kılıcını çekip düşmanla savaştı ve sonunda şehid düştü. (Bk. Buhari, Megâzi 17; Müslim, Imâret 145; Muvatta&#039;, Cihâd 42)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15940/</link>
				<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 02:57:11 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Mukabeleden ayetler..</p>
<p>وَسَارِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَغْفِرَةٍۢ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا ٱلسَّمَـٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ<br />
“Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer kadar olup takvâ sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete birbirinizle yarışırcasına koşun.” Âli İmran 133.</p>
<p>Şu hâdise, sahâbe-i kirâmin cennete koşuş&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15940"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15940/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ea9ec7e5337d0b298200a39dca2be987</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15935/</link>
				<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 02:41:09 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">fcd45d7005e49ec68b0b5db946ce92ec</guid>
				<title>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;

559. Ebû Kebşe Amr b. Sa’d el-Enmârî’nin (ra)
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den şöyle dediğini işittiği nakledilmiştir:

“Üç şey vardır ki, ben onlar hakkında yemin ederek size bir şeyler söyleyeceğim, onları hatırınızda tutun. Sadaka, kulun malını eksiltmez. Bir kimse haksızlığa maruz kalıp da sabrederse, Allah, onun şerefini arttırır. Dilencilik kapısını açan kimseye Allah fakirlik kapısını açar
(Ravi “Yahut buna benzer bir ifade kullandı.” diyor).

Bir söz daha söyleyeceğim, onu da hatırınızda tutun:
Dünyada dört çeşit insan vardır:
1. Bir adam vardır ki, Allah ona mal ve ilim verir. O da Allah korkusuyla hareket eder, hısım akrabasını görüp gözetir ve bunda Allah’ın hakkı olduğunu da bilir. İşte bu kimse en yüksek mertebededir.
2. Diğerine, Allah ilim verir, fakat mal vermez. Fakat o samimi olarak, “Eğer
malım olsaydı filanca gibi yapardım.” der. O da niyetinin karşılığını alır. İkisinin mükâfatı eşittir.
3. Bir diğeri de vardır ki, Allah kendisine mal verir, fakat ilim vermez. Bu kimse malı rastgele sağa sola harcar, onu harcarken Allah’tan sakınmaz, akrabasını gözetmez ve o malda Allah’ın hakkı olduğunu bilmez. İşte bu adam en kötü mertebededir.
4. Sonuncu kişiye ise Allah, mal da ilim de vermez. O kişi “Malım olsaydı,
filanca (üçüncü gruptaki) gibi yapardım” derse, niyeti sebebiyle günaha girer. Her ikisinin günahı da eşittir.”

(T2325 Tirmizî, Zühd, 17)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15920/</link>
				<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 00:32:06 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;</p>
<p>559. Ebû Kebşe Amr b. Sa’d el-Enmârî’nin (ra)<br />
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den şöyle dediğini işittiği nakledilmiştir:</p>
<p>“Üç şey vardır ki, ben onlar hakkında yemin ederek size bir şeyler söyleyeceğim, onları hatırınızda tutun. Sadaka, kulun malını eksiltmez. Bir kimse haksızlığa maruz kalıp da sabred&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15920"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15920/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4375a7189b1a373d22281639ce7eac1c</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15919/</link>
				<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 21:59:27 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">b222262548e891dab386de19f737556a</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15918/</link>
				<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 21:59:11 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a49460c774b2f5a118ed30900194cd4a</guid>
				<title>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;

&#x1f33b;Yeni Ay Görüldüğünde Yapılacak Dua

١٢٣٣- عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا رَأَى الْهِلَالَ قَالَ: «اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بالَأمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلاَمَةِ وَالْإِسْلاَمِ، رَبِّي وَرَبُّكَ اللهُ، هِلاَلُ رُشْدٍ وَخَيْرِ» رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ.

1233. Talhâ b. Ubeydullah&#039;tan (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hilâli gördüğü zaman şöyle dua ederdi:
“Allah&#039;ım, bu yeni ayın üzerimize emniyet, iman, selâmet ve islâm ile doğmasını nasip et! Ey hilãl! Benim de, senin de Rabbin Allah’tır. (Allah&#039;ım) bu hilâli bizim için hayırlı ve uğurlu kıl!”
(T3451 Tirmizi, Duâ, 50)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15883/</link>
				<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 21:15:15 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Riyaz’üs Salihîn’den hadisler&#x1f319;</p>
<p>&#x1f33b;Yeni Ay Görüldüğünde Yapılacak Dua</p>
<p>١٢٣٣- عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا رَأَى الْهِلَالَ قَالَ: «اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بالَأمْنِ وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلاَمَةِ وَالْإِسْلاَمِ، رَبِّي وَرَبُّكَ اللهُ، هِلاَلُ رُش&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15883"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15883/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">559e2a7a10b96839f6715e5d13b6907b</guid>
				<title>*&quot;Ben sözlerine dikkat eden bir insan gördükçe, onun diğer amellerinin de iyi olduğunu gördüm.&quot;*

Hz. Yunus b. Ubeyd (r.a.) &#x2665;&#xfe0f;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15872/</link>
				<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 16:39:11 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>*&#8221;Ben sözlerine dikkat eden bir insan gördükçe, onun diğer amellerinin de iyi olduğunu gördüm.&#8221;*</p>
<p>Hz. Yunus b. Ubeyd (r.a.) &#x2665;&#xfe0f;</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">80a7a414504fed27edaa04dd38a49065</guid>
				<title>https://youtube.com/shorts/RSlisBRZkFM?si=uPxIC_z6dLX5HS7n</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15869/</link>
				<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 17:43:10 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="Gel Ya Resulallah ﷺ  Şeyh Muhammed İbrahim Hızır el-Amedi Hz. (k.s) - Vetrahuni Fi&#039;l-Medine" width="422" height="750" src="https://www.youtube.com/embed/RSlisBRZkFM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0915095142dee3bfc70519ae78807286</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15833/</link>
				<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 15:58:26 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">525254175fdb467f30d26c1ea5ad094c</guid>
				<title>Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam buyururlar ki, ALİMLER PEYGAMBERLERİN VARİSLERİDİR. ALİMLER, PEYGAMBERLERİN MİRASÇILARIDIR.
Peygamber dünyasını değiştirdi. Ee koptuk mu? HAYIR. Onun uzantıları olan ALİMLER vardır. VARİS OLAN ALİMLER.
İşte bu alimlere bende olmak, yani öğrenci olmak, yani mürid olmak, onun pervanesi olmak çok çok önemlidir.
Çünkü o sizi Allah&#039;la buluşturur.   Ayet-i kerimede Allah buyurur ki, SALİHLERLE OLUNUZ. Ayettir. Allah&#039;ın salih kullarıyla olunuz. Peki nasıl olacağız?
Ya eserini okuyacağız, ya yolundan gideceğiz, onu tanımış olacağız, sevmiş olacağız salihlerle olmak bu. Kişi sevdiği ile beraberdir buyuruyor ya Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. 
Kulluk bilincini biz kitaplardan kupkur&#039;u okuyarak bir yere kadar geliriz belki ama bize kul olmayı öğreten kul olmayı bize yaşatan sindiren, özümsettiren Peygamber ve peygamberin varisi vardır.
 İşte evliya dediğimiz, veli dediğimiz, pir dediğimiz, mürşid dediğimiz.. 
Bunları gördüğünüz zaman sultanlıktan âlâdır kulluk.
 Çünkü o (mürşid) sizi kulluğa götürür. 
Ve kulluk ne demektir? Kainata sultan olmaktır. Allah&#039;ın halifesi olmaktır. Kulluk bu.
 ALLAH&#039;A KUL olan başka neye baş eğer ki? 
Dünyanın; ulaşılabilecek hayalin yetişebileceği en büyük özgürlük HAKKA KULLUKTUR. Siz O&#039;NA kul olduğunuz zaman artık her şeyin üstündesiniz. Neden korkarsınız? Neden çekinirsiniz? Siz bulacağınızı buldunuz artık..</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15819/</link>
				<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 05:56:10 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam buyururlar ki, ALİMLER PEYGAMBERLERİN VARİSLERİDİR. ALİMLER, PEYGAMBERLERİN MİRASÇILARIDIR.<br />
Peygamber dünyasını değiştirdi. Ee koptuk mu? HAYIR. Onun uzantıları olan ALİMLER vardır. VARİS OLAN ALİMLER.<br />
İşte bu alimlere bende olmak, yani öğrenci olmak, yani mürid olmak, onun pervanesi olma&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15819"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15819/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4494845f4dc6e8726decc5ad89058cb9</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15818/</link>
				<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 04:47:07 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8aeec3282091c7d3d238c908f5e84c11</guid>
				<title>&#x1f447;&#x1f447;&#x1f447; 
اللهم صلِّ على سيدنا محمد وعلى آل سيدنا محمد  
اللهم أغنِني بالعلم
وزيِّنِّي بالحِلم
وأكرمني بالتقوى
وجمِّلني بالعافية
اللهم إني أتخذ عندك عهداً
لن تُخلفه
فإنما أنا بشر
فأيما مؤمنٍ آذيته
أو شتمته
أو جلدته
أو لعنته
فاجعلها له صلاةً وزكاةً وقُربةً تُقرِّبه بها إليك &#x1f33f;
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed
Allahumme eğnini bil îlmi
Ve zeyyinni bil hilmi
Ve ekrimni bittaqva
Ve cemmilni bil âfiyeh Allahumme inni ettexizu
Indeke axden
Lem tuxlifenihi
Fe innema ene beşerun
Fe eyyema muminin âzeytuhu
Ev şetemtuhu
Ev celettuhu ev leântuhu
Fecâlha lehu salaten ve zekaten ve qurbeten tuqarribuhu biha ileyk
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;
Kişinin hayatında mutlaka hataları vardır. Bu hataları Allah’a itiraf eder; hatasından dönmek için Allahu Teâlâ kendi haklarını bağışlar. Ama kul haklarını bağışlamaz. Hepsi kıyamet günü sorulacaktır.
Bu duanın içerisinde de Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, kişinin bir beşer olduğunu ve yanılabileceğini ifade ediyor. “Ben herhangi bir mümine eziyet ettiysem Allah’ım, ona karşı yanlış söz kullanmışsam Allah’ım, ya da bedenine bir zarar vermişsem Allah’ım,” diyor. “Ben bu yaptığım hatalardan dolayı, yaptıklarımın hepsinin ona bir salavat, bir dua ve bir rahmet olmasını talep ediyorum; kendisine karşı yaptığım hataların ona hayır olarak dönmesini istiyorum.”
Aynı zamanda, “Onu temizlik (arınma) vesilesi kıl Allah’ım ve onu Sana yaklaştırıcı eyle,” diyorsun. Hata ettiğin kişiye karşı, hatalarının ona sevap olmasına çalışıyorsun.
Baş tarafında ise, “Beni ilimle zengin et,” diye başlıyor Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm. “Hilimle süsle, takvayı bana ikram eyle ve afiyetle güzelleştir,” diye dua ediyor. Dört şeyi kişi kendisi için istiyor. Sonrasında da, “Ben Seninle ahitleştim Allah’ım,” diyorsun.

&#x1f339; Efendi Hazretleri &#x1f339;
Tatar dersinden güzel bir dua
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15807/</link>
				<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 23:27:25 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x1f447;&#x1f447;&#x1f447;<br />
اللهم صلِّ على سيدنا محمد وعلى آل سيدنا محمد<br />
اللهم أغنِني بالعلم<br />
وزيِّنِّي بالحِلم<br />
وأكرمني بالتقوى<br />
وجمِّلني بالعافية<br />
اللهم إني أتخذ عندك عهداً<br />
لن تُخلفه<br />
فإنما أنا بشر<br />
فأيما مؤمنٍ آذيته<br />
أو شتمته<br />
أو جلدته<br />
أو لعنته<br />
فاجعلها له صلاةً وزكاةً وقُربةً تُقرِّبه بها إليك &#x1f33f;<br />
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala al&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15807"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15807/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ec1239caf72e5eb91af509cbfb665bdc</guid>
				<title>&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;
“Kırk Günlük Zikir, Bir Ömürlük Hakikat”
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;

Kemal ile Mahmud adında iki çoban vardı. Bir gün sultanın sarayına gittiler; sultanın koyunlarını güdüyorlardı. Sarayın bahçesinde çok güzel bir kız gördüler. Mahmud bu kıza ilgi duydu ve “Ben bu kızı istiyorum” dedi. Kemal ise onu uyardı:
“Bu, kralın kızıdır. Ona yaklaşırsan başını koparırlar.”

Saraydan ayrıldılar. Kemal, Mahmud’a şöyle dedi:
“Şeyh Yusuf adında bir şeyh biliyorum. Büyük bir mürşittir. Şeyhe guttiler. Şeyh Yusuf: Bu iş kolaydır. Şu dağın tepesindeki mağaraya git, kırk gün orada kal. Allah’ı zikret ve kimseyle konuşma.” dedi.

Kemal, Mahmud’u her gün ziyaret ediyordu. On gün sonra insanlar mağaraya gitmeye başlamıştı. “Büyük bir zat var” diyerek ziyaret ediyorlardı. Yirmi gün sonra gidenlerin sayısı daha da arttı. “Sanki mağara bile değişmiş” diyorlardı. Mahmud kimseyle konuşmuyordu. Onu ziyaret edenlerin sıkıntıları gidiyor, duaları kabul oluyordu.

Otuz–otuz beş gün sonra Mahmud’un şöhreti şehirde iyice yayılmıştı. “Mağaradaki derviş” diye anılıyordu. Hatta başka beldelerden bile insanlar geliyordu. Bu durum sultanın kulağına kadar ulaştı.
“Kim onu ziyaret ederse derdi gidiyor, hastaysa iyileşiyor” dediler. Sultan onunla tanışmak istedi:
“Bu genci nasıl sarayımıza getiririz, bizimle otursun?” diye sordu.
Vezirler, “Dervişler saray ehli değildir” dediler. Bunun üzerine, “Şeyh Yusuf’a soralım” denildi. İki gün sonra durumu Şeyh Yusuf’a anlattılar. Şeyh,
“Zordur,” dedi. “Onlar dünyayı sevmez, sarayları sevmez.”
Sonra ekledi:
“Ama Peygamber Efendimizin sünneti olduğu için, ‘Seni kızımla evlendireyim’ derseniz kabul edebilir.”
Bunu büyük bir şeref saydılar. Şeyh Yusuf’u da yanlarına alarak mağaraya doğru yola çıktılar. Üç gün sonra Kemal baktı ki askerler, vezirler, sultan ve Şeyh Yusuf birlikte mağaraya geliyorlar. O da onlara katıldı.
Sultan mağaraya girdi, dervişe döndü:
“Ey derviş, beldemize hoş geldin,” dedi.
Mahmud ise “Allah Allah” diyerek zikrine devam etti. Sultan yaklaştı:
“Efendim, sizin varlığınızdan çok memnun olduk. Size yakın olmak istiyoruz. Kızımı seninle evlendirmek isterim. Kabul eder misin?”
Mahmud başını kaldırdı ve hayır anlamında başını salladı. Zikrine devam etti. Kemal ona bakarak,
“Bu benim arkadaşım, ben onu ikna ederim,” dedi. Mahmud’un kulağına eğilip fısıldadı:
“Önündeki kişinin sultan olduğunu biliyor musun? Onun kızıyla evlenmek istemiyor musun? Halvet artık bitti.”
Mahmud tebessüm etti ve dedi ki:
“Ey Kemal… Kırk gün bir kız için ‘Allah’ dedim. Allah da sultanı ayağıma getirdi. Eğer kırk gün Allah rızası için ‘Allah’ deseydim ne olurdu, görüyor musun?”

01.02.2026
Efendi Hazretlerinin Tatar dersinden</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15793/</link>
				<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 19:19:08 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;<br />
“Kırk Günlük Zikir, Bir Ömürlük Hakikat”<br />
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;</p>
<p>Kemal ile Mahmud adında iki çoban vardı. Bir gün sultanın sarayına gittiler; sultanın koyunlarını güdüyorlardı. Sarayın bahçesinde çok güzel bir kız gördüler. Mahmud bu kıza ilgi duydu ve “Ben bu kızı istiyorum” dedi. Kemal ise onu uyardı:<br />
“Bu, kralın kızıdır. Ona yaklaşırsan başını koparır&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15793"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15793/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/02/1000313884.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-15793"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/02/1000313884.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">c1e0ddfb219c3ac895f5a98ac3677a26</guid>
				<title>30.01.2026 
Bedir meydanına ve Bedir şehitlerine ziyaret 
Onlar ümmetin en şereflileri idi. Ayette geçen sülletun minel evvelin (öncekilerin üçte biri) müfessirlere göre 313 Bedir ahsabıdır. Ve galilun minel ahirin (sonrakilerin azınlığı) ise Mehdi Aleyhisselam’ın askerleridir onlar da 313 kişi olacaklardır. Ümmeti bir hilal gibi düşünürsen ve ortasındaki yıldız efendimiz Aleyhisselam’dır. Türk bayrağındaki gibi düşünebilirsiniz. Hilalin iki ucu bir Bedir ashabı diğeri Mehdi as ashabı Efendimiz Aleyhisselam’a en yakın en şerefli olanlardır.  

Bu gece Bedir(dolunay) gecesiydi Bedir gecesinde Bedir’i ziyaret etmek nasip oldu elhamdülillah. Hadisi şerifte geçen kel kameri leyletel bedri alel kevakibi ifadesini gökyüzüne bakınca daha iyi anladım elhamdülillah. Mekke’de Ay çok güzeldi fakat hiç yıldız göremedik sema Kabe’nin örtüsü gibi simsiyahtı sadece Ay’ın nuru parlıyordu. Yolda da dikkat ettim ama hiç yıldız göremedim. Ne zaman ki Bedir meydanına geldik semada yıldızları gördük elhamdülillah. Efendimiz Aleyhisselam buyurdu: Ashabım gökteki yıldızlar gibidir hangisine tutunursanız kurtulursunuz. Ashabı Bedir de en büyük himmet edicilerdendir onların isimleri ile tevessül edildiğinde dualar kabul olur. Rabbim şefaatlerine nail eylesin.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15783/</link>
				<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 18:16:20 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>30.01.2026<br />
Bedir meydanına ve Bedir şehitlerine ziyaret<br />
Onlar ümmetin en şereflileri idi. Ayette geçen sülletun minel evvelin (öncekilerin üçte biri) müfessirlere göre 313 Bedir ahsabıdır. Ve galilun minel ahirin (sonrakilerin azınlığı) ise Mehdi Aleyhisselam’ın askerleridir onlar da 313 kişi olacaklardır. Ümmeti bir hilal gibi düşünürsen&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15783"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15783/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<div class="youzify-post-3imgs">

									<a class="youzify-post-img1" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4560-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-15783">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4560-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img2" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4562-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-15783">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4562-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img3" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4581-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-15783">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4581-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

				
			</div>

		</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">cec001f1d1ac0dfe759ce31f26f17d9e</guid>
				<title>G.28-BMelinay profil fotoğrafını değiştirdi</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15779/</link>
				<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 19:10:50 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">447b211460df63ffb61fa26235cbc05f</guid>
				<title>إِذَا اكْتَنَزَ النَّاسُ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ فَاكْتَنِزْ هَؤُلَاءِ الْكَلِمَاتِ: 
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الأَمْرِ،
وَالْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ،
وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ،
وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ،
وَأَسْأَلُكَ قَلْبًا سَلِيمًا،
وَلِسَانًا صَادِقًا،
وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ،
وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ،
وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا تَعْلَمُ،
إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ

İnsanlar altın ve gümüşü hazine yaptıklarında, sen şu sözleri hazine edin:
Allah’ım, senden işlerde sebat etmeyi,
doğru yolda kararlılığı,
nimetlerine şükretmeyi,
sana güzelce kulluk etmeyi istiyorum.
Senden selim bir kalp,
doğru sözlü bir dil istiyorum.
Bildiğin her hayrı senden isterim,
bildiğin her şerden sana sığınırım.
Bildiğin hatalarım için senden bağışlanma dilerim.
Şüphesiz sen gaybı en iyi bilensin.

(Seyyid Bilal hocanın dersinden alınmıştır) 
17.01.2026</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15766/</link>
				<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 13:41:15 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>إِذَا اكْتَنَزَ النَّاسُ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ فَاكْتَنِزْ هَؤُلَاءِ الْكَلِمَاتِ:<br />
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الأَمْرِ،<br />
وَالْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ،<br />
وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ،<br />
وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ،<br />
وَأَسْأَلُكَ قَلْبًا سَلِيمًا،<br />
وَلِسَانًا صَادِقًا،<br />
وَأَسْأَلُكَ مِنْ خ&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15766"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15766/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0b090b925d3a01e6daf096e5644447ff</guid>
				<title>&#x1f33f;Mağaradaki Zaman&#x1f33f;

Vaktiyle, Allah’a inanmış, meraklı ve iyi niyetli bir adam varmış. Bir gün yolculuk yaparken dağlık bir bölgede dolaşırken, dikkatini çeken bir mağara görmüş. İçine girip biraz dinlenmek istemiş.

Mağaranın içine doğru birkaç adım attığında, hiç beklemediği bir şey olmuş. Mağaranın duvarında sanki gizli bir geçit açılmış. O anda karşısına yaşlı, nur yüzlü bir adam çıkmış (bir rivayete göre Hızır a.s.). Bu adam ona korkmamasını söylemiş ve içeri buyur etmiş.
Adam, yaşlı kişinin peşinden yürümüş. Birkaç adım sonra kendini bambaşka bir yerde bulmuş. Burası dünyadaki hiçbir yere benzemiyormuş. Bahçeler, akan sular, tertemiz hava… İnsanların yüzlerinde huzur varmış. Kimse acele etmiyor, kimse gergin görünmüyormuş.

Oradaki insanlar adamı misafir etmişler. Sofralar kurulmuş, çok lezzetli yemekler ikram edilmiş. Yedikleri ne mideyi ağırlaştırıyor ne de insana rahatsızlık veriyormuş. Vakit gelince hep birlikte namaz kılmışlar. Adam, o ana kadar hiç bu kadar huşû ile namaz kıldığını hatırlamıyormuş.

Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiş. Orada bir hayli vakit kalmış gibi hissetmiş. Sohbet etmiş, dinlenmiş, kalbi tarifsiz bir huzurla dolmuş. Sonra büyük bir yorgunluk çökmüş ve ona bir yer göstermişler. Adam orada uykuya dalmış.

Uyandığında yaşlı adam tekrar gelmiş. Ona artık gitme vaktinin geldiğini söylemiş. Adam içinden “Ne çabuk geçti, daha yeni gelmiştim” diye geçirmiş ama yine de onunla birlikte geri yürümüş.
Mağaranın ağzına çıktığında, dışarıda bıraktığı eşyaların hiç yerinden oynamadığını fark etmiş. Güneş neredeyse aynı yerde duruyormuş. Hemen vakti kontrol etmiş. Gördüğü şeye inanamamış…
Mağaraya girdiğinden beri sadece on dakika kadar geçmişti.

Oysa içeride saatler, belki günler geçirmiş gibi hissetmişti. Yemek yemiş, namaz kılmış, uyumuştu.
Adam o an anlamış ki, zaman her yerde aynı akmaz. Allah dilerse az zamanı çok, çok zamanı az yapardı. Kalbi titreyerek oradan ayrılmış. O günden sonra dünyaya bakışı değişmiş. Dünyanın geçici, asıl yurdun ise bambaşka bir âlem olduğunu hiç unutmamış.
&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;

Büyüklerin duasını anımsatan kıssa; &quot;Allah&#039;ım zaman içinde zaman nasip eyle ve zamanımızı bereketlendir...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15757/</link>
				<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 22:55:53 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x1f33f;Mağaradaki Zaman&#x1f33f;</p>
<p>Vaktiyle, Allah’a inanmış, meraklı ve iyi niyetli bir adam varmış. Bir gün yolculuk yaparken dağlık bir bölgede dolaşırken, dikkatini çeken bir mağara görmüş. İçine girip biraz dinlenmek istemiş.</p>
<p>Mağaranın içine doğru birkaç adım attığında, hiç beklemediği bir şey olmuş. Mağaranın duvarında sanki gizli bir geçit açıl&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15757"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15757/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">c18fb80bb5b2de23123a4476d00ba2b0</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15752/</link>
				<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 15:59:20 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">20e9a34d6e2adb803809a80a2495971e</guid>
				<title>Ebû Mûsâ (radıyallâhu anh) şöyle dedi:
Resûlullah ﷺ bana hitâben:
-&quot;Cennet hazinelerinden bir hazineyi sana göstereyim mi?&quot; buyurdu. 
Ben de:
-Evet, buyur Yâ Resûlallah, bildir, dedim. 
Şöyle buyurdu:
-&quot;Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh: Günahtan kaçacak her türlü güç, ibadet edecek her türlü kuvvet ancak Allah&#039;ın yardımıyla kazanılabilir.&quot;

(Buhâri; Megâzi 38, Daavât 50, Kader 7, Tevhid 9)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15751/</link>
				<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 14:38:31 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Ebû Mûsâ (radıyallâhu anh) şöyle dedi:<br />
Resûlullah ﷺ bana hitâben:<br />
-&#8220;Cennet hazinelerinden bir hazineyi sana göstereyim mi?&#8221; buyurdu.<br />
Ben de:<br />
-Evet, buyur Yâ Resûlallah, bildir, dedim.<br />
Şöyle buyurdu:<br />
-&#8220;Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh: Günahtan kaçacak her türlü güç, ibadet edecek her türlü kuvvet ancak Allah&#8217;ın yardımıyla kazanılabilir.&#8221;&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15751"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15751/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">16e87135987e2d460d264e3300f7d5a6</guid>
				<title>Bir gün Medine Mescidi’nde bir fakir içeri girip yardım istedi. O sırada Müslümanların çoğu namazdaydı ve kimse cevap vermedi. Hazreti Ali كرم الله وجهه o esnada rukûdaydı. Elini arkasına doğru uzatarak parmağındaki yüzüğü işaret etti. Fakir gelip yüzüğü onun parmağından çekip aldı. Hazreti Ali كرم الله وجهه bu haldeyken sadakasını vermiş oldu.

​Bu vakıa üzerine Allah Teâlâ şu ayet-i kerimeyi indirdi: &quot;Sizin veliniz ancak Allah&#039;tır, O&#039;nun Resulüdür ve rükû halindeyken zekât veren müminlerdir.&quot; (Mâide Suresi, 55) 

Bu olay, Hazreti Ali’nin كرم الله وجهه o ibadet halindeyken bile muhtaçlara karşı ne kadar duyarlı olduğunun ve malını Allah yolunda harcamadaki süratinin en büyük delili kabul edilir.

(İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm, 3/138
Taberî, Câmiu’l-Beyân, 10/425)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15740/</link>
				<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 13:34:18 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bir gün Medine Mescidi’nde bir fakir içeri girip yardım istedi. O sırada Müslümanların çoğu namazdaydı ve kimse cevap vermedi. Hazreti Ali كرم الله وجهه o esnada rukûdaydı. Elini arkasına doğru uzatarak parmağındaki yüzüğü işaret etti. Fakir gelip yüzüğü onun parmağından çekip aldı. Hazreti Ali كرم الله وجهه bu haldeyken sadakasını vermiş old&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15740"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15740/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4dc395e85966772ee63665f3f7cdfda0</guid>
				<title>Cûşa gelir dağ ile taş, 
feryâd eder vakt-i seher 

Her nesneyi kaplar telâş, 
feryâd eder vakt-i seher

Ol demde gül handân olur, 
bülbül görüp nâlân olur

Her ehl-i dil şâdân olur, 
feryâd eder vakt-i seher

Ol demde ins ile melek, 
raksa gelir çarh-ı felek

&quot;Hû! Hû!&quot; deyu suda semek, 
feryâd eder vakt-i seher

Hulûsi âşıksan eğer, 
dur yatma gel vakt-i seher

Bak gör ki âlem serteser, 
feryåd eder vakt-i seher

&#x1f339;&#x1f339;&#x1f339;

Günümüz Türkçesi ile:

Dağlar taşlar coşar, 
seher vaktinde feryat eder.
Bir telaş kaplar her şeyi, seher vaktinde feryat eder.

O anda gül güler açar, 
bülbül onu görüp inler.
Gönül ehli olan herkes sevinir, seher vaktinde feryat eder.

O anda insanla melek, 
feleğin çarkı gibi coşup dönmeye başlar.
Balıklar bile suda “Hû! Hû!” diyerek, seher vaktinde feryat eder.

Ey Hulûsi, eğer âşıksan, 
durma yatma, seher vaktinde kalk.
Bak gör ki bütün âlem baştan başa, seher vaktinde feryat eder.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15738/</link>
				<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 18:31:31 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Cûşa gelir dağ ile taş,<br />
feryâd eder vakt-i seher </p>
<p>Her nesneyi kaplar telâş,<br />
feryâd eder vakt-i seher</p>
<p>Ol demde gül handân olur,<br />
bülbül görüp nâlân olur</p>
<p>Her ehl-i dil şâdân olur,<br />
feryâd eder vakt-i seher</p>
<p>Ol demde ins ile melek,<br />
raksa gelir çarh-ı felek</p>
<p>&#8220;Hû! Hû!&#8221; deyu suda semek,<br />
feryâd eder vakt-i seher</p>
<p>Hulûsi âşıksan&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15738"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15738/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">507acc62df66b4c945f4f4a8952af568</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15730/</link>
				<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 11:24:50 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
		
	</channel>
</rss>