<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Katretül Hayat Bayan Sitesi(Nisa Katre) كاتريتول الحياة | Büşra Üçpınarlar | Beğeniler</title>
	<link>https://bayan.katrefm.com/kardesler/busraucpinarlar/activity/favorites/</link>
	<atom:link href="https://bayan.katrefm.com/kardesler/busraucpinarlar/activity/favorites/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description>Büşra Üçpınarlar beğenileri için etkinlik beslemesi.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 16:49:25 +0300</lastBuildDate>
	<generator>https://buddypress.org/?v=</generator>
	<language>tr</language>
	<ttl>30</ttl>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
	
						<item>
				<guid isPermaLink="false">5a441b8786a65366b98bd4b790ddf060</guid>
				<title>YARIŞ MI? YAVAŞ MI?

Hedef bir varış çizgisinden ibaret ise tavşan gibi hızlı koşman lazım. Gözünü hedefe diken insan sadece oraya odaklanır. Oraya varmak,  bütün benliğini kaplar. Benlik bir vücutta var olursa, hiçlik kaybolur. Varmak için yola çıkanlar eninde sonunda, varmak istedikleri yere ya ulaşmış yada yakınlaşmıştır. Yada yarı yolda uyuyakalmıştır. En önde olmanın verdiği haz insanı bambaşka bir &quot;ben&quot; yapar. Bu üstünlük, nitekim tavşandaki kibrin verdiği cesaretle herkesi kendi ile yarışa davet etmeye başlar. Fakat onun kibrinin farkında olanlar tamamen ondan uzakta kalmayı tercih eder. Ve kendi kendine yanına gelip onunla yarış yapmak isteyen kaplumbağayı da küçümser bir tavırla alaya alır. Ama kendi ile yarışacak kimse olmadığı için bu teklifide kabul eder. 

Gözü yarış çizgisinde olan tavşan yarış başlayınca tüm hızıyla koşar, koşar, koşar... Ve döner bakar ki arkasından ne gelen var, ne de görünen. Nasıl olsa o bana yetişemez ben dinleneyim diye oturduğu yerde uyur ve orda kalır.

Yavaşlığı ile bilinen  kaplumbağa ise tavşanın aksine; ağır ağır nizami bir şekilde yolda ilerlemeye koyulur. Yolun güzelliklerinden faydalanarak ulaşmak istediği hedefin varış çizgisi değil de, kendi içi olduğunu tefekkür ederek yol alır. Gökyüzünün ferahlığı, yeryüzünün tevazuluğu... Onda derin hisler bırakır. Sabır ve tefekkürü barındırdığı bu yolun sonunun aslında varış çizgisinden ibaret olmadığını bilir. Ve kaplumbağa tefekkür ede ede çizgiye ulaştığını bile farketmez. Kendine güvenen tavşan, hırsının gözünü bürümesiyle uykuya dalmıştı. Ve oracıkta kalmıştı. Uyandığında her şey için çok geçti. Herkese kafa tuttuğu ormanda, kendisi ile yarışacak kimseyi bulamamış olmasına mı? Yoksa kendisi ile tek yarışa giren, ve ormanın en yavaş olanının onu geçmesine mi üzelecekti? Aslında ikisi de değil. Tavşanın gözündeki benlik perdesine kaldırmaya ihtiyacı vardı. Hırs onu adeta kendine köle etmiş ve hayatını bir çizgiden ibaret sanıyordu. 
Kaplumbağa ona benliğinden kurtulması için en büyük ibreti yaşatmıştı. Fakat bunu anlar mı? Halinde devam eder mi orası tavşana kalmış...

İnsan oğluda bir yarış çizgisini geçme derdinde değil mi? Ancak ulaşmak istenilen çizgi ise tavşan gibi yolda uyuyakalırsın. Çünkü benlik insanın gönül gözünü perdeler. Hırs onun hedefini belirler ve bir at gözlüğünden farkı olmadan dünya nimetlerini göremeden çizgiye doğru yol aldığını sanır. Ancak ulaşılmak istenilen Allah&#039;ın rızası ise; Allah onun gönül gözünü de baş gözünüde açar ve onu maksadına ulaştırır.  
Dünya yolunu tefekkür ede ede Rabbine kavuşur. Rabbim kendi rızasına talip olanlardan eylesin bizleri. Amin 
KENDİ KALEMİMDEN&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16715/</link>
				<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 05:59:56 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>YARIŞ MI? YAVAŞ MI?</p>
<p>Hedef bir varış çizgisinden ibaret ise tavşan gibi hızlı koşman lazım. Gözünü hedefe diken insan sadece oraya odaklanır. Oraya varmak,  bütün benliğini kaplar. Benlik bir vücutta var olursa, hiçlik kaybolur. Varmak için yola çıkanlar eninde sonunda, varmak istedikleri yere ya ulaşmış yada yakınlaşmıştır. Yada yar&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16715"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16715/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ee29fdb5bf6a3d6e4fcd8c835f2e48f3</guid>
				<title>Her yerde ve her şeyde tefekkür etmek sizi teşekkür etmeye iletecektir. Bu yüzden şükretmek için tefekkür etmeyi artırın...
Malum mevsim itibari ile nar meyvesinin vakti gelmiştir. Nar baktığında tek bir parçadan ibaret olan fakat içini açtığında çok sayıda taneciklere sahip olan meyvedir. Lezzeti bambaşka... Peki hiç narı eline alıp açarken tefekkür ettin mi?

Bıçak ile çizik atıp ortadan ikiye ayırdığım narın tane tane parçalarını görünce Elhamdulillahirabbil âlemin dedim. Her bir tane dip dibe dizilmiş aralarında onları birbirine bağlayan damarları ve üzerlerini örten çeperleri var. Sırt sırta vermiş birbirlerine temas halinde muhteşem bir dizayn ile dizilmiş sanki insana nasihat edercesine her bir tanecik... 

Allah azze ve celle Kur&#039;an&#039;ı Kerim de 
Rahmân Sûresi’nin 68. âyet-i celîlesinde : “O ikisinde (iki cennette) her nevi meyve ve hurma ve nar (ağaçları) vardır.” buyurmuştur.
Cennet meyvesi olan Nar, Kur&#039;an&#039;ı Kerim&#039;in gelini olarak da anılan Rahman süresinde bahsedilen o ince dokulu meyvedir. &quot;O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?&quot; ayetinin tekrarı ile Rabbimiz bize seslendiğinde nasıl cevap vereceğiz? 
 Peygamber Efendimiz sahabilerine Rahman Suresi&#039;ni okumuş, sahabiler ise surenin heybetinden dolayı sessizce dinlemişlerdir. Bunun üzerine Hz. Peygamber sav şöyle buyurmuştur: 

&quot;Ben bu sureyi cinlere okuduğumda sizden daha güzel bir karşılık verdiler. Ne zaman &#039;Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?&#039; ayetine gelsem, onlar şöyle diyorlardı: &#039;Lâ bi-şey&#039;in min niamike Rabbenâ nükezzibü fe-lekel-hamd&#039;&quot; (Tirmizî, Tefsîru&#039;l-Kur&#039;ân, 55
İnsan düşünüyor... Anne baba evlatlar gibi... kalın kabuk ile örten ailesini hiç bir şekilde açığa vermeyen. İçinde üstünü örtmüş birbirine sımsıkı kenetleyen birbirlerinden ayrılmasına müsade atmeyen anne gibi ve birbirlerine dayanmış birisi çürüdüğünde diğeri de hemen çürüyecek gibi birbirlerinin halinden hal alan kardeşler gibi hatta daha da fazlası...
Kalbinizi düşünün... İman , inanç,İhlas, takva, ibadetler bunların hepsi tam teşekküllü bir kalpte bulunduğunda kalp daima canlı ve sahibine bağlı olarak Allah&#039;ın tayin ettiği vakte kadar diri olarak kişide kaim oluyor. Ama bunların yanında o kalpte hırs, kibir, kıskançlık ve haset yer edinme arayışına girmişse işte burda dışına kahverengi lekelenmenin vurduğu hafif çürümenin başladığı nar gibi ikiye böldüğünde taneciklerin çürük olanlarınada rastlarsın. Ve onları kırmızı canlı taneneciklerden ayırmazsan zamanla onlara temas eden lekeler çürümelerine sebep olur. İşte kalpte de bu hasletler olursa iman zamanla zayıflar Allah muhafaza yok olmaya başlar. 
Narın kabugunda tam olarak üst kısmında duran bir yapısı var. Taç gibi... Hiç dikkatinizi çekti mi? İçerdeki meyvelerin canlı kalabilmesi için o bölgenin çürük olmaması gerekir. Orası ne kadar taze ve canlı olursa meyve de o kadar güzel olur. 
Demem o ki insanın da bütün uzuvlarını harekete geciren  kalbidir. Ne kadar canlı ve taze tutarsan vücuda o kadar taze kan pompalamaya devam eder.  Evet imanda kalpte hüküm sürdüğüne göre orası daima canlı kalmalı ve buda zikrullah ile taçlanmalıdır. O tevhit zikri kalbe taç olursa bütün tanecikler, zerreler saf saf olup canlı kalmaya devam eder. Son olarak Rabbimiz İbrahim suresi 24. Ayette şöyle buyuruyor; 
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ
Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.
Nar için  iki cennette ifadesi yer alıyor. Nedir Peki bu? Dünyada ve ahirette olması, zahiri ve batını, madden ve manen faydası ve erişilme kolaylığı ulaşılabilir olması gibi... Bu meyvelere cennette olanlar zahmetsiz bir şekilde otururken bile ulaşabilecekler. Peki ya cennetin anahtarı kelimei tevhid &#039;
tir. Ancak onunla olan onda olanlara ulaşabilir.
Güzel sözden maksat tevhit sözü ve kelimei şehadet&#039;tir.
Mevlam bizi daima kendi ile eylesin... Amin

KENDİ KALEMİMDEN&#x1f339;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16710/</link>
				<pubDate>Sun, 11 Oct 2026 21:34:28 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Her yerde ve her şeyde tefekkür etmek sizi teşekkür etmeye iletecektir. Bu yüzden şükretmek için tefekkür etmeyi artırın&#8230;<br />
Malum mevsim itibari ile nar meyvesinin vakti gelmiştir. Nar baktığında tek bir parçadan ibaret olan fakat içini açtığında çok sayıda taneciklere sahip olan meyvedir. Lezzeti bambaşka&#8230; Peki hiç narı eline alıp açarken&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16710"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16710/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>4</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">59232fe607cdc2ab51503cc991e945df</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16679/</link>
				<pubDate>Wed, 30 Sep 2026 15:06:57 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4e61350623a3ad4929350bac85ce5493</guid>
				<title>Susuz kalsam yanan çöllerde, can versem elem duymam
Yanardağlar yanar bağrımda, ummânlarda nem duymam
Alevler yağsa göklerden ve masseylesem duymam
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallah.

Ne devlettir yumup aşkınla göz, râhında can vermek
Nasîb olmaz mı Sultânım, haremgâhında can vermek
Sönerken gözlerim âsân olur âhında can vermek
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallah.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16400/</link>
				<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:02:09 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Susuz kalsam yanan çöllerde, can versem elem duymam<br />
Yanardağlar yanar bağrımda, ummânlarda nem duymam<br />
Alevler yağsa göklerden ve masseylesem duymam<br />
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Rasûlallah.</p>
<p>Ne devlettir yumup aşkınla göz, râhında can vermek<br />
Nasîb olmaz mı Sultânım, haremgâhında can vermek<br />
Sönerken gözlerim âsân olur âhında can verm&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-16400"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/16400/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/08/1000074550-scaled.jpg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-16400"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/2971/2026/08/1000074550-scaled.jpg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">e01c6265e44f38d738adb1b838a448e7</guid>
				<title>Büşra Üçpınarlar kayıtlı bir üye oldu</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15909/</link>
				<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 17:35:03 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
		
	</channel>
</rss>