<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Katretül Hayat Bayan Sitesi(Nisa Katre) كاتريتول الحياة | FadimKonya | Beğeniler</title>
	<link>https://bayan.katrefm.com/kardesler/fadimkonya/activity/favorites/</link>
	<atom:link href="https://bayan.katrefm.com/kardesler/fadimkonya/activity/favorites/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description>FadimKonya beğenileri için etkinlik beslemesi.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 16:49:25 +0300</lastBuildDate>
	<generator>https://buddypress.org/?v=</generator>
	<language>tr</language>
	<ttl>30</ttl>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
	
						<item>
				<guid isPermaLink="false">74e27fdbd8077a24b58dc9ced9fef373</guid>
				<title>https://youtu.be/m-tHKzmSgQY?si=t5uTW4R_eu5Svlil</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16736/</link>
				<pubDate>Mon, 26 Oct 2026 16:03:56 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="İsmail Çetin Hocaefendi&#039;nin Hayatı | Şeyhlerin Çekindiği Âlim | Gönül Sultanları" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/m-tHKzmSgQY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">cd6c8c958b2e05d1de84263a92c0c20f</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16735/</link>
				<pubDate>Sat, 24 Oct 2026 18:03:06 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">31b802e2ad5b33b894b9919aac04479e</guid>
				<title>ALLAH AĞLAYANLARI SEVER...

Kundaktaki bebekler hürmetine, beli bükük huzurunda duran yaşlılar hürmetine... 
 Ne güzel bir dua değil mi? Şöyle iç alemine doğru biraz yolculuk yapalım isterseniz.
Bir söz duymuştum, beni öyle etkiledi ki!
&quot;Allah&#039;tan gam ve  keder isteyin. İsteyin ki gözyaşı doğsun. Allah ağlayanları sever. &quot;
Ebu&#039;l Hasan Harekâni Hazretlerinin  bu sözü ağlanacak hallerine gülen onca insana ders niteliğinde. Sahi insana onca nasihat, bunca musibet neden etki etmez ki? Bakın şimdi bu güzel sözün içeriğinde neler gizli neler... 
Ağlamak ince iştir. Öz ağlamadan göz ağlamaz derler bizde.. Pamuk ipliğini düşünün iki taraftan çekiştirildiğinde ne olur? İncelir, incelir ve kopar. İşte insanın özü de incelirse; koptuğu yerden incilerini dökmeye başlar. Ağlamak da herkesin harcı değilmiş demek ki! &quot;Tevbe edenlerle oturun. Çünkü onların kalpleri yumuşak olur. (İncedir) Şeftali ağacının dalı yere doğru sarkmış. Meyvelerinin ağırlığından. Bir dalda aynı yaprağa bağlı iki meyve oluşmuş. Olgunlaşmış olanla beraber yanındaki de kopup geliyor. Olgunlaşmış olanı daha parçalamadan içinin suyu akmaya başlar değil mi? Olmayan ise ısırdıkça kart kurt ses çıkar. İşte kalbi yumuşak olanın bıçağa ihtiyacı yoktur. Dokunsan yeter.  Ama diğeri,  hamlığını(olgunlaşmamış) hemen belli eder.
Bebekler  doğarken ağlaya ağlaya dünyaya gelirler. Farkettiniz mi bilmem çoğu seksen yaşını aşanların da gözleri hep ıslak...Allah Teâlâ da Tevbe sûresi’nin 41. âyetinde “Az gülsün çok ağlasınlar!” buyurmaktadır. Biri geliyor ağlıyor, diğeri gidiyor ağlıyor. Dua ederken kundaktaki bebekler, beli bükük yaşlılar hürmetine diyor. Henüz dünyanın kirine bulaşmamış olanda da göz yaşı var, dünyayı arkasında bırakıp, geçip gidecek olanda da... İnce kalplerden inciler süzülür. İki ağlayanın hürmetine Mevlam duaları geri çevirmiyor. Çünkü &quot;Allah ağlayanları sever...&quot; 
Bebek annesine her istediğini ağlaya ağlaya yaptırır. Kul da mevlasına yakara yakara, yanık bir gönülle isteklerini sıralar. Bir annenin merhametinden daha merhametli olan Rabbimiz senin isteklerini mi geri  çevirecek? O&#039;nun şanı yücedir. Kerem ve ihsan sahibidir. Kul edeple Rabbinin rızası için gözyaşı dökerse her damlasının mislince karşılığını mevlasından alır. Yeter ki merhametinden ümit kesmeyelim. Şunu asla unutmayın! Rabbine ağlayan kurtuldu.
Ben tasamı ve hüznümü ancak Allah’a arz ederim. Ve ben Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim.&quot; (Yusuf Suresi, 86. Ayet) 
Hz Yakup as Yusuf as olan aşırı bağlılığı ve muhabbeti  onun imtihanı oldu. Allahu teala sevdiği kullarının kalbinde kendisinden başka hiç bir şeye aşırı tutkuyu murat etmez. 
Yakup as imtihanını, yine onu imtihan edene anlattı, ona ağladı ve sabrı Cemile erişti.(güzel sabır)

Kısacası ; meyvenin olgunlaşması nasıl onu besleyen bir takım vitaminlerden  geçiyorsa, insanın olgunlaşması da gam ve kederden geçiyor.  Sabır ile incelen , inci tanesi oluyor. Çekilen çileye gösterilen sabrın sonunda kalpte iman, İhlas ve takva cevheri parıldıyor.  O halde sende;
 &quot;Ve li-rabbike fasbir&quot; (وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ)
&quot;Rabbin için sabret&quot;
Dünyaya gelirken de... Giderken de...

KENDİ KALEMİMDEN...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16729/</link>
				<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 20:35:35 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>ALLAH AĞLAYANLARI SEVER&#8230;</p>
<p>Kundaktaki bebekler hürmetine, beli bükük huzurunda duran yaşlılar hürmetine&#8230;<br />
 Ne güzel bir dua değil mi? Şöyle iç alemine doğru biraz yolculuk yapalım isterseniz.<br />
Bir söz duymuştum, beni öyle etkiledi ki!<br />
&#8220;Allah&#8217;tan gam ve  keder isteyin. İsteyin ki gözyaşı doğsun. Allah ağlayanları sever. &#8221;<br />
Ebu&#8217;l Hasan H&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16729"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16729/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>4</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a7aeb5e7ac3d01c233575e2223bfee45</guid>
				<title>DİLİ BUĞDAY...

Kibir ve zarafet aynı bedende bulunur mu? Birisi iblisin huyu diğeri insanda bulunan eşsiz derin bir kuyu... Evet çok derin. Zerafeti anlatmak hele birde onun girdiği yeri tarif etmek eşsiz ve derin kuyular gibidir. Dili zarif olanın zarafeti sözcüklerine dökülür. İşte kuyudaki engin derin anlamların sırrıda, burda yatar. 
Kimine göre zerafet; süslü giyim veyahut bulunduğu ortam ile ölçülebilir. Ancak biz dili zarif olanı daha evla buluyoruz. Çünkü bizim Peygamberimiz&#039;in  (sav) &quot;güzel söz sadakadır&quot; hadisi şerifine binaen zarifliğin ölçüsünü dil olarak benimsiyoruz. Nitekim atalarımızın  &quot;tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır &quot; sözünü kulağımıza küpe yapan anne babalarımız, dilin ince dokusunu, karşı tarafa etkisini  anlatmaya çalışmışlardır. 
Dil ile ilgili bir çok söylenmiş söz olsa da bizler büyüklerimizin öğütlerini tutarak en zarif ve anlamı derin olanı alıyoruz. 
&quot;Bugday ekmeğin yoksa, buğday dilinde mi yok? &quot; Sözlerime başlarken zarif bir dil demiştim. İnsanın gönlü çekmesede, karşısında duran buna layık olmasada ; Allah&#039;ın ona verdiğini, rızası üzere kullanmayı öğrenecek. Zarif bir dil olacak. Buğday gibi bereketli olacak. Bir başakta binlerce tanenin yer aldığı gibi o dilde kulağı, kalbi ve insanın bütün bedenini ele geçirecek tane tane kelamlar yayılacak. Bu bereket bu dile nereden hasıl olacak? Buğdayın iri bir başakta, dolu tanecikler olması neye bağlıdır? Tabiki tohumun kalitesine... Peki ekilen tarlanın verimli olması... Onun yanında tohumu eken çiftçinin kalitesi, bilgisi! ekim çalışması... İşte çiftçinin ekimi, tarlanın verimi, buğdayın ürünü... Sondan başa doğru sıralayınca çiftçinin kalitesi öne çıkıyor. 

Sözü söyleyen kişinin de kalitesi çok önemli. Ona o konuşma kabiliyetini veren nedir? Nasıl böyle, bu dili zarif ince detaylar ile doldurabiliyor? 

Dil ile söyler, kalbe nakşeyler, birde sözü ona öğreten ... Öğreten kalbi dolduruyor. Kalpde dolunca dile vuruyor. Dil, kalpde olanı sözcüklere döküyor. 
 O halde öğretenin o gönüle taht kurduğunu verdiği meyveden anlayabilir miyiz? Elbette...
Gönlünüze; dilinize güzel sözler söyletecek olanları alın. Bu da Allah ve Resulünü sevenlerden geçer. Seven mutlaka sever, sevdirir, sevdirtir. Unutmayın kalp kimi severse dil daima onu zikreder. 
Zarif bir dil isteyen; zarafetin en güzel örneği olan Allah&#039;ın Resulunu kalbinde barındırır. Onun barındığı yerler gül bahçesi olur. Ve bahcenin sahibi ziyaretine gelenlere ancak gül kokusu ikram eder.
Kalbi Allah&#039;ın Resûlü ile dolu olanın,  dilindeki sözü de Allah ve Resulü olur.

Mevla teâlâ sevgisini ve sevgilisini gönüllere nakşeylesin. Dillerine de zikrini bahşeylesin. Amin...

KENDİ KALEMİMDEN...</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16726/</link>
				<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 20:56:36 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>DİLİ BUĞDAY&#8230;</p>
<p>Kibir ve zarafet aynı bedende bulunur mu? Birisi iblisin huyu diğeri insanda bulunan eşsiz derin bir kuyu&#8230; Evet çok derin. Zerafeti anlatmak hele birde onun girdiği yeri tarif etmek eşsiz ve derin kuyular gibidir. Dili zarif olanın zarafeti sözcüklerine dökülür. İşte kuyudaki engin derin anlamların sırrıda, burda yatar.<br />
Kimi&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16726"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16726/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">fe91f7ac19e545a800e490f43bc1c64e</guid>
				<title>Gönül İstanbul profil fotoğrafını değiştirdi</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16719/</link>
				<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 21:03:04 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#032;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments"><a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3781/2026/10/1792270982-bpfull.jpg" data-youzify-lightbox="youzify-post-16719" class="youzify-img-with-padding"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3781/2026/10/1792270982-bpfull.jpg' alt=""></a></div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">5a441b8786a65366b98bd4b790ddf060</guid>
				<title>YARIŞ MI? YAVAŞ MI?

Hedef bir varış çizgisinden ibaret ise tavşan gibi hızlı koşman lazım. Gözünü hedefe diken insan sadece oraya odaklanır. Oraya varmak,  bütün benliğini kaplar. Benlik bir vücutta var olursa, hiçlik kaybolur. Varmak için yola çıkanlar eninde sonunda, varmak istedikleri yere ya ulaşmış yada yakınlaşmıştır. Yada yarı yolda uyuyakalmıştır. En önde olmanın verdiği haz insanı bambaşka bir &quot;ben&quot; yapar. Bu üstünlük, nitekim tavşandaki kibrin verdiği cesaretle herkesi kendi ile yarışa davet etmeye başlar. Fakat onun kibrinin farkında olanlar tamamen ondan uzakta kalmayı tercih eder. Ve kendi kendine yanına gelip onunla yarış yapmak isteyen kaplumbağayı da küçümser bir tavırla alaya alır. Ama kendi ile yarışacak kimse olmadığı için bu teklifide kabul eder. 

Gözü yarış çizgisinde olan tavşan yarış başlayınca tüm hızıyla koşar, koşar, koşar... Ve döner bakar ki arkasından ne gelen var, ne de görünen. Nasıl olsa o bana yetişemez ben dinleneyim diye oturduğu yerde uyur ve orda kalır.

Yavaşlığı ile bilinen  kaplumbağa ise tavşanın aksine; ağır ağır nizami bir şekilde yolda ilerlemeye koyulur. Yolun güzelliklerinden faydalanarak ulaşmak istediği hedefin varış çizgisi değil de, kendi içi olduğunu tefekkür ederek yol alır. Gökyüzünün ferahlığı, yeryüzünün tevazuluğu... Onda derin hisler bırakır. Sabır ve tefekkürü barındırdığı bu yolun sonunun aslında varış çizgisinden ibaret olmadığını bilir. Ve kaplumbağa tefekkür ede ede çizgiye ulaştığını bile farketmez. Kendine güvenen tavşan, hırsının gözünü bürümesiyle uykuya dalmıştı. Ve oracıkta kalmıştı. Uyandığında her şey için çok geçti. Herkese kafa tuttuğu ormanda, kendisi ile yarışacak kimseyi bulamamış olmasına mı? Yoksa kendisi ile tek yarışa giren, ve ormanın en yavaş olanının onu geçmesine mi üzelecekti? Aslında ikisi de değil. Tavşanın gözündeki benlik perdesine kaldırmaya ihtiyacı vardı. Hırs onu adeta kendine köle etmiş ve hayatını bir çizgiden ibaret sanıyordu. 
Kaplumbağa ona benliğinden kurtulması için en büyük ibreti yaşatmıştı. Fakat bunu anlar mı? Halinde devam eder mi orası tavşana kalmış...

İnsan oğluda bir yarış çizgisini geçme derdinde değil mi? Ancak ulaşmak istenilen çizgi ise tavşan gibi yolda uyuyakalırsın. Çünkü benlik insanın gönül gözünü perdeler. Hırs onun hedefini belirler ve bir at gözlüğünden farkı olmadan dünya nimetlerini göremeden çizgiye doğru yol aldığını sanır. Ancak ulaşılmak istenilen Allah&#039;ın rızası ise; Allah onun gönül gözünü de baş gözünüde açar ve onu maksadına ulaştırır.  
Dünya yolunu tefekkür ede ede Rabbine kavuşur. Rabbim kendi rızasına talip olanlardan eylesin bizleri. Amin 
KENDİ KALEMİMDEN&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16715/</link>
				<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 05:59:56 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>YARIŞ MI? YAVAŞ MI?</p>
<p>Hedef bir varış çizgisinden ibaret ise tavşan gibi hızlı koşman lazım. Gözünü hedefe diken insan sadece oraya odaklanır. Oraya varmak,  bütün benliğini kaplar. Benlik bir vücutta var olursa, hiçlik kaybolur. Varmak için yola çıkanlar eninde sonunda, varmak istedikleri yere ya ulaşmış yada yakınlaşmıştır. Yada yar&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16715"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16715/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ee29fdb5bf6a3d6e4fcd8c835f2e48f3</guid>
				<title>Her yerde ve her şeyde tefekkür etmek sizi teşekkür etmeye iletecektir. Bu yüzden şükretmek için tefekkür etmeyi artırın...
Malum mevsim itibari ile nar meyvesinin vakti gelmiştir. Nar baktığında tek bir parçadan ibaret olan fakat içini açtığında çok sayıda taneciklere sahip olan meyvedir. Lezzeti bambaşka... Peki hiç narı eline alıp açarken tefekkür ettin mi?

Bıçak ile çizik atıp ortadan ikiye ayırdığım narın tane tane parçalarını görünce Elhamdulillahirabbil âlemin dedim. Her bir tane dip dibe dizilmiş aralarında onları birbirine bağlayan damarları ve üzerlerini örten çeperleri var. Sırt sırta vermiş birbirlerine temas halinde muhteşem bir dizayn ile dizilmiş sanki insana nasihat edercesine her bir tanecik... 

Allah azze ve celle Kur&#039;an&#039;ı Kerim de 
Rahmân Sûresi’nin 68. âyet-i celîlesinde : “O ikisinde (iki cennette) her nevi meyve ve hurma ve nar (ağaçları) vardır.” buyurmuştur.
Cennet meyvesi olan Nar, Kur&#039;an&#039;ı Kerim&#039;in gelini olarak da anılan Rahman süresinde bahsedilen o ince dokulu meyvedir. &quot;O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?&quot; ayetinin tekrarı ile Rabbimiz bize seslendiğinde nasıl cevap vereceğiz? 
 Peygamber Efendimiz sahabilerine Rahman Suresi&#039;ni okumuş, sahabiler ise surenin heybetinden dolayı sessizce dinlemişlerdir. Bunun üzerine Hz. Peygamber sav şöyle buyurmuştur: 

&quot;Ben bu sureyi cinlere okuduğumda sizden daha güzel bir karşılık verdiler. Ne zaman &#039;Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?&#039; ayetine gelsem, onlar şöyle diyorlardı: &#039;Lâ bi-şey&#039;in min niamike Rabbenâ nükezzibü fe-lekel-hamd&#039;&quot; (Tirmizî, Tefsîru&#039;l-Kur&#039;ân, 55
İnsan düşünüyor... Anne baba evlatlar gibi... kalın kabuk ile örten ailesini hiç bir şekilde açığa vermeyen. İçinde üstünü örtmüş birbirine sımsıkı kenetleyen birbirlerinden ayrılmasına müsade atmeyen anne gibi ve birbirlerine dayanmış birisi çürüdüğünde diğeri de hemen çürüyecek gibi birbirlerinin halinden hal alan kardeşler gibi hatta daha da fazlası...
Kalbinizi düşünün... İman , inanç,İhlas, takva, ibadetler bunların hepsi tam teşekküllü bir kalpte bulunduğunda kalp daima canlı ve sahibine bağlı olarak Allah&#039;ın tayin ettiği vakte kadar diri olarak kişide kaim oluyor. Ama bunların yanında o kalpte hırs, kibir, kıskançlık ve haset yer edinme arayışına girmişse işte burda dışına kahverengi lekelenmenin vurduğu hafif çürümenin başladığı nar gibi ikiye böldüğünde taneciklerin çürük olanlarınada rastlarsın. Ve onları kırmızı canlı taneneciklerden ayırmazsan zamanla onlara temas eden lekeler çürümelerine sebep olur. İşte kalpte de bu hasletler olursa iman zamanla zayıflar Allah muhafaza yok olmaya başlar. 
Narın kabugunda tam olarak üst kısmında duran bir yapısı var. Taç gibi... Hiç dikkatinizi çekti mi? İçerdeki meyvelerin canlı kalabilmesi için o bölgenin çürük olmaması gerekir. Orası ne kadar taze ve canlı olursa meyve de o kadar güzel olur. 
Demem o ki insanın da bütün uzuvlarını harekete geciren  kalbidir. Ne kadar canlı ve taze tutarsan vücuda o kadar taze kan pompalamaya devam eder.  Evet imanda kalpte hüküm sürdüğüne göre orası daima canlı kalmalı ve buda zikrullah ile taçlanmalıdır. O tevhit zikri kalbe taç olursa bütün tanecikler, zerreler saf saf olup canlı kalmaya devam eder. Son olarak Rabbimiz İbrahim suresi 24. Ayette şöyle buyuruyor; 
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ
Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.
Nar için  iki cennette ifadesi yer alıyor. Nedir Peki bu? Dünyada ve ahirette olması, zahiri ve batını, madden ve manen faydası ve erişilme kolaylığı ulaşılabilir olması gibi... Bu meyvelere cennette olanlar zahmetsiz bir şekilde otururken bile ulaşabilecekler. Peki ya cennetin anahtarı kelimei tevhid &#039;
tir. Ancak onunla olan onda olanlara ulaşabilir.
Güzel sözden maksat tevhit sözü ve kelimei şehadet&#039;tir.
Mevlam bizi daima kendi ile eylesin... Amin

KENDİ KALEMİMDEN&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16710/</link>
				<pubDate>Sun, 11 Oct 2026 21:34:28 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Her yerde ve her şeyde tefekkür etmek sizi teşekkür etmeye iletecektir. Bu yüzden şükretmek için tefekkür etmeyi artırın&#8230;<br />
Malum mevsim itibari ile nar meyvesinin vakti gelmiştir. Nar baktığında tek bir parçadan ibaret olan fakat içini açtığında çok sayıda taneciklere sahip olan meyvedir. Lezzeti bambaşka&#8230; Peki hiç narı eline alıp açarken&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16710"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16710/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>4</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">54b0e19d0f72cd592d4fd2a46595639b</guid>
				<title>https://youtube.com/shorts/Fuu9SZ0ugkE?feature=share</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16685/</link>
				<pubDate>Sat, 03 Oct 2026 12:09:28 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="MUHAMMED İBRAHİM HIZIR EL-AMEDİ | AHVALİ BİLEN BİLİR" width="422" height="750" src="https://www.youtube.com/embed/Fuu9SZ0ugkE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">59232fe607cdc2ab51503cc991e945df</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16679/</link>
				<pubDate>Wed, 30 Sep 2026 15:06:57 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">1f4ae81326a0c6c5144e0cbcc1e28910</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16666/</link>
				<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 04:15:15 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">3c28daaf7414b79126fff394422acace</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16625/</link>
				<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 19:45:59 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">8c09e333b643144fb470c9497b407c86</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16225/</link>
				<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:05:17 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">36df97aafea0da771b188ad8d53ac97f</guid>
				<title>Maşuğun tebessümü aşığın gününü aydınlatır&#x1f90d;&#x1f90d;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16148/</link>
				<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:06:04 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Maşuğun tebessümü aşığın gününü aydınlatır&#x1f90d;&#x1f90d;</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3362/2026/04/1000058968.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16148"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3362/2026/04/1000058968.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">719595f70f7ecc5bb8bef844dc7ce59e</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15563/</link>
				<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 12:45:29 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">984e3f82c95921feadedce5e7d7a55d3</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12046/</link>
				<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 17:47:22 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>5</slash:comments>
				
							</item>
		
	</channel>
</rss>