<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Katretül Hayat Bayan Sitesi(Nisa Katre) كاتريتول الحياة | G21.B- Nefise Trabzon | Etkinlik</title>
	<link>https://bayan.katrefm.com/kardesler/g10-b-nefisetrabzon/activity/</link>
	<atom:link href="https://bayan.katrefm.com/kardesler/g10-b-nefisetrabzon/activity/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description>G21.B- Nefise Trabzon için etkinlik beslemesi.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 20:32:53 +0300</lastBuildDate>
	<generator>https://buddypress.org/?v=</generator>
	<language>tr</language>
	<ttl>30</ttl>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
	
						<item>
				<guid isPermaLink="false">c1e0ddfb219c3ac895f5a98ac3677a26</guid>
				<title>30.01.2026 
Bedir meydanına ve Bedir şehitlerine ziyaret 
Onlar ümmetin en şereflileri idi. Ayette geçen sülletun minel evvelin (öncekilerin üçte biri) müfessirlere göre 313 Bedir ahsabıdır. Ve galilun minel ahirin (sonrakilerin azınlığı) ise Mehdi Aleyhisselam’ın askerleridir onlar da 313 kişi olacaklardır. Ümmeti bir hilal gibi düşünürsen ve ortasındaki yıldız efendimiz Aleyhisselam’dır. Türk bayrağındaki gibi düşünebilirsiniz. Hilalin iki ucu bir Bedir ashabı diğeri Mehdi as ashabı Efendimiz Aleyhisselam’a en yakın en şerefli olanlardır.  

Bu gece Bedir(dolunay) gecesiydi Bedir gecesinde Bedir’i ziyaret etmek nasip oldu elhamdülillah. Hadisi şerifte geçen kel kameri leyletel bedri alel kevakibi ifadesini gökyüzüne bakınca daha iyi anladım elhamdülillah. Mekke’de Ay çok güzeldi fakat hiç yıldız göremedik sema Kabe’nin örtüsü gibi simsiyahtı sadece Ay’ın nuru parlıyordu. Yolda da dikkat ettim ama hiç yıldız göremedim. Ne zaman ki Bedir meydanına geldik semada yıldızları gördük elhamdülillah. Efendimiz Aleyhisselam buyurdu: Ashabım gökteki yıldızlar gibidir hangisine tutunursanız kurtulursunuz. Ashabı Bedir de en büyük himmet edicilerdendir onların isimleri ile tevessül edildiğinde dualar kabul olur. Rabbim şefaatlerine nail eylesin.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15783/</link>
				<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 18:16:20 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>30.01.2026<br />
Bedir meydanına ve Bedir şehitlerine ziyaret<br />
Onlar ümmetin en şereflileri idi. Ayette geçen sülletun minel evvelin (öncekilerin üçte biri) müfessirlere göre 313 Bedir ahsabıdır. Ve galilun minel ahirin (sonrakilerin azınlığı) ise Mehdi Aleyhisselam’ın askerleridir onlar da 313 kişi olacaklardır. Ümmeti bir hilal gibi düşünürsen&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-15783"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/15783/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<div class="youzify-post-3imgs">

									<a class="youzify-post-img1" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4560-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-15783">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4560-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img2" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4562-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-15783">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4562-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img3" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4581-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-15783">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2026/01/IMG_4581-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

				
			</div>

		</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">24a417face6f28c4e84a3015cce3e8c8</guid>
				<title>05.07.2025 / Konya
Efendi Hazretlerinden Uyarılar

&#x2757;&#xfe0f;Yaz geldi diye tatil mi oldu?!
Yaza gitmek zorunda… tatil yapmak zorunda… bu zorunluluk mu ihtiyaç mı? Neden tatil yapmak zorundasınız!? Şu an ihtiyaç gibi lanse ediliyor ve herkes tatil adı altında gezmeye gidiyor. 
Ben 132 kişi görmüştüm derse katılanlardan, tam yarı yarıya düşmüş sayınız.

Bu konuda ilerde en çok sıkıntı çekeceğimiz şehir Trabzon olacak maalesef. Ve oranın ahalisi bunun tedbirini alması lazım. 
Dergaha giden hiç kimse misafir değil herkes dergahın hizmetkarıdır. 
Dergah Allah’ın evidir. Trabzonlular ilgilenmedi Konyalılar ilgilenmedi diye bir şey söylemek o kişinin zayıflığına, zaafiyetine işarettir. O kişinin ham oluşuna işarettir. Siz dergahlara giderken kendinizi pişirmeye gidiyorsunuz. 
Dergah fırındır, hamlığınızı atmak için oradasınız. 
Şu an işlevi sadece yemek yemek sohbet etmek (olmuş)! Sohbette de ilâhî sohbet bölümü bir (tek) namaz ardı oluyor diğerlerinde de hiçbir şey  olmuyor (sohbetleriniz ilahi olmuyor). Bu eksik olur, yanlış olur, dikkat etmeniz lazım. 
Dergah sorumluları başkanlarımız ciddi şekilde, özellikle yazın, beklenti ile gelen misafirlerle uğraşıyorlar. Bunu erkeklerin dersinde de inşallah söyleyeceğim. Erkekler yazıya da dökmez. Hayatımda gördüğüm en tembel erkekli dönemi yaşıyoruz. Vazife almaktan çekinen kaçınan, taraftar olmayan, zikir almayı istemeyen… Sadece “Biz seninleyiz efendim!” deyip de kurtulalım diyenler var. Böyle bir dönemdeyiz erkeklerle ilgili. Tabi onların alacakları ile sizlerin alacakları çok farklı olacak, yapanla yapmayan bir olmaz.

Baba meselesini sizlere söylemiştim. Bir babanın iki tane evladı var dedim. Birisi babasına hizmet ediyor, geliyor gidiyor koşturuyor soruyor ihtiyaçlarını gideriyor. Diğeri ise laylaylom dışarda geziyor. Bu baba ikisi arasında hangisini tercih eder? Hizmet edeni. Sistem basittir, bunlar zor anlaşılır konular değil. Allah aynı şekilde bakar. Kullarından; zikreden, camisine gelen, evine gelen, evini temizleyen ile (diğeri bir olur mu?)
Meknese diye bir kadın var Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) meknesetil mescid demiş ona. Kadın mescidin süpürgesi, süpürücüsü. Vefat ettiğinde neden haber vermediniz dedi. Efendim geceydi sizi rahatsız etmek istemedik dediler. Efendimiz olur mu diyor mezarına gidip üzerine tekrar namaz kılıyor. Hizmet edenle etmeyen bir olur mu hiç, mümkün değil.
Allah da aynı o baba gibi hizmet eden evladına, al kasanın anahtarını sende istediğin şekilde kullan ama o edepsiz oğluma verme diyor ona ne para ver ne de anahtarı ver diyor. Aynı şeyi Allah da kullarına yapar. Kulları arasında tercih edeceği evine gelen gidendir. Bir de mefatih (anahtarlar) sayısı çoktur: rızık anahtarı var, ilim anahtarı var, nimet bereket anahtarı var…

Basit bir örnek vereyim: Buradaki (Konya) Mustafa başkan dedi ki hiç yağmur yapmıyor. Seyyide Zeynep sandukasına 500 TL at dedim. 5-6/7 yıl evvel idi. Dedi efendim öyle şey olur mu, olur olur sen at dedim. Attı, yağmur geldi. Efendim hiç kar yok dedi, 500 ya da 1000 tam hatırlamıyorum yine sandukaya at bakayım dedim. Sandukaya attı, birçok ahırın çatısı dahi çökecek kadar büyük bir kar geldi. Bunu bilen bir toplum, onu canlı şekilde yaşayan bir toplum burası, Konya. Aynısını uyguluyor mı? Yine uygulamazlar!

Birisi davet ediyor onun evine geliyorsa ayrıdır ama dergahın kendisine gelen dergahın ihtiyacını gidermeli, süpürmesini yapmalı. Dergah Allah’ın evi. Sen evine geldiğinde nasıl davranıyorsun, hizmet bekliyorsun hayır evine hizmet götürüyorsun. Hizmet edenle etmeyen bir olmaz. Allah’ın vereceği mefatihlerden (anahtarlardan) öyle anahtarlar var ki bunlar öyle miftahlardır ki onları sadece Allah biliyor. 
mefatihil ğayb la ya’lemuha illallah. 
Dilediğine de bu anahtarı veriyor. Bu dilediği yaptıkları ile ilgilidir. Halkı Hakk için gözeten, Hakk’ı da nimetleri ile şan ve şerefli kıldığı için kulluğuna  aldığı için bakan kullarına verecektir.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14818/</link>
				<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 17:59:23 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>05.07.2025 / Konya<br />
Efendi Hazretlerinden Uyarılar</p>
<p>&#x2757;&#xfe0f;Yaz geldi diye tatil mi oldu?!<br />
Yaza gitmek zorunda… tatil yapmak zorunda… bu zorunluluk mu ihtiyaç mı? Neden tatil yapmak zorundasınız!? Şu an ihtiyaç gibi lanse ediliyor ve herkes tatil adı altında gezmeye gidiyor.<br />
Ben 132 kişi görmüştüm derse katılanlardan, tam yarı yarıya düşmüş sayın&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14818"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14818/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">f14b3f0a6c9ad60362e1ea877724b2bf</guid>
				<title>Bir gece Dâvud (as) kendi kendine: “Allah’a benzeriyle kimsenin ibâdet etmediği bir ibâdet edeceğim.” dedi. Bunu söyleyip ibâdet ve tesbihatla meşgul olmak için dağa gitti. Gece yarısı kendisine bir korku, ürperti geldi. O an âlemlerin Rabbi olan Allah dağa, Davud’un gönlünün sükûneti için tesbih ve tahlilde ona yardımcı olmasını emretti. Dağdan öyle bir tesbih ve tehlil sesi yükseldi ki: “Bütün bu seslerle birlikte benim sesim nasıl duyulacak?!” dedi. Bunun üzerine bir melek indi. Dâvud (as)’ın pazusundan tutup onu denize ulaştırdı. Melek ayağını denize koydu ve deniz yarıldı. Nihayet denizin altındaki yere ulaştı. Ayağını yine denizin altındaki yere koydu, nihayet o da yarılıp açıldı. Böylece yerin altındaki balığa ulaştı. Sonra balığın altındaki kayaya ulaştı. Ayağını bu kayanın üstüne koydu, o da yarıldı. Ortaya bir böcek çıktı. Böcek ses ve vızıltı çıkarıyordu. Melek Dâvud (as)’a: “Ey Dâvud, işte senin Rabbin yedi kat yerin altında bu yerdeki bu böceğin vızıltısını duyuyor. Kayaların ve dağların sesleri arasında senin sesini nasıl duymasın?!” dedi. Dâvud (as) bu durumu anladı ve makamına döndü. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l Beyân 16. Cilt, 30. Sayfa, Erkam Yay.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14769/</link>
				<pubDate>Sat, 28 Jun 2025 13:34:10 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bir gece Dâvud (as) kendi kendine: “Allah’a benzeriyle kimsenin ibâdet etmediği bir ibâdet edeceğim.” dedi. Bunu söyleyip ibâdet ve tesbihatla meşgul olmak için dağa gitti. Gece yarısı kendisine bir korku, ürperti geldi. O an âlemlerin Rabbi olan Allah dağa, Davud’un gönlünün sükûneti için tesbih ve tahlilde ona yardımcı olmasını emretti. D&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14769"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14769/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">2ef3edb784d4e0417feb4085231814f6</guid>
				<title>7 yaşındaki bir çocuğa neler tavsiye edersiniz? İşte değerler eğitimi...
Gelin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhumadan dinleyelim:

&quot;Bir gün Rasulullah (sallalahu aleyhi vesellem)&#039;in terkisinde iken bana &quot;Ey oğul! (yavrucuğum) Allah&#039;ın  seni faydalandıracağı bazı kelimeleri sana öğreteyim mi?&quot; diye sordu. Ben &quot;Evet!&quot; deyince Rasulullah (sallalahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
-Sen Allah&#039;ı koru ki Allah da seni korusun. 
-Allah&#039;ı koru ki O&#039;nu önünde bulasın. 
-Refah zamanında Allah ile tanış ki darlık zamanında sana iyilikte bulunsun. 
-İstediğin zaman Allah&#039;tan iste! Yardım dileğinde de Allah&#039;tan iste! Yardım dilediğinde de Allah&#039;tan dile!
-Bil ki olacak her şey yazılmış ve kalem kurumuştur. 
-Eğer bütün insanlar Allah’ın senin için yazmadığı bir faydayı sana vermek için toplansalar buna güç yetiremezler. Yine sana Allah’ın senin için yazmadığı bir faydayı sana yetiremezler. 
-Yine sana Allah’ın senin için yazmadığı bir zararı vermeye çalışsalar buna da güç yetiremezler. 
-Şunu da iyi bil ki! Senin hoşlanmadığın şeye sabretmende pek çok hayır vardır. 
-Bil ki Allah’ın yardımı sabırla, kurtuluş da sıkıntılarla birliktedir. 
-Hiç şüphesiz zorlukla birlikte kolaylık vardır.”</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14733/</link>
				<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 15:02:17 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>7 yaşındaki bir çocuğa neler tavsiye edersiniz? İşte değerler eğitimi&#8230;<br />
Gelin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhumadan dinleyelim:</p>
<p>&#8220;Bir gün Rasulullah (sallalahu aleyhi vesellem)&#8217;in terkisinde iken bana &#8220;Ey oğul! (yavrucuğum) Allah&#8217;ın  seni faydalandıracağı bazı kelimeleri sana öğreteyim mi?&#8221; diye sordu. Ben &#8220;Evet!&#8221; deyince Rasulullah&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14733"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14733/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">028e0976bea40a8d73248577ece95910</guid>
				<title>Baklî’nin Arâis adlı eserinde şöyle der:

“Allah Teâlâ, yakîni zayıf olanları şöyle tavsif ediyor: Kendisine Allah’ın imtihanının elemi dokunduğu zaman O’nu tanımadan O’na dua eder. O’nun nimeti kendisine ulaştığı zaman ise nimetle nimet verenden perdelenir. Böylece her iki yoldan da câhil kalır. Ne belâda sabredici, ne de nimetlere erdiğinde şükredici olur. Bu durum onun Rabbini tanımamasındandır. Rabbini ma’rifet sıfatı ve muhabbet halâveti/tadı ile idrak etmiş olsaydı, kendisine dilediğini yapması için nefsini O’na bezlederdi.

Bir âlim der ki: Kulların ilim ve ma’rifeti en az olanı, başına bir sıkıntı geldiğinde Rabbine duâ edendir. Çünkü bir sebeple veya bir sebep için O’na duâ edenleri duâsı, sırf O’nu arzulayıp O’na iştiyak duyarak duâ edinceye kadar illeti ve ârızalarıdır. Hz. Hüseyin (ra) şöyle demiştir: “Âfiyet hallerinde kim Hakk’ı unutursa, sıkıntı ve zorluk zamanlarında Allah onun duâsına icâbet etmez.” (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 17.Cilt, Erkam Yay.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14709/</link>
				<pubDate>Sun, 22 Jun 2025 10:09:12 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Baklî’nin Arâis adlı eserinde şöyle der:</p>
<p>“Allah Teâlâ, yakîni zayıf olanları şöyle tavsif ediyor: Kendisine Allah’ın imtihanının elemi dokunduğu zaman O’nu tanımadan O’na dua eder. O’nun nimeti kendisine ulaştığı zaman ise nimetle nimet verenden perdelenir. Böylece her iki yoldan da câhil kalır. Ne belâda sabredici, ne de nimetlere erdiğinde&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14709"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14709/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a717246bcc4c8527bceb0d89af542f0f</guid>
				<title>Hikmet ehlinden birisi şöyle demiştir: “Cennette öyle bir rahatlık vardır ki ona ancak dünyada rahatı terk edenler erer. Orada öyle bir zenginlik vardır ki ona ancak dünyada gereksiz şeyleri terk edip dünyadan az bir şeyle yetinenler nâil olur. Orada öyle bir emniyet vardır ki ona ancak dünyada korku ve dehşet ehli olanlar vâsıl olur.

Nakledildiğine göre zâhidlerden birisi, ekmeksiz olarak sâdece tuz ile yeşillik yerdi. Ona “Sen sâdece bununla mı yetinirsin?” denildi. O: “Evet, ben bununla yetinirim. Çünkü ben dünyayı cennet ile değiştim. Sen ise dünyayı mezbele ile değişiyorsun. Yâni, güzel şeyler yiyorsun, sonra onlar mezbeleye gidiyor. Ben ise cennete gitmek ümidiyle tâatlere güç kazanmak için yiyorum.” dedi. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan, Erkam Yay.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14704/</link>
				<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 14:32:53 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Hikmet ehlinden birisi şöyle demiştir: “Cennette öyle bir rahatlık vardır ki ona ancak dünyada rahatı terk edenler erer. Orada öyle bir zenginlik vardır ki ona ancak dünyada gereksiz şeyleri terk edip dünyadan az bir şeyle yetinenler nâil olur. Orada öyle bir emniyet vardır ki ona ancak dünyada korku ve dehşet ehli olanlar vâsıl olur.</p>
<p>Nakledi&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14704"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14704/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">009c1f493f772ed41bd63929d1f98c53</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Rasûlünü, bu ikisinden başka herkesten ve her şeyden daha çok sevmek. Sevdiğini Allah için sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.” (Buhârî, İmân 9,14, İkrah 1, Edeb 42; Müslim, Îmân 67. Tirmizî, Îmân 10)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14699/</link>
				<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 19:20:07 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Rasûlünü, bu ikisinden başka herkesten ve her şeyden daha çok sevmek. Sevdiğini Allah için sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.” (Buhârî,&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14699"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14699/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">4bbf2cc3562d09589bdf4027c1690e14</guid>
				<title>“Allah Teâlâ; çocukça (lâubâlî) davranışları olmayan, hayra yönelip hevâ ve hevesi terk eden, vakar sahibi, olgun genci sever.” (Ahmed, IV, 151)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14661/</link>
				<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 17:19:20 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>“Allah Teâlâ; çocukça (lâubâlî) davranışları olmayan, hayra yönelip hevâ ve hevesi terk eden, vakar sahibi, olgun genci sever.” (Ahmed, IV, 151)</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">d5ce96cab65dec40b0c44c34f76ab2ad</guid>
				<title>Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim

“(Rasûlüm! Sana karşı çıkanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zîrâ dolaşsalardı, elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki gözler kör olmaz, lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.” (Hac, 46)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Öyle bir zaman gelecek ki, doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hâin sayılacak, hâinlere güvenilecek. İnsanlardan şâhitlik etmeleri istenmediği hâlde şâhitlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği hâlde yemin edecekler.” (Taberânî, XXIII, 314)

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bütün endişe ve gayretleri karınları (mîde ve şehvetleri) için olacaktır; şerefleri, malları ile ölçülecektir; kıbleleri kadınları olacaktır; dinleri de dirhem ve dinarları olacaktır. İşte onlar mahlûkâtın en şerlileridir. Onların Allah katında hiçbir nasipleri yoktur.” (Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, XI, 192/31186)

“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!” (Buhârî, Büyû; 7)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14649/</link>
				<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 11:39:48 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br />
Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p>“(Rasûlüm! Sana karşı çıkanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zîrâ dolaşsalardı, elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki gözler kör olmaz, lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.” (Hac, 46)</p>
<p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Öyle bir zaman gelecek&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14649"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14649/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">2734f19379df5d0e921f766c55143cce</guid>
				<title>&#x2b50;&#xfe0f; Yaptığım araştırmaya göre elektriksel iletkenlik arttıkça bir malzemenin elektromanyetik dalgaları yansıtma eğilimi artar. Ama iletkenlik azalırsa o madde o elektromanyetik dalgaları emer. 

&#x1f446;&#x1f3fb;Suyun neden münafık özelliği olduğunu bu noktada daha çok anladım sadece girdiği kabın şeklini alması değil, elektromanyetik dalgaları soğurması (yani emmesi) ile o dalgalarla verilen mesajları da yüklenebilir. (Bu batındaki etkisi)

&#x1f449; Zahirde ise enerjinin dönüşümü kanunu gereği bu emdiği enerjiyi ısı olarak açığa çıkarır. Yani wifi dalgaları hücrelerimizdeki suyu ısıtarak vücudumuzdaki harareti ateş kuvvetini artırır şeytan da bunu öfke sinir gerginlik olarak kullanabilir. Mikrodalga fırınların çalışma prensibi böyledir wifi gibi düşük frekansta uzun dalga boyunda elektromanyetik dalgalar yayar bu dalgalar suyla buluştuğunda emilir ve ısıya dönüşür yani yiyecekteki suyu ısıtır böylece yiyecek ısınmış olur. 

&#x1f447;&#x1f3fb;Bizim vücudumuzda da bu etkisi hadisi şerifte geçen 4 sığınma noktasında “euzu bike min azabin nari” duasının şerhinde yaptığınız gibi şeytanın ateşle birlikte öfke ve sinirlenme ile yaptırım gücünü üzerimizde kullanmasına dalalet edebilir. Toplumun son zamanlarda ne kadar gergin ve sinirli olduğu da aşikardır.

&#x2b50;&#xfe0f;Araştırmalarıma göre elektriksel olarak en iletken maden gümüştür bu da üzerimizde gümüş taşıdığımızda elektromanyetik dalgaları geri yansıtacağı anlamına gelir.

&#x2b50;&#xfe0f;Bir başka nokta ise saçların alıcı gibi davrandıkları herkesçe bilinir. Dinimizin buyruğu olan tesettür ile sizin, evde dahi başınızı örtün uyarınız ve erkeklerin de baş açık gezmemesi takke kullanması gerektiğini ikaz etmeniz bizlere koruyucu niteliktedir. 

&#x2728;Geçen gün yaptığım bir deneyin sonuçlarını da sizlerle paylaşmak isterim.
Musluk suyunun iletkenliğini ölçtüm, sonuç 127.8 geldi. 
&#x1f449;Aynı kaptaki suya sizin bu tehlikeye karşı verdiğiniz tavsiyeyi uyguladım yani ezan dinlettim. Sadece iki dakika içinde iletkenliği 156.1’e çıktı. 
&#x1f31f;Zemzem suyunun iletkenliğini ölçtüğümde ise sürekli artış halinde idi en son kaydettiğim nokta 671.1 idi.

&#x1f449;Bu deneyden çıkarılacak sonuç başta ifade ettiğim kaideye dayanır. İletkenlik arttıkça bir malzemenin elektromanyetik dalgaları yansıtma eğilimi artar. Ama iletkenlik azalırsa o madde o elektromanyetik dalgaları emer, yani yüklenir.

&#x1f449;Zira Faraday kafesi denilen elektromanyetik alanlardan korunmak için yapılan korunma kutuları da en iletken maddelerden yapılarak dalgaları geri yansıtılarak içeri girmesini engeller. Bu kafeslerde maliyet nedeni ile bakır gibi daha ucuz madenler kullanılsa da gümüş bakırdan da diğer tüm madenlerden de daha iyi iletkendir.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14369/</link>
				<pubDate>Sun, 27 Apr 2025 09:51:21 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>&#x2b50;&#xfe0f; Yaptığım araştırmaya göre elektriksel iletkenlik arttıkça bir malzemenin elektromanyetik dalgaları yansıtma eğilimi artar. Ama iletkenlik azalırsa o madde o elektromanyetik dalgaları emer. </p>
<p>&#x1f446;&#x1f3fb;Suyun neden münafık özelliği olduğunu bu noktada daha çok anladım sadece girdiği kabın şeklini alması değil, elektromanyetik dalgaları soğurması (yan&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-14369"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/14369/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<div class="youzify-post-3imgs">

									<a class="youzify-post-img1" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2025/04/IMG_2143-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-14369">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2025/04/IMG_2143-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img2" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2025/04/IMG_2140-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-14369">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2025/04/IMG_2140-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

									<a class="youzify-post-img3" rel="nofollow" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2025/04/IMG_2139-scaled.jpeg" data-youzify-lightbox="youzify-post-14369">
						<div class="youzify-post-img"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2025/04/IMG_2139-300x300.jpeg' alt=""></div>
					</a>

				
			</div>

		</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>6</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">7782bbb5834e5b6783801d2229d0e19a</guid>
				<title>LÂ YURHAM

Hafif rüzgâr esintisinde titrer kavağın yaprakları
Göçmen kuşlar konacak bir dal bulamaz göçüklerinde
Oysa sıcaktı ayrılmadan önce yuvaları
Her gecesinde rüyalar gördüğüm bir evim vardı
Merhamet yıkılan şehrin enkazları altında kaldı
 
Uzanır kollar her seferinde sarmak için dünyayı
Ayağı toprağa basan bir tohum çıkarır geriye
Bilse gülümsetmek yetecekti sardunyayı
Arka bahçemde elleri kir tutmayan bir kadın vardı
Merhamet annelerin ayakları altında kaldı

Yan yana durmaz bir kalpte misafir odaları
Yürür insan bir ayağı önde diğeri geride
Bir kapının kolu öbürünün kilidine bağlı
Paylaşmak yoktu, biri kazanınca diğerine kaybetmek vardı
Merhamet bölünen elmanın diğer yarımında kaldı

Sarkar aşağı Beyruha’da hurma dalları
Rüzgâr ne yöne esse dibine düşer yine meyve
Su, aktığında alır ancak gideceği yolları
Mutfağımda bana ait olmayan bir tabak vardı
Merhamet muhtaç olanın ellerinde kaldı

Hedefi şaşmaz hiçbir seferinde kalemin okları
Satırlar kemik de kırar kalp de bir kasabın elinde
Mecnunların kemiksiz dili can pazarı
Bana aşılanan bilgilerin içinde civa vardı
Merhamet kapanan kitabın satırlarında kaldı

Dokunulduğunda filizleniverir yetimin saçları
Ekinler yıkılmadan eller kurur önce
Bu dünya keçinin boynuzlarına takılı
Af yoktu, tahammül yoktu, yalnız menfaat vardı
Merhamet Taif’te bir asmanın sırtında kaldı

En güzel şiiri okumak için kurulur panayır meydanı
Yazarlar teslim eder kimi hasret kimi telaş içinde
Kazanmak için tutturacağın kafiye aynı
Defterimde bütün dizeleri yaşanınca yazılacak bir şiir kaldı
Merhamet defteri sağdan alabilmek için vardı

Hunâs
2019</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/13891/</link>
				<pubDate>Sun, 12 Jan 2025 20:44:04 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>LÂ YURHAM</p>
<p>Hafif rüzgâr esintisinde titrer kavağın yaprakları<br />
Göçmen kuşlar konacak bir dal bulamaz göçüklerinde<br />
Oysa sıcaktı ayrılmadan önce yuvaları<br />
Her gecesinde rüyalar gördüğüm bir evim vardı<br />
Merhamet yıkılan şehrin enkazları altında kaldı</p>
<p>Uzanır kollar her seferinde sarmak için dünyayı<br />
Ayağı toprağa basan bir tohum çıkarır ge&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-13891"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/13891/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">900eb2647d42e659ada2511efbe0025a</guid>
				<title></title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12962/</link>
				<pubDate>Sun, 12 May 2024 21:38:40 +0300</pubDate>

				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0dc308b697944c6119a34f15d4e3a8a4</guid>
				<title>https://www.star.com.tr/yasam/kovandaki-petekler-uzerine-ince-ince-yazilmis-allah-lafzi-cikti-haber-1543116/</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12449/</link>
				<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 12:41:58 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p><a target="_blank" href="https://www.star.com.tr/yasam/kovandaki-petekler-uzerine-ince-ince-yazilmis-allah-lafzi-cikti-haber-1543116/" rel="nofollow ugc">https://www.star.com.tr/yasam/kovandaki-petekler-uzerine-ince-ince-yazilmis-allah-lafzi-cikti-haber-1543116/</a></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">bfccd21cead5262f6bbc0c4797711cd8</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Allah’a teslimiyet gösteren hiçbir kul yoktur ki bedenine herhangi bir belâ isâbet etsin de Yüce Allah amellerini kontrol etmekte olan iki meleğe şöyle demesin: “Bu kuluma Bana tam olarak bağlı bulunduğu sırada yazdığınız mükâfat ve sevapları beher gün ve gece yine yazın.” (et-Terğib, V, 250)

Abdullah b. Mes’ûd (ra)’dan rivâyet edildiğine göre o şöyle demiştir:

“Allah’ın elçisiyle oturuyorduk, Rasûlullah (sav) gökyüzüne baktı ve tebessüm etti. Ey Allah’ın Rasûlü! Size ne keşf olundu ki tebessüm ettiniz? diye sordum. Buyurdu ki tebessüm ettiğim şey şudur: “Hastalıktan inleyip sızlayan mü’min bir kul, bu hastalıktan dolayı kendisine ihsan edilen nimetleri ve Hakk’a ne kadar yakın olduğunu bilseydi, bütün ömrü boyunca bu hastalıktan kurtulmak istemezdi. Gökyüzüne baktığımda iki melek yeryüzüne inmekteydiler. İbâdete düşkün olan bir kula ulaşmak istediler de onu mihrapta ibadet ederken bulamadılar. Bu kulun hastalıktan dolayı ibâdet edemediğini gördüler. Melekler, Allah’ın huzuruna dönerek: “Allah’ım! Falanca kulun gece gündüz yaptığı bütün ibadet ve tâatin sevabını yazdık. Fakat şu an bir hastalığın pençesinde, onun hiçbir amel ve ibadetini yazamıyoruz” dediler. Allah şöyle ferman buyurdu: “Kulumun sağlıklı iken gece gündüz yapmakta olduğu amelin sevabını ondan hiçbir şey eksiltmeksizin tekrar yazınız. Hasta iken yapamadığı amellerden dolayı sevabı eksik olmasın. Sağlıklı iken yapmakta olduğu amellerin sevaplarını hastalandığında vermek de bana âiddir.” (et-Terğib, V, 251, 252)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12448/</link>
				<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 09:17:19 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Allah’a teslimiyet gösteren hiçbir kul yoktur ki bedenine herhangi bir belâ isâbet etsin de Yüce Allah amellerini kontrol etmekte olan iki meleğe şöyle demesin: “Bu kuluma Bana tam olarak bağlı bulunduğu sırada yazdığınız mükâfat ve sevapları beher gün ve gece yine yazın.” (et-Terğib, V, 250)</p>
<p>Abdull&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12448"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12448/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">22a0f710f835e0692ab29bdbbf78c127</guid>
				<title>Hazret-i Mevlânâ (ks) ölümünü şöyle ifade eder:

“Vefâtımdan sonra benim kabrimi aç ve gönlümün ateşi sebebiyle kefenimden nasıl duman yükseldiğini gör!..”

 “Ölüm gününde tabutum götürülürken, bende, bu dünyanın dert ve gamı var sanma! Dünyadan ayrıldığıma üzülüyorum zannetme!”

“Sakın ola ki, öldüğüm için bana ağlama! «Yazık oldu, yazık oldu!» deme! Eğer ben yaşarken nefse uyup şeytanın tuzağına düşersem, işte hayıflanmanın sırası o zamandır!”

“(Fakat ben ruhumla büyük bir heyecan içerisinde vuslata doğru kanat açtığımda sakın ola ki) cenazemi görüp de; «Ayrılık, ayrılık!» deme! Bilesin ki o vakit, benim ayrılık vaktim değil, (Rabbimle) «buluşma» yani vuslat vaktimdir!”

“Beni toprağın kucağına verdikleri zaman sakın; «Veda, veda!» deme! Çünkü mezar, öteki âlemin, cennetler mekânının perdesidir!”

“Batmayı, gözden kaybolmayı gördün ya, bir de doğmayı gör! Düşün ki, Güneş’le Ay batıp gözden kayboldukları zaman onların nûruna bir ziyan gelir mi?”

“Bu hâl, sana; batmak, kaybolmak gibi görünse de, aslında doğmaktır, yeniden hayata kavuşmaktır! (Hem de ebedî bir hayata…)”

“(Dıştan bakınca toprağın kara bağrında bir çukurdan ibâret olan şu) mezar, insana hapishane gibi, zindan gibi görünse de, orası aslında vuslata teşne ruhların (dünyanın iptilâ ve musibetlerinden) kurtulduğu (ve huzur bulduğu) yerdir!”

“Hangi tohum toprağa atıldı, ekildi de tekrar bitmedi; vakti gelince topraktan filizlenme­di? Niçin insan tohumu hakkında yanlış bir zanna düşersin?”

“Hangi kova suya sarkıtıldı da dolu çıkmadı? Can Yusuf’u neden kuyudan ziyan görsün, niçin feryad etsin?”

“Ben (ten kafesinden kurtulunca) ölü idim, dirildim, ağlamaktayken tebessüme büründüm. İlâhî aşkın devletine nâil olunca da, ebedî devlete (saâdete) kavuştum…” (Osman Nûri Topbaş, İnsan Denilen Muamma, Erkam Yay.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12447/</link>
				<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 09:15:34 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Hazret-i Mevlânâ (ks) ölümünü şöyle ifade eder:</p>
<p>“Vefâtımdan sonra benim kabrimi aç ve gönlümün ateşi sebebiyle kefenimden nasıl duman yükseldiğini gör!..”</p>
<p> “Ölüm gününde tabutum götürülürken, bende, bu dünyanın dert ve gamı var sanma! Dünyadan ayrıldığıma üzülüyorum zannetme!”</p>
<p>“Sakın ola ki, öldüğüm için bana ağlama! «Yazık oldu, yazık&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12447"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12447/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">5300a6f347554f4209cf4cd37f3b637b</guid>
				<title>Bağdat halifelerinden birisi Behlül’e dedi ki: “Her gün gel senin için ayrılan rızkını buradan al da gönlün buna bağlı kalmasın.” Behlül şöyle cevap verdi: “Birkaç ayıp olmasaydı böyle yapardım. Birincisi sen benim neye ihtiyacım olduğunu bilmezsin. İkincisi onun bana ne zaman lazım olduğunu da bilmezsin. Üçüncüsü bana kaç tane lazım olduğuna dâir de bilgin yoktur. Hak Teâlâ benim rızkımın kefilidir. O bütün bunları bilir ve mükemmel hikmeti sebebiyle rızkı bana ulaştırır. Öte yandan eğer sen bana kızacak olsan verdiğini benden geri alırsın. Hak Teâlâ günahımdan dolayı rızkımı benden geri almıyor.”

Hâtim-i Esam eşine: “Ben yola çıkacağım, sana ne kadar erzak bırakayım?” diye sormuş. “Senin yola çıktığından itibaren ne kadar yaşayacağımı bildiğin miktarda azık bırak,” demiş. Hâtim: “Ne kadar yaşayacağımızı bilmiyoruz ki,” demiş. Bunun üzerine eşi: “Öyleyse hepsini bunları bilene bırak,” cevabını vermiş. Hâtim sefere çıktıktan sonra yola çıkıp kendisini nafakasız bıraktığından dolayı üzüldüklerini bildirmek ve kendisini teselli etmek üzere kadınlar geldiklerinde, üzülmenize gerek yok, çünkü Hâtim rızık veren değil, Allah’ın verdiği rızkı yiyendir” dedi. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l Beyân 21. Cilt, Erkam Yay.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12446/</link>
				<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 09:14:16 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bağdat halifelerinden birisi Behlül’e dedi ki: “Her gün gel senin için ayrılan rızkını buradan al da gönlün buna bağlı kalmasın.” Behlül şöyle cevap verdi: “Birkaç ayıp olmasaydı böyle yapardım. Birincisi sen benim neye ihtiyacım olduğunu bilmezsin. İkincisi onun bana ne zaman lazım olduğunu da bilmezsin. Üçüncüsü bana kaç tane lazım oldu&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12446"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12446/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">ba2d0a6db1ab1fab845a6f35fda662d6</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular:

“Faydalı işler görmekte acele ediniz. Zîrâ yakın bir gelecekte karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplayacaktır. O zamanda insan, mü’min olarak sabahlar, kâfir olarak geceler; mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabahlar. Dînini küçük bir dünyâlığa satar.” (Müslim, Îmân 186; Tirmizî, Fiten 30, Zühd 3; İbn-i Mâce, İkâme 78)


Enes (ra)’ın anlattığına göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuşlardır:

“Kıyâmet günü insanlar saf saf olurlar. (Bir rivâyete göre; cennet ehli saf saf olurlar.) Derken cehennem ehlinden bir kişi cennet ehlinden birine rastlar ve:

“–Ey filân! Hatırladın mı sen su istemiştin de ben sana bir içimlik su vermiştim?” der (ve bu sûretle şefaat ister). Mü’min de o kimseye şefaat eder.

(Cehennemlik olan bir başka) kimse, cennetlik olan birinin yanına varır ve ona:

“–Hatırlıyor musun, sana bir gün abdest suyu vermiştim?” diyerek (şefaat ister. O da hatırlar) ve ona şefaat eder.

Yine cehennemlik olanlardan biri, cennetlik birisine:

“–Ey filân! Beni şöyle şöyle bir işe gönderdiğin günü hatırlıyor musun? Ben de o gün senin için gitmiştim.” der. Cennetlik olan kimse de ona şefaat eder.” (İbn-i Mâce, Edeb, 8)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12283/</link>
				<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 07:43:32 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Faydalı işler görmekte acele ediniz. Zîrâ yakın bir gelecekte karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplayacaktır. O zamanda insan, mü’min olarak sabahlar, kâfir olarak geceler; mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabahlar. Dînini küçük bir dünyâlığa satar.” (Müslim, Îmân 186; Tirmizî, Fite&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12283"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12283/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">885f144fe998b2d0edaa548454220a4e</guid>
				<title>Genç Niçin Bunalıyor?
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim 

“Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm&#039;a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.” (En’âm, 125)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“İnsan, kulluk vazifelerini îfâda kusur gösterir, yani her ibadetini kâfî miktarda yapmayıp azaltırsa Cenâb-ı Allah onu gam ve kedere mübtelâ kılar.” (Ali el-Müttakî, Kenzü’l-ummâl, no: 6788)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12236/</link>
				<pubDate>Fri, 29 Dec 2023 07:48:28 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Genç Niçin Bunalıyor?<br />
Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br />
Bismillahirrahmanirrahim </p>
<p>“Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm&#8217;a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.” (En’âm, 125)</p>
<p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“İnsan, kulluk&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12236"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12236/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">d1e3382ec64b20481c7a84624f30f0b4</guid>
				<title>Bir gün Allah Rasûlü (sav):

“–Allah Teâlâ bana dört kişiyi sevmeyi emretti ve kendisinin onları sevdiğini haber verdi” buyurmuştu. Ashâb-ı kirâm:

“–Yâ Rasûlallah! Bize onların isimlerini bildir!” dediler. Allah Rasûlü (sav):

“–Ali onlardan” buyurdu ve bunu üç defâ tekrar etti. Sonra da şöyle devâm etti:

“–Ebû Zer, Mikdâd, Selmân… Allah Teâlâ bana onları sevmemi emretti ve kendisinin onları sevdiğini haber verdi.” (Tirmizî, Menâkıb, 20/3718)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12213/</link>
				<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 19:51:24 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bir gün Allah Rasûlü (sav):</p>
<p>“–Allah Teâlâ bana dört kişiyi sevmeyi emretti ve kendisinin onları sevdiğini haber verdi” buyurmuştu. Ashâb-ı kirâm:</p>
<p>“–Yâ Rasûlallah! Bize onların isimlerini bildir!” dediler. Allah Rasûlü (sav):</p>
<p>“–Ali onlardan” buyurdu ve bunu üç defâ tekrar etti. Sonra da şöyle devâm etti:</p>
<p>“–Ebû Zer, Mikdâd, Selmân… Allah&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12213"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12213/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">5ee8585fda27ba943fe97e46bf9ae43b</guid>
				<title>Şiblî (ks) şöyle dediği nakledilmiştir: “Dört bin hadis okudum. Sonra onlardan birini seçtim. Diğerlerini bırakıp onunla amel etmeye başladım. Çünkü o hadisi derin derin düşündüm ve kurtuluş ve necâtımın onda olduğunu gördüm. Öncekilerin ve sonrakilerin ilmi onda toplanmıştı. Bu hadis şudur: Rasûlullah (sav) ashabından birine şöyle buyurdu:

“Dünyan için ancak orada kalacağın kadar çalış. Ahiretin için de orada kalacağın kadar çalış. Allah için O’na muhtaç olduğun kadar amel işle. Cehennem için de ona sabredebileceğin kadar amel (günah) işle.” (Elbânî Zaîfe, I, 20)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12153/</link>
				<pubDate>Sun, 17 Dec 2023 10:49:40 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Şiblî (ks) şöyle dediği nakledilmiştir: “Dört bin hadis okudum. Sonra onlardan birini seçtim. Diğerlerini bırakıp onunla amel etmeye başladım. Çünkü o hadisi derin derin düşündüm ve kurtuluş ve necâtımın onda olduğunu gördüm. Öncekilerin ve sonrakilerin ilmi onda toplanmıştı. Bu hadis şudur: Rasûlullah (sav) ashabından birine şöyle buyurdu:&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-12153"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12153/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">e9b6cc8d1ec899403bfd2b2b61ba88f6</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Hiçbir kimse yoktur ki onun başında biri yedinci kat göğe giden, diğeri yerin yedinci katına doğru giden iki zincir bulunmasın. Kişi tevazu gösterdiğinde, Allah onu yedinci kat semadaki zincirle yüceltir. Kibirlendiğinde ise yedinci kat yerdeki zincirle alçaltır.” (Heysemî, Mecmeu’z-zevâid, VII, 158)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/12151/</link>
				<pubDate>Sun, 17 Dec 2023 09:26:12 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Hiçbir kimse yoktur ki onun başında biri yedinci kat göğe giden, diğeri yerin yedinci katına doğru giden iki zincir bulunmasın. Kişi tevazu gösterdiğinde, Allah onu yedinci kat semadaki zincirle yüceltir. Kibirlendiğinde ise yedinci kat yerdeki zincirle alçaltır.” (Heysemî, Mecmeu’z-zevâid, VII, 158)</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">2c9ea80562f5e1b1ea8440b522305500</guid>
				<title>İbn-i Abbas Hazretleri (ra)&#039;nden naklen Muaz b. Cebel rivâyet ediyor.

“Bir gün Resûlullah (asm) ile beraberdik. Ensâr&#039;dan birinin evine toplanmıştık... Tam bir cemaat olmuştuk.

Ev sahibi

“İçeridekiler... Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var, görülecek bir işim var... ”

Bunun üzerine, herkes Resûlullah (asm) Efendimiz&#039;in yüzüne bakmaya başladı. Orada ve her zaman büyük oydu. İzin ondan çıkacaktı...

Resûlullah (asm) Efendimiz duruma vâkıf oldu ve:

«Bu seslenen kimdir, bilir misiniz?»
buyurdu. Biz hep birden şöyle dedik:

“En iyi bilen Allah ve Resûlüdür.”

Bunun üzerine Resûlullah (asm) Efendimiz:

“O, lâin iblistir. Şeytandır. Allah&#039;ın lâneti onun üzerine olsun...”
Buyurunca hemen Hz. Ömer:

“Ya Resûlâllah, bana izin veriniz, onu öldüreyim.” dedi.

Resûlüllah (asm) Efendimiz bu izni vermedi; şöyle buyurdu:

«Dur ya Ömer, bilmiyor musun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir... Öldürmeyi bırak.» Sonra şöyle buyurdu:
«Kapıyı ona açın gelsin... O buraya gelmek için emir almıştır. Diyeceklerini anlamaya çalışınız. Size anlatacaklarını iyi dinleyiniz...»
Bundan sonrasını ondan dinleyelim; yani râviden. Şöyle anlattı:

“ Kapıyı ona actılar. İçeri girdi ve bize göründü. Bir de baktık ki; şekli şu: Bir ihtiyar. Şaşı. Aynı zamanda köse. Çenesinde altı veya yedi kadar kıl sallanıyor. At kılı gibi. Gözleri yukarı doğru açılmış. Kafası büyük bir fil kafası gibi. Dudakları da bir manda dudağına benziyordu. Sonra şöyle bir selâm verdi:

“Selâm sana ya Muhammed! Selam size ey cemaat-ı müslimin.&quot;

Onun bu selâmına Resûlullah (asm) Efendimiz şu mukabelede bulundu:

«Selâm Allah&#039;ındır, ya lâin.»

Sonra ona şöyle buyurdu:

«Bir iş için geldiğini duydum; nedir o iş?»

Şeytan şöyle anlattı:

“ Benim buraya gelişim, kendi arzumla olmadı. Mecburen geldim. ”

Resûlullah (asm) Efendimiz sordu:

«Nedir o mecburiyet?»

Şeytan anlattI:

“ İzzet sahibi Rabbin katından bana bir melek geldi. Ve dedi ki:

“Allah-ü Teâlâ sana emir veriyor. Muhammed&#039;e gideceksin. Ama düşük ve zelil bir halde. Tevazu ile. Ona gideceksin ve Âdemoğullarını nasıl kandırdığını anlatacaksın. Onları nasıl aldattığını söyliyeceksin bir bir ona. Sonra o ne sorarsa doğrusunu diyeceksin.&quot; Sonra... Allah-ü Teâlâ buyurdu ki:
“Söylediklerine bir yalan katarsan, doğruyu söylemezsen... Seni kül ederim. Ruzgâr savurur... Düşmanların önünde seni rusvay ederim.”
&quot;İşte böyle ya Muhummed, o emir üzerine sana geldim. Arzu ettiğini bana sor. Şayet bana sorduklarına doğru cevap vermezsem; düşmanlarım benimle eğlenecek. Şu muhakkak ki düşmanlarımın eğlencesi olmaktan daha zor bir şey yoktur.&quot;

Bundan sonra Resûlüllah (asm) Efendimiz şöyle sordu:

«Madem ki sözlerinde doğru olacaksın. O hâlde bana anlat: Halk arasında en çok sevmediğin kimdir?»

Şeytan şu cevabı verdi:

“Sensin ya Muhammed... Allah&#039;ın yaratıkları arasında senden daha çok sevmediğim kimse yoktur. Sonra, senin gibi kim olabilir ki?”

Resûlullah (asm) Efendimiz sordu:

« Benden sonra en çok kimlere buğuzlusun ve sevmezsin?..»

Şeytan anlattı:

“ Müttaki bir gence ki... varlığını Allah yoluna vermiştir.”

Bundan sonra, sual-cevap aşağıdaki şekilde devam etti. Resûlüllah (asm) Efendimiz sordu; şeytan anlattı.

«Sonra kimi sevmezsin?»

“ Kendisini sabırlı bildiğim, şüpheli işlerden sakınan âlimi. “

« Sonra?..»

“ Sabırlı olan bir fakiri ki; ihtiyacını hiç kimseye anlatmaz... Hâlinden şikayet etmez. ”

«Peki, bu fakirin sabırlı olduğnu nereden bilirsin?»

“Ya Muhammed, ihtiyacını kendi gibi birine açmaz, her kim ihtiyacını kendi gibi birine üç gün üst üste anlatırsa, Allah onu sabredenlerden saymaz. Sabırlı kimselerin işi buna benzemez. Hasılı onun sabrını; halinden, tavrından ve şikâyet etmeyişinden anlarım.”

«Sonra kim?..»

“ Şükreden, zengin. ”

«Peki ama o zenginin şükreden olduğunu nereden anlarsın?»

“ Onu görürsen ki aldığını helal yoldan alıyor ve mahalline harcıyor. Bilirim ki o şükreden bir zengindir.&quot;

Resûlüllah (asm) Efendimiz bu defa mevzuu değiştirdi ve ona başka bir sual sordu:

«Peki, ümmetim namaza kalkınca senin hâlin nice olur?»

“Ya Muhammed, beni bir sıtma tutar. Titrerim. ”

«Neden böyle olursun ya lâin?..»

“ Çünkü bir kul, Allah için secde ederse bir derece yükselir. ”

«Peki, ya oruç tuttukları zaman nasıl olursun?»

“O zaman bağlanırım. Ta, onlar iftar edinceye kadar.”

«Peki, ya hac yaptıkları zaman nasıl olursun?..»

“O zaman da çıldırırım. ”

«Peki, ya Kur&#039;an okudukları zaman nasıl olursun?..»

“ O zaman da eririm, tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi eririm.”

«Peki, ya sadaka verdikleri zaman halin nasıldır?»

“ Ha işte o zaman halim pek yaman olur. Sanki sadaka veren, bir testere alır eline ve beni ikiye böler.”

Resûlüllah (asm) Efendimiz sebeplerini sordu:

«Neden öyle testereyle ikiye biçilirsin ya Ebâ Bürre?..»

Bunun üzerine iblis: “ Onu da anlatayım...&quot; dedikten sonra anlatmaya başladı:

&quot;Çünkü sadakada dört güzellik vardır. Şöyle ki:
1) Allah Teâlâ, sadaka verenin malına bereket ihsan eyler.
2) O sadaka veren kimseyi halkına sevdirir.
3) Allah Teâlâ, onun verdiği sadakayı cehennemle arasında bir perde yapar.
4) Allah Teâlâ, belâyı, sıkıntıyı ve âhları ondan defeder.&quot;

Bundan sonra Resûlullah (asm) Efendimiz ashâbı hakkında ona bazı sorular sordu:

«Ebû Bekir için ne dersin?..»

İblis buna şu cevabı verdi:

“O bana, cahiliyet devrinde bile itaat etmedi... İslam&#039;a girdikten sonra nasıl bana itaat eder? ”

«Peki, Ömer b. Hattab için ne dersin?..»

“Allah&#039;a yemin ederim ki, her gördüğüm yerde ondan kaçtım. ”

«Peki, Osman b. Affan için ne dersin?»

“Ondan utanırım... Hem de çok... Nasıl ki, Rahman&#039;ın melekleri de ondan utanırlar.”

«Peki, Ali b. Ebû Tâlib için ne dersin?»

&quot;Ah onun elinden bir kurtulsam... O, kendi başına kalsa, ben kendi başıma kalsam... O, beni bıraksa... ben de onu bıraksam; ama o beni bırakmaz.&quot;

Resûlüllah (asm) Efendimiz yukarıdaki soruları sorduktan ve şeytanın verdiği cevapları da kısmen bitirdikten sonra, şöyle buyurdu:

«Ümmetime saadet ihsan eden, seni de ta, belli bir vakte kadar şâki kılan Allah&#039;a hamd olsun.»

Resûlüllah (asm) Efendimizin o cümlesini duyan lâin şöyle dedi:

“ Heyhat, heyhat... Ümmetin saadeti nerede? Ben, o belli vakte kadar diri kaldıkça, sen ümmetin için nasıl ferah durursun? Ben onların kan mecralarına girerim. Etlerine karışırım. Ama onlar benim bu halimi göremez ve bilemezler. Beni yaratan ve baas gününe kadar bana mühlet veren Allah&#039;a yemin ederim ki, onların tümünü azdırırım. Cahillerini ve âlimlerini, ümmîlerini ve okumuşlarını... Fâcirlerini ve âbidlerini... Hasılı, bunların hiçbiri elimden kurtulamaz.  Fakat... Allah&#039;ın hâlis kullarını... Evet, bunları azdıramam.&quot;

Bunun üzerine Resûlüllah (asm) Efendimiz sordu:

«Sana göre ihlâs sahibi muhlis kullar kimlerdir?..»

“ Bilmez misin ya Muhammed? Bir kimse ki, dirhemini ve dinarını sever... O, Allah için bir ihlâsa sahip değildir. Bir kimseyi görsem ki; dirhemini ve dinarını sevmez; övülmekten, medhedilmekten hoşlanmaz... Bilirim ki o ihlâs sahibidir... Hemen onu bırakır kaçarım.&quot;

&quot;Bir kul, malı ve övülmeyi sevdiği süre kalbi de dünya arzularına bağlı kaldığı müddet, o size vasfını yaptığım kimseler arasında bana en çok itaat edendir.&quot;

&quot;Bilmez misiniz ki; mal sevgisi, büyük günahların en büyüğüdür. Bilmez misiniz ki; ya Muhammed, baş olma sevgisi büyük günahların en büyükleri arasındadır. ”

“Ya Muhammed, bilmez misin; benim yetmiş bin tane çocuğum var. Bunların her birini, bir başka yere tayin etmişim. Sonra... O her çocuğumla birlikte yine yetmiş bin tane şeytan vardır. Onların bir kısmını ulemaya gönderdim. Bir kısmını gençlere yolladım. Bir kısmını meşâyiha saldım. Bir kısmını da ihtiyar kadınlara musallat ettim.&quot;

&quot;Gençlere gelince; aramızda hiçbir anlaşmazlık yoktur. Onlarla gayet iyi geçiniriz. Cocuklara gelince... Onlarla da bizimkiler istedikleri gibi birlikte oynarlar.&quot;

&quot;Bızimkilerin bir kısmını da âbidlerin başına dert ettim. Bir kısmını da zâhidlerin. Onlar bunların yanına girer; halden hale sokarlar. Bir tepeden diğerine hep dolaştırıp dururlar. Öyle bir hal alırlar ki başlarlar, sebeplerden herhangi birine sövmeye... İşte böylece onlardan ihlâsı alırım. Onlar bu halleri ile yaptıkları İbadeti İhlâssız yaparlar gayri... Ama bu hallerinin farkında olamazlar. ”

İblis, bundan sonra, aldattığı bir rahibin hikâyesini anlatmaya geçti. Ve şöyle dedi:

“Bilmez misin ya Muhammed, Rahip Barsisî; tam yetmis yıl ihlâs ile Allah&#039;a ibadet etti. Bu ibadetleri sonunda ona öyle bir hal ihlâs edilmişti ki: Her dua ettiği hasta duası bereketiyle şifâyab oluyordu. Onun peşine takılıp hiç bırakmadım...Zina etti. Katil oldu. Sonunda da küfre girdi. Bu o kimsedir ki; Allah Teâlâ, aziz kitabında, onu şöyle anlatır:

«...Şeytanın hali gibidir ki; o insana: Kâfir ol...Dedi... Vaktaki o kâfir oldu; bu defa da ona şöyle dedi: Ben senden uzağım... Ben. Âlemlerin Rabbi olan Allah&#039;tan korkarım.»

İblis bundan sonra, bazı kötü huylar üzerinde durdu. Ve onların her birinden nasıl istifade ettiğini anlattı:

YALAN

&quot;Bilmez misin ya Muhammed, yalan bendedir ve ilk yalan söyleyen de benim. Her kim yalan söylerse o benim dostumdur. Her kim yalan yere yemin ederse o da benim sevgilimdir. Bilmez misin ya Muhammed, ben Adem&#039;e ve Havva&#039;ya yalan yere Allah adına and içtim. «Muhakkak ben size nasihat ediyorum...» dedim... Bunu yaparım, çünkü yalan yere yemin gönlümün eğlencesidir.&quot;

GIYBET - KOGUCULUK

&quot;Gıybet ve koğuculuğa gelince... Onlar da benim meyvelerim ve şenliğimdir.&quot;

NİKAH ÜZERİNE YEMİN ETMEK

“ Her kim talâk üzerine yemin ederse... günahkâr olacağından endişe edilir, isterse bir defa olsun isterse doğru bir şey üzerine olsun, her kim talâkı ağzına alırsa, bu hakikat belli oluncaya kadar karısı ona haram olur. Onlar bu halleri ile kıyâmete kadar meydana getirecekleri çocuklar da hep zina çocuğu olur. Ağıza alınan o talâk kelimesi yüzünden hepsi cehenneme girer. ”

NAMAZ

“Ya Muhammed, namazlarını tehir edene gelince... Onu da anlatayım. O, her ne zamanki namaza kalkmak ister; tutarım. Ona vesvese veririm. Derim ki:&quot;

“ Henüz vakit var. Sen de meşgulsün; hele şimdilik işine bak. Sonra kılarsın.&quot; Böylece o vaktinin dışında namazını kılar... Ve bu sebepten onun kıldığı namazı yüzüne atılır. Şayet o kimse beni mağlup ederse ona insan şeytanlarından birini yollarım... Böylece onu vaktinde namaz kılmaktan alıkoyar. O bunda da beni mağlup ederse... Bu sefer onun hesabını namazda görmeye bakarım. O namazın içinde iken... “Sağa bak... Sola bak...&quot; derim... O da bakar... O ki öyle yaptı... yüzünü okşar, alnından öperim. Bundan sonra ona: “Sen ebedî yaramaz bir iş yaptın.&quot; derim ve böylece onun huzurunu bozarım.&quot;

&quot;Sen de bilirsin ki ya Muhammed! Her kim namazda sağa ve sola çokca bakarsa Allah onun namazını kabul etmez. Yüzüne atar.&quot;

&quot;Bunda da ona mağlûp olursam... Yalnız başına namaz kıldığı zaman yanına giderim. Ve ona: çabuk çabuk kılmasını emrederim. O da başlar namazını çabuk kılmaya. Tıpkı horozun gagası ile yerden bir şeyler topladığı gibi.&quot;

&quot;Bu işi ona yaptırmakta da başarı kazanamazsam, bu sefer cemaatla namaz kılarken, onun yanına varırım. Orada onun başına bir gem takarım. Başını imamdan evvel secdeden ve rükûdan kaldırırım. Imamdan evvel de, secde ve rükû yaptırırım.&quot;

&quot;İşte... O böyle yaptığı için kıyâmet günü, Allah onun başını eşek başına çevirir. O kimse, bunda da beni yenerse bu defa ona namazda parmaklarını çıtırdatmasını emrederim. Böylece o beni tesbih edenlerden olur.”</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11523/</link>
				<pubDate>Sat, 19 Aug 2023 20:53:30 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>İbn-i Abbas Hazretleri (ra)&#8217;nden naklen Muaz b. Cebel rivâyet ediyor.</p>
<p>“Bir gün Resûlullah (asm) ile beraberdik. Ensâr&#8217;dan birinin evine toplanmıştık&#8230; Tam bir cemaat olmuştuk.</p>
<p>Ev sahibi</p>
<p>“İçeridekiler&#8230; Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var, görülecek bir işim var&#8230; ”</p>
<p>Bunun üzerine, herkes Resûl&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11523"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11523/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>3</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">f039e570aaeef557fe31855aa452dcdc</guid>
				<title>BENZETTİLER

*Şair: Abdurrahim Karakoç*

Yeni bir afyondur yenen her lokma
Biber avrupalı,tuz avrupalı.
Gülücükler sahte kirpikler takma
Dudak Avrupalı,göz Avrupalı.

Bebeklikte benliğini yitiren
Tepe tepe tepemizde oturan
Bizi çıkmazlara alıp götüren
Ayak Avrupalı,iz avrupalı.

Birisi diskoda içer kıvırır
Birisi kulüpte konken çevirir
Yapmasını bilmez ki yıkar devirir
Ana avrupalı,kız avrupalı.

Kalıba uydurdu uyduklarımız
Yazmakla bitmez ki duyduklarımız
Paris modasıdır giydiklerimiz
Astar avrupalı,yüz avrupalı

En mahrem yerlerin kalktı örtüsü
Beş santim tırnaktır ellerin süsü
Bütün bunlar medenilik ölçüsü
Cilve avrupalı naz avrupalı

İster sari deyin isterse ırsi,
Büyük revaç buldu makbulün tersi
Duyduğumuz &#039;okey,adiyös,mersi&#039;
Ağız avrupalı söz avrupalı

Her gün karşımıza on zıpır çıkar
Bağırır,çağırır,devirir yıkar
Dinler kulağımız gözümüz bakar
Şarkı avrupalı,saz avrupalı.

Başımız ayıkmaz binlerce halttan
Örf,adet gemimiz delindi alttan
Analar Muğla&#039;dan Van&#039;dan Tokat&#039;tan
Bebek avrupalı bez avrupalı

Sahnede ekranda hıyar dinleriz
Deliye,densize uyar dinleriz
Saçma çığlıkları duyar dinleriz
Şarkı avrupalı saz avrupalı

Herkes soyunuyor açılmıyor ki
Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki
Müslüman gavurdan seçilmiyor ki
Şekil avrupalı,poz avrupalı

Türklük bu mu desem bu diyecekler
Şampanyayı sorsam su diyecekler
Bir gün kökümüze hu diyecekler
Kabuk avrupalı,öz avrupalı.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11488/</link>
				<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 07:50:50 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>BENZETTİLER</p>
<p>*Şair: Abdurrahim Karakoç*</p>
<p>Yeni bir afyondur yenen her lokma<br />
Biber avrupalı,tuz avrupalı.<br />
Gülücükler sahte kirpikler takma<br />
Dudak Avrupalı,göz Avrupalı.</p>
<p>Bebeklikte benliğini yitiren<br />
Tepe tepe tepemizde oturan<br />
Bizi çıkmazlara alıp götüren<br />
Ayak Avrupalı,iz avrupalı.</p>
<p>Birisi diskoda içer kıvırır<br />
Birisi kul&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11488"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11488/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">7ce59d1edb93099063da31d3ae32b2ce</guid>
				<title>04.08.23
Tefekkür Günceleri 

Bugünlerde epeyce hastalandım. İnsan yatağa düştüğünde bazen tesbihi tutacak hali, dilini zikirle ıslatacak dermanı bulamıyor. Bu yüzden midir ki Allahu alem, Allah hastanın bir saatine 24 saat ibadet sevabı veriyor, hiçbir şey yapamasa dahi. Lakin bir şey yapamadan durmak insana ağır geliyor. Tefekküre dalıyorsun. Aklına gelmeyen şeyler gelebiliyor.    Bugünlere şunu tefekkür ettim ve sizinle de alakalı olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Katre Amedi hanımlar telegram grubunda, dışarıdaki insanlar tarafından pek nurlu bulunduklarının bahsi geçti. Herkes hemfikirdi ki şeyhimizden aksetmişti. Aklıma cemaatle namaz kılındığında Allah’ın rahmetinin önce imama sonra sağındakine sonra solundakine ve sonra en ön saftan başlayıp en arkaya kadar pay edildiği hadisi geldi. Bu noktada cemaatin ve imama yakın olmanın önemini anlıyorum. İnsan bir mürşidin imametine tabi olmalı. Allah, huzuruna yalnız gelen kuldan ziyade cemaatin içinde gelen kulu istiyor ve ona vergileri farklı oluyor. Allah’ın rahmeti mürşide aksediyor ve daha sonra onun cemaatine paylaştırılıyor. Kim daha yakın takipte ise ona daha fazla rahmet daha fazla nur… Allah hepimize mürşidimizi yakın olmayı ve cemaat düzenini korumayı nasip eylesin. Zira saflar sık ve düzgün olmalı. İmam komut vermeden rukün yapılmamalı… Bunlar hepsi bize bir mürşide nasıl tabi olunması gerektiği hakkında sırlar veriyor. İmam, cemaatin Allah huzurundaki sözcüsüdür. Yarın kıyamet günü Allah’ın huzuruna çıktığında seni sancağı altında toplayıp senin adına Allah ile konuşan sıkıntılarını giderenden daha değerli ne olabilir. Bu aynı zamanda bu dünyadaki hacetler için de geçerli olduğunu anlıyorum. Başımıza gelen lütuflar nimetler, şeyhimizden. Korunduğumuz belalar şeyhimizden ötürü… Daha nice fark etmediğimiz ve küçük resme bakıp da bizim için hangisinin hayırlı olduğunu bilmeden çırpındığımız durumlarda imâmızın bizim sözcümüz olduğu bilerek tevekkül etmek gerekecektir. İmama tabi olmak demek cehri namazlarda senin için seçtiği sureyi susup dinlemek, Allah ile ne konuştuğunu dahi duymadığın xafi namazlarda ise teslimiyetle kabul etmektir. Bununla 27 kat sevap kazanıp Allah’a ulaşma yolunu hızlandırmaktır. Neden bir mürşide tabi olan insanların Allah’a daha hızlı ulaştığını bu tefekkür ile bir nebze olsun daha iyi anlayabildim. Allah cümlemizi sadıklardan eylesin.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11388/</link>
				<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 12:11:02 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>04.08.23<br />
Tefekkür Günceleri </p>
<p>Bugünlerde epeyce hastalandım. İnsan yatağa düştüğünde bazen tesbihi tutacak hali, dilini zikirle ıslatacak dermanı bulamıyor. Bu yüzden midir ki Allahu alem, Allah hastanın bir saatine 24 saat ibadet sevabı veriyor, hiçbir şey yapamasa dahi. Lakin bir şey yapamadan durmak insana ağır geliyor. Tefekküre dalıyorsun.&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11388"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11388/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>5</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">70d406b8ee60dc93d512b30b14762a59</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) şöyle buyurdular:

“Allah’ın benimle gönderdiği hidâyet ve ilim, yeryüzünde yağan bol yağmura benzer. Yağmurun yağdığı yerin bir bölümü verimli bir topraktır: Yağmur suyunu emer, bol çayır ve ot bitirir. Bir kısmı da suyu emmeyip üstünde tutan çorak bir yerdir. Allah burada biriken sudan insanları faydalandırır. Hem kendileri içer, hem de hayvanlarını sular ve ziraatlarını o su sâyesinde yaparlar. Yağmurun yağdığı bir yer daha vardır ki, düz ve hiçbir bitki bitmeyen kaypak arazidir. Ne su tutar, ne de ot bitirir. İşte bu, Allah’ın dininde anlayışlı olan ve Allah’ın benimle gönderdiği hidayet ve ilim kendisine fayda veren, onu hem öğrenen hem öğreten kimse ile, buna başını kaldırıp kulak vermeyen, Allah’ın benimle gönderdiği hidayeti kabul etmeyen kimsenin benzeridir.” (Buhârî, İlim 20; Müslim, Fezâil 15; Müsned, IV, 399)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11350/</link>
				<pubDate>Sun, 30 Jul 2023 18:03:08 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) şöyle buyurdular:</p>
<p>“Allah’ın benimle gönderdiği hidâyet ve ilim, yeryüzünde yağan bol yağmura benzer. Yağmurun yağdığı yerin bir bölümü verimli bir topraktır: Yağmur suyunu emer, bol çayır ve ot bitirir. Bir kısmı da suyu emmeyip üstünde tutan çorak bir yerdir. Allah burada biriken sudan insanları faydalandırır. Hem ke&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11350"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11350/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">f2bb00bbe3d701f9acf11292e07d2ae9</guid>
				<title>Muharrem Ayı&#039;nın 9. (27 Temmuz Perşembe) ve 10. (28 Temmuz Cuma) gününde ya da 10. (28 Temmuz Cuma) ve 11. (29 Temmuz Cumartesi) gününde oruçlu olmak Rasulullah s.a.v. tarafından tavsiye edilmiştir.
 
Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: Rasulullah (s.a.v.), Âşure günü oruç tutup bize de oruç tutmamızı emrettiği zaman kendisine: −Ya Rasulallah! Bugün, Yahudilerle Hristiyanların tazim ettikleri bir gündür! dediler. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.), şöyle buyurdu: −“Öyleyse biz de gelecek sene (Muharrem’in) dokuzunda oruç tutarız!” Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: “Fakat ertesi yıl gelmeden Rasulullah (s.a.v.) vefat etti.” (Müslim 1134/133, Ebu Davud 2445)
 
Ebû Katâde radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e aşûre günü tutulan orucun kıymeti soruldu; o da: “Geçmiş bir senenin günahlarına kefâret olur” buyurdu. (Müslim, Sıyâm 197. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 54; Tirmizî, Savm 48; İbni Mâce, Sıyâm 40)
 
Tek başına Aşûre günü oruç tutmak mekruh olur. Çünkü Yahudilere benzenmiş olur. 9. ile 10. veya 10. ile 11. günü tutulursa mekruh olmaz.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11298/</link>
				<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 11:19:30 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Muharrem Ayı&#8217;nın 9. (27 Temmuz Perşembe) ve 10. (28 Temmuz Cuma) gününde ya da 10. (28 Temmuz Cuma) ve 11. (29 Temmuz Cumartesi) gününde oruçlu olmak Rasulullah s.a.v. tarafından tavsiye edilmiştir.</p>
<p>Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: Rasulullah (s.a.v.), Âşure günü oruç tutup bize de oruç tutmamızı emrettiği zaman kendisine: −Ya Rasul&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11298"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11298/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">2197b472f22f7eb4da64c27510b40043</guid>
				<title>https://youtu.be/LaZoQ-n5qHg</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11297/</link>
				<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 18:04:05 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><div class="youzify-embed-wrapper"><iframe loading="lazy" title="Rica&#039;ûl Gayb CAN İstiyorlar CAN!" width="500" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/LaZoQ-n5qHg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">73507d6b0f8f4796a89b2404e2af5230</guid>
				<title>https://bilgecafe.com/pantolon-giymeyi-birakirsaniz-ne-olur/</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11294/</link>
				<pubDate>Sun, 23 Jul 2023 13:47:14 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="Gni6SlWmkB"><p><a target="_blank" href="https://bilgecafe.com/pantolon-giymeyi-birakirsaniz-ne-olur/" rel="nofollow ugc">Pantolon Giymeyi Bırakırsanız Ne Olur?</a></p></blockquote>
<p><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted" style="position: absolute; visibility: hidden;" title="&#8220;Pantolon Giymeyi Bırakırsanız Ne Olur?&#8221; &#8212; Bilgecafe" src="https://bilgecafe.com/pantolon-giymeyi-birakirsaniz-ne-olur/embed/#?secret=x5CNW9zr5h#?secret=Gni6SlWmkB" data-secret="Gni6SlWmkB" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">68e81fc60727ecef00b2b85ff5928247</guid>
				<title>Fıkıh talebesi kışın soğukluğunu, yazın sıcaklığını hissetmez.
İmam-ı Şafii Rahmetullahi Aleyh</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11165/</link>
				<pubDate>Sun, 16 Jul 2023 12:41:49 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Fıkıh talebesi kışın soğukluğunu, yazın sıcaklığını hissetmez.<br />
İmam-ı Şafii Rahmetullahi Aleyh</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">9df095c893b9be7d64a1dc4b7131661f</guid>
				<title>Mutu qable en temutu. 
Ölmeden önce ölünüz. Hadis-i Şerif
(Bu bir emirdir!)

Hat: Levent Karaduman
Tezhip: Tuba Acar</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11081/</link>
				<pubDate>Sun, 09 Jul 2023 00:46:45 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Mutu qable en temutu.<br />
Ölmeden önce ölünüz. Hadis-i Şerif<br />
(Bu bir emirdir!)</p>
<p>Hat: Levent Karaduman<br />
Tezhip: Tuba Acar </p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
			<a href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2023/07/IMG_5046.jpeg" rel="nofollow" class="youzify-img-with-padding" data-youzify-lightbox="youzify-post-11081"><img loading="lazy" class='lazyload' data-src='https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2023/07/IMG_5046.jpeg' alt=""></a>

			</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">936126c1cf624e00dd4969d75a7f02f8</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde bir grup insana cennete girmeleri emredilir. Onlar cennete yaklaşıp da onun kokusunu aldıklarında, saraylarına ve Allah’ın cennet ehli için hazırladığı şeylere baktıklarında “Onları oradan çevirin, onların oradan nasipleri yoktur.” diye nida olunur. Onlar evveldekilerin ve sonrakilerin dönmediği bir üzüntü ve pişmanlıkla oradan dönerler ve şöyle derler:

“Ey Rabbimiz! Keşke bizi cehenneme dostların için hazırladığın mükâfatı göstermeden koysaydın.” Allah Teâlâ şöyle cevap verir:

“Ben bunu size kasten yaptım. Siz benimle baş başa kaldığınızda büyük günahlar işleyerek bana karşı koydunuz, insanlarla karşılaştığınızda bunları gizlediniz. İnsanlara kalplerinizde gizlediğiniz aksiyle göründünüz. İnsanlardan korktunuz da Ben’den korkmadınız. İnsanları yücelttiniz de Zâtımı yüceltmediniz. Bu gün sizi sevaplardan mahrum bırakacağım ve elem verici azâbımı tattıracağım.” (Kenzü’l-ummâl, III, 884)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11079/</link>
				<pubDate>Sun, 09 Jul 2023 00:38:45 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde bir grup insana cennete girmeleri emredilir. Onlar cennete yaklaşıp da onun kokusunu aldıklarında, saraylarına ve Allah’ın cennet ehli için hazırladığı şeylere baktıklarında “Onları oradan çevirin, onların oradan nasipleri yoktur.” diye nida olunur. Onlar evveldekilerin ve sonrakilerin&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11079"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11079/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">16eb1ea0052f8ddad7055b2264e95bc1</guid>
				<title>Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim 

“İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Nûr, 19)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Her dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam’ın ahlakı da hayâdır.” (İbn Mace, Zühd, 17)

Arlanma, utanma, terbiye, ahlak ve nezaket anlamlarına gelen hayâ en önemli ve en değerli insani haslet ve meziyetlerdendir. Hayâdan mahrum olanlar arsız, utanmaz, sıkılmaz, edepsiz, terbiyesiz, ahlaksız gibi kötü vasıflarla tavsif edilirler,

Kötü söz ve davranışlara karşı insanı frenleyen, onu daima ahlaki ve insani bir çerçeve içinde tutan duygu utanma duygusudur. Bu duygudan mahrum olanları gerçek anlamda insani ve ahlaki çizgiye getirebilecek hiçbir güç yoktur. Edep ve hayâ duygusu aslında insan fıtratında var olan asil bir duygudur. İnanç ve eğitimle bu duygu gelişir, böylece insan kemale erer.

Hz. Peygamber (sav) bir gün ashâbına:

“Allah’dan kelimenin tam anlamı ile hayâ ediniz.” buyurunca yanındakiler: “Elhamdülillah, hayâ ediyoruz” dediklerinde Hz. Peygamber onlara şöyle bir açıklama yaptı: “Öyle değil. Allah’dan hakkıyla hayâ eden kişi, başını ve başındaki bütün organlarını korumalıdır. Karnını ve karnına giren her şeyi kontrol etmelidir. Ölümü ve çeşitli belâları hatırlamalıdır. Âhireti arzu eden, dünya zînetini terk etmelidir. Bütün bunları yapabilen Allah’dan hakkıyla hayâ etmiş olur.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 24; Müsned, I, 387)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11036/</link>
				<pubDate>Wed, 05 Jul 2023 17:54:46 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br />
Bismillahirrahmanirrahim </p>
<p>“İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Nûr, 19)</p>
<p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Her dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam’ın ahlakı da hayâdır.” (İbn Mace, Zühd,&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-11036"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/11036/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>3</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">e963d447e62e87ad8aecb68a7fc00589</guid>
				<title>Bağdat kadılarından biri maiyeti ile birlikte külhanların bulunduğu sokaktan geçiyordu. Bu esnada onları gören üstü başı yağ-pas içinde, hırpânî kılıklı, sanki cehennem zebanilerini andıran Yahudi bir külhan önlerine geçti. Kadıyı taşıyan katırın gemine yapışarak şöyle dedi:

“Ey kadı, sizin Peygamberinizin söylediği; “Dünya mü’minin zindanı, kâfirin cennetidir.” Sözün anlamı nedir? Görmüyor musun sen bir mü’min, bir Muhammedî olduğun halde dünya senin için cennettir. Benim için ise bir hapishane mesâbesindedir. Bense bir yahudiyim, bir kâfirim. Oysa Peygamberiniz bunun aksi olacağını haber veriyor!”

Dünyaca zengin olan kadı, bu soruya şu cevabı verdi: “Şu anda benim içinde bulunduğum geçici nimetler ve bu ihtişamlı hayat, bana cennette vaad edilen ebedî mükâfâtın yanında, bir hapis hayatı gibidir. Senin şu anda içinde bulunduğun durum ise cehennemde uğratılacağın azaba göre cennet mesâbesindedir.” (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 5.Cilt,Erkam Yay.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/10964/</link>
				<pubDate>Tue, 27 Jun 2023 00:14:08 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bağdat kadılarından biri maiyeti ile birlikte külhanların bulunduğu sokaktan geçiyordu. Bu esnada onları gören üstü başı yağ-pas içinde, hırpânî kılıklı, sanki cehennem zebanilerini andıran Yahudi bir külhan önlerine geçti. Kadıyı taşıyan katırın gemine yapışarak şöyle dedi:</p>
<p>“Ey kadı, sizin Peygamberinizin söylediği; “Dünya mü’minin zindanı, k&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-10964"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/10964/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">18c14d98808cdf3bb87d833b567019ac</guid>
				<title>Sâlih ve sâdıklarla ünsiyet neticesinde meydana gelen “aynîleşme”yi Şeyh Sâdî temsîlî bir şekilde şöyle hikâye eder:

Bir gün, dostlarımdan biri bana hamamda, temizlik yapmak için bir kil parçası verdi. Kullanırken ondan rûhu okşayan nefis bir râyihâ yayıldı. Bunun üzerine kile:

“- A Mübarek gönlümü büyüleyen kokundan adeta mestoldum! Söyle bakalım sen misk misin yahut anber misin?” diye sordum. Kil ise şu cevabı verdi:

“-Doğrusu ben, alalade bir toprağım. Fakat bir müddet gül fidanlanının altında bulundum; onun güzel rayihası bana sindi, içime işledi. İşte hissettiğiniz güzel koku bundandır.” (Sadi, Gülistan, s.8)

Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

“İyi ve kötü arkadaşın hali, güzel koku satanla körük çekenin haline benzer: Misk satan, ya sana güzel kokusundan bir miktar verir veya sen ondan satın alırsın ya da (hiç değilse onunlar beraber olduğun sürece) güzel koku koklamış olursun. Körük çeken kimse ise ya elbiseni yakar ya da (en azından) körüğün kötü kokusundan rahatsız olursun.” (Buhârî, Zebâih, 31, Büyû’, 38; Müslim, Birr, 146)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/10961/</link>
				<pubDate>Mon, 26 Jun 2023 19:43:01 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Sâlih ve sâdıklarla ünsiyet neticesinde meydana gelen “aynîleşme”yi Şeyh Sâdî temsîlî bir şekilde şöyle hikâye eder:</p>
<p>Bir gün, dostlarımdan biri bana hamamda, temizlik yapmak için bir kil parçası verdi. Kullanırken ondan rûhu okşayan nefis bir râyihâ yayıldı. Bunun üzerine kile:</p>
<p>“- A Mübarek gönlümü büyüleyen kokundan adeta mestoldum! S&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-10961"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/10961/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0de0abbace9c9af523286fca8c571d27</guid>
				<title>19 Haziran Pazartesi Günü 1 Zilhicce
 
Zilhicce’yi İhya Etmek
Oruç, Salih Amel ve Zikir Günleri
10 Günde Hatırlanacak 10 Tavsiye
  
 
1. Müfessirlerin çoğunluğu, Fecr sûresinin 2. âyetinde “on geceye yemin olsun” ifadesinde üzerine yemin edilen on gecenin zilhicce ayının ilk on gecesi olduğu görüşündedir. Abdullah İbn Abbas ve İmam Şâfiî (Radiyallahu Anhuma) “Bilinen günlerde Allah’ın ismini zikretsinler” âyetinde geçen (Hac 22/28) “bilinen günler” ifadesini zilhiccenin ilk on günü şeklinde yorumlamışlardır.
 
“Yemin olsun fecr’e (şafak vaktine)!
Ve on geceye!
Hem çifte ve teke!
Ve geçip giderken, geceye!
Bunda bir akıl sahibi için (ibret alınacak) bir yemin (bu yemine lâyık hakikatler) vardır, değil mi?” (Fecr, 1-5)
Zilhicce&#039;nin ilk yarısındaki günler, yüce Allah katında değerli günler arasındadır. Fecr Sûresi’nde, “On geceye yemin olsun ki...” (Fecr, 89/2) diye üzerine yemin edilen Zilhicce ayının ilk on günü müminler için müjdeler taşıyan mübarek bir zamandır.
 
 
2. Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Sâlih amelin Allah’a en sevimli geldiği günler zilhiccenin ilk on günüdür.” (İbn Mâce, Sıyam, 39; Ebû Davud, Savm, 61)
 
  
3. Bu ayda Tesbih: Sübhanallah, Tahmid: Elhamdülillah, Tehlil: Lâ ilâhe illallah, Tekbir: Allahü ekber, gibi zikirleri, salavat ve duaları bolca yapmalı, Kur’an’ı anlamaya çalışarak okumalı, ilmî faaliyetlere devam etmeli.
 
 &quot;Duanın faziletlisi, arefe günü yapılanıdır.&quot; (Muvatta, Hacc 246)
 
4. Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti çok büyüktür. Allah-u Teâlâ katında yılın en faziletli günleridir. Bu günlerde yapılan salih amel, Allah-u Teâlâ’ya en sevimli gelen ameldir. Bu günlerde bol bol salih amellerde bulunmak müstehaptır.
 
a) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Kendisinde salih amel işlenen günlerin Allah’a en sevimlisi bu günler yani (Zilhicce’nin ilk) on günüdür.”
Sahabeler:
−Ya Rasulallah! Allah’ın yolunda yapılan cihad da mı (o günler kadar sevimli) değildir? diye sordular.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Evet, Allah’ın yolunda yapılan cihad da! Ancak canı ve malı ile cihada çıkıp da onlardan hiçbir şeyi geri döndürmeyen (yani şehid olan) hariçtir.” (Ebu Davud 2438, Buhari 928, Tirmizi 754, İbni Mace 1727, Tergib ve Terhib 3/20, Beyhaki, Taberani, Bezzar, Ebu Ya’la, İbni Hibban)
 
 
b) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Dünya günlerinin en faziletlisi Zilhicce’nin ilk on günüdür…” (Tergib ve Terhib 3/22, İbni Hibban)
 
 
c) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşlerinden bazısından rivayet edildiğine göre:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zilhicce’nin dokuz günü, Aşure günü, her aydan üç gün ve ayın ilk Pazartesi ve Perşembesi oruç tutardı.” (Ebu Davud 2437, Nesei 2410)
 
5) Bu ayın dokuzuncu günü olan “arefe” sene içindeki günlerin en faziletlisidir. Bu günlerde ve özellikle de Arefe gününde oruç tutulmalıdır. Ama bu oruç, hac görevini yerine getiren için geçerli değildir! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacda iken Arefe günü oruç tutmamıştır! Bilindiği gibi Arefe günü orucunun fazileti oldukça büyüktür.
 
Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e Arefe günü oruç tutmak hakkında sorulunca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
 
“Arefe günü tutulacak orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına kefaret olacağını Allah’tan ümit ediyorum.” [Tirmizî, Savm, 46 (749); İbn Mâce, Sıyâm, 40] Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
 
 
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Allah’ın, Arefe günü tutulan orucun, ondan önceki seneye ve ondan sonraki seneye kefaret etmesini umarım.” (İbni Mace 1730, Müslim 1162/197, Ebu Davud 2425, 2426, Beyhaki 4/286, 293, 300, Ahmed 5/297, Albânî İrva 952)
 
Said bin Cübeyr (Radiyallahu Anh) Zilhicce ayı’nın ilk on günü girdiğinde çok ibadet etmeye çalışır, hatta neredeyse ona güç yetiremez olurdu. (Terğib ve Terhib 3/20, Beyhaki)
 
 
6) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu günlerde kurban kesmek isteyenin, kurbanını kesinceye kadar vücudundaki kıllarından ve tırnaklarından hiçbir şey almamasını va’zetmiştir. Yani kurban kesecek kişi, Kurban Bayramı’na 10 gün kala vücut temizliğini yapar ve kurbanını kesene kadar vücudundan hiçbir şeyi kesmez!
 
Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’yı işittim şöyle diyordu:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu:
“Herhangi birinizin keseceği kurbanlık hayvanı varken Zilhicce Ayının hilali görülürse artık o kimse kurbanını kesene kadar vücudundaki kıllardan, saçından ve tırnaklarından hiçbir şeyi almasın!” (Müslim 1977/42, Nesei 4373, 4376, İbni Mace 3149, 3150, Beyhaki 9/266, Ahmed 26536)
 
 
7) Unutulan sünnetleri ihya etmekte çok büyük sevap mevcuttur. Zira zilhicce ibadetleri unutulmaya yüz tutmuştur. Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Benden sonra unutulan sünnetlerden bir sünneti kim ihya ederse, sünneti işleyenlerin ecri kadar o kişiye verilir ve onların sevaplarından bir şey eksilmez.” (Tirmizi 7/443)
 
 
8) Müslim sahihinde Aişe Radiyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle demiştir: “Arefe gününde ateşten azad edildiği kul kadar başka bir gün yoktur, Yüce Allah o gün kullarıyla meleklerin önünde övünür ve şöyle der: bunlar ne istediler?”
 
 
9) İbn Ömer Radiyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle dedi: “Yüce Allah Arefe akşamı meleklerin önünde kullarıyla övünür ve şöyle der: Bakınız kullarım saçları dağınık ve tozlu bir şekilde geldiler.” (İmam Ahmed, Elbani sahih demiştir.)
 
 
10) Arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar teşrik tekbiri getirmek.
 
Abdullah ibni Ömer ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhum) bu on gün içinde çarşıya giderler, yüksek sesle tekbir getirirlerdi. Onları işiten insanlar da onlara uyarak yüksek sesle tekbir getirirlerdi. (Buhari 926, Begavi, Beyhaki)
 
Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) Arefe günü sabah namazından sonra teşrik günlerinin son günü ikindi namazına kadar tekbir getirirdi. Son günün ikindi namazının akabinde de yine tekbir getirirdi.” (İbni Ebi Şeybe 2/72/1, Beyhaki 3/314, Albânî İrva 3/125)
 
Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) o günlerde yani Mina günleri olan teşrik günlerinde namazların arkasında, yatağının üzerinde, çadırında, oturduğu yerde ve yürüdüğü yerde (yani aklına geldikçe) o günlerin hepsinde tekbir getirirdi. (Buhari 928, 929, İbni Münzir)
 
Kadınlarda teşrik gecelerinde mescitte, erkeklerle beraber tekbir getirirler. (Buhari 928, 929, İbni Ebi’d-Dünya Kitabu’l-Îyd)
 
 
Teşrik tekbirleri şöyledir:
 
“Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallahu Vallahu Ekber Allah-u Ekber ve Lillahilhamd</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/10831/</link>
				<pubDate>Sat, 17 Jun 2023 06:15:07 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>19 Haziran Pazartesi Günü 1 Zilhicce</p>
<p>Zilhicce’yi İhya Etmek<br />
Oruç, Salih Amel ve Zikir Günleri<br />
10 Günde Hatırlanacak 10 Tavsiye</p>
<p>1. Müfessirlerin çoğunluğu, Fecr sûresinin 2. âyetinde “on geceye yemin olsun” ifadesinde üzerine yemin edilen on gecenin zilhicce ayının ilk on gecesi olduğu görüşündedir. Abdullah İbn Abbas ve İmam Şâfiî (R&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-10831"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/10831/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">511e79aebbc3617649fcc2d2ce2e5758</guid>
				<title>Men amene bil qaderi emine minel kederi.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9838/</link>
				<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 14:27:19 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Men amene bil qaderi emine minel kederi.</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">d593a66ebd9509b45b4e3bb9dd1b1924</guid>
				<title>Bismillahirrahmanirrahim 

“Kendileri istekli oldukları halde yemeklerini yoksula, öksüze ve esire verirler ve onlara: ‘Bunu size Allah rızâsı için yediriyoruz. Sizden karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz Rabbimizin sert, belâlı bir gününden korkarız’, derler. Allah da onları o günün fenalığından korur. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.” (İnsan, 8-11)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Allah, bir kuluna hayır murâd ettiğinde onu insanların ihtiyaçlarını karşılama yolunda istihdâm eder.” (Süyûtî, II, 4/3924)

Bir gün Hazret-i Ali, zevce-i muhteremesi Fâtımatü’z-Zehrâ’ya:

“–Çok acıktım, evde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Hazret-i Fâtıma, evde yiyecek bir şey bulunmadığını, yalnız altı akçelerinin olduğunu söyledi. Hazret-i Ali bu altı akçeyle yiyecek almak üzere çarşının yolunu tuttu. Yolda giderken birinin, bir müslümanın yakasına yapışmış:

“–Ya hakkımı ver ya da yürü mahkemeye gidelim!” dediğini duydu. Borçlu adam biraz mühlet istiyorsa da alacaklı müsâade etmiyordu. Adamların çekişmelerini gören Hazret-i Ali:

“–Münâkaşanız kaç para içindir?” diye sordu.

“–Altı akçe için.” cevâbını alınca, kendisinin de muhtaç olduğu o altı akçeyi vererek, borçlu müslümanı sıkıntıdan kurtardı. Ardından Hazret-i Fâtıma’ya ne cevap vereceğini düşünmeye başladı. Sonunda; «Nasıl olsa Fâtıma, kadınların seyyidesi, Rasûlullâh’ın kızıdır, anlayış gösterir.» diyerek evine döndü. Hazret-i Ali (ra) yaptığı îsârı Fâtıma vâlidemize anlattı. O da:

“–Çok iyi yapmışsın, el-hamdü lillâh, bir müslümanı hapisten kurtarmışsın. Hak Teâlâ bize kâfîdir.” buyurdu. Fakat biraz da mahzun oldu. Hazret-i Ali, onun üzüntüsünü sezip, iki oğlunun da açlıktan ağladığını görünce gönlünde bir kırıklık hissederek dışarı çıktı. «Bâri Rasûlullâh’a gideyim de O’nun mübârek yüzünü seyrederek üzüntümü unutayım.» diye düşündü. Bu düşünceyle yürürken, elinde besili bir deve olan bir kimseye rastladı. O şahıs Hazret-i Ali’ye:

“–Bu deveyi satıyorum, alır mısın?” diye sordu. Hazret-i Ali parasının olmadığını söylediyse de adam veresiye olarak deveyi yüz akçeye sattı. Hazret-i Ali, elinde deve ile biraz uzaklaşmıştı ki, yolda rastladığı başka bir adam:

“–Bu deveyi bana üç yüz akçeye satar mısın?” diye sordu. Hazret-i Ali kabul etti ve deveyi o şahsa sattı. Üç yüz akçeyi peşin alınca da çarşıdan yiyecek bir şeyler alıp evine götürdü. Hazret-i Fâtıma’ya, olup biteni anlattı. Yemeklerini yiyip Allâh’a hamd ü senâlar ettiler. Daha sonra Hazret-i Ali, evinden çıkıp Peygamber Efendimiz’in yanına gitti. Efendimiz (sav):

“–Yâ Ali! Deveyi kimden alıp, kime sattın biliyor musun?” buyurunca:

“–Allah ve Rasulü bilir.” dedi. Peygamber Efendimiz:

“–Sana deveyi satan, Cebrâil (as); satın alan da İsrâfil (as) idi. Deve de cennet develerinden idi. O müslümanı sıkıntıdan kurtardığın için Hak Teâlâ dünyada bire elli verdi. Âhirette vereceğinin hesabını ise kendisinden başka kimse bilmez.” buyurdu. (Ramazanoğlu Mahmud Sâmî, Hz. Aliyyü’l-Murtezâ, s. 54. s. 119-122.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9814/</link>
				<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 08:30:26 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Bismillahirrahmanirrahim </p>
<p>“Kendileri istekli oldukları halde yemeklerini yoksula, öksüze ve esire verirler ve onlara: ‘Bunu size Allah rızâsı için yediriyoruz. Sizden karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz Rabbimizin sert, belâlı bir gününden korkarız’, derler. Allah da onları o günün fenalığından korur. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9814"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9814/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>2</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">58bb01cd0aa9b2bc20bab86c4d051a9c</guid>
				<title>02.04.23
&#x2728;İhlas Suresi &#x2728;

Yazıldığı zaman, ateşli hastalığı olan için. Nasıl yazıyorsunuz önemli olan o: 
Qulhuvallahi ehad eyvallah 
Allahus samed eyvallah 
Lem yelid la vallah 
Velem yuled la vallah 
Velemyekullehu kufuven ehad la vallah 
(Eyvallah: muhakkak öyledir
La vallah: tabi ki öyle değildir)

İster yazın üstünde taşısın ister tabağa yazın içirin.
Ateşli hastalığı kalmaz.
(İcazelidir)

Kim hastalığında okursa, ölüm döşeğinde (hasta olunca ölüp ölmeyeceğini bilmiyorsun ama ihtimal ölüm hastalığıdır) çok oku. İmam Şeyh Maul Ayneyn’in vasiyetidir hasta olunca çok okumamızı tavsiye ediyor. Diyor ki; kabrinde fitnelenmez yani kabirde imtihanın büyüğünü yaşayamaz. Münker Nekir kolay değil. 

Kim okursa İhlas Suresi’ni ölülerine hediye olarak gönderirse Kuran’ın tamamındaki ecir kendisine yazılır. 
Ölüye gönderdi ya o sevap adeta Kuran’ın tamamı olarak kendisine yazılır. Bunu en az 3 derler ama 11 söyleyenler de var. (Kabre gidince de yapılıyor)
Bir göz ağrısına, iltihaba ve büyük sivilceye (çibana) olan faydası; İhlas Suresi. Bir de fakirliği uğurlaması. Ramed’in üzerine (direkt göz ağrısı ve iltihabın üzerine) okunduğunda onu durdurur. Akıntısı gidene kadar devam et düzgün bir tane de oku yetiyor, kişiye bağlı yani. Çibanlar için de aynı. Evine girdiğinde o ailenin hepsinden fakirlik çıkar. Her girişinde okuyacaksın o kadar. Bir İhlas Suresi sadece!

Sad-ı Saidi diyor ki: Rasulullah efendimize fakirliğinden şikayetçi bir adam geldi. Evine girdiğin zaman içerde olanlara eğer birisi varsa selam ver, eğer birisi yoksa bana selam ver dedi. Sonra da İhlas Suresi’ni oku dedi. 1 kez hem de.
Adam bunu yaptı Allah ona rızık dairesini üzerine geçirdi, hatta komşularına dahi fazlalık oldu komşularına dahi verdi. 

İmam Kurtubi bunu İhlas Suresi’nin tefsirinde yazmış.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9264/</link>
				<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 10:42:29 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>02.04.23<br />
&#x2728;İhlas Suresi &#x2728;</p>
<p>Yazıldığı zaman, ateşli hastalığı olan için. Nasıl yazıyorsunuz önemli olan o:<br />
Qulhuvallahi ehad eyvallah<br />
Allahus samed eyvallah<br />
Lem yelid la vallah<br />
Velem yuled la vallah<br />
Velemyekullehu kufuven ehad la vallah<br />
(Eyvallah: muhakkak öyledir<br />
La vallah: tabi ki öyle değildir)</p>
<p>İster yazın üstünde taşısın i&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9264"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9264/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">06838e1e4cb8d408650ed9ecf38c971d</guid>
				<title>02.04.23
&#x2728;MÜNKER ve NEKİR’DEN EN GÜZEL KURTULUŞ&#x2728;

Kadının biri (Mısırlı bir kadın, ben orda iken bunu anlatmışlardı) hayatında Efendimizin ismi ne zaman geçse kadın bağırarak allahummesalli ala seyyidina Muhammed deyip elini yüzüne kapatıyor. Kadının bu adeti haline gelmiş. Öldükten sonra kızı onu rüyada görüyor soruyor anne münker Nekir nasıldı gördün mü onları? Kızım diyor simsiyah upuzun mavi gözlü iki tanesi geldi ben onları görünce çok korktum Allahumme salli ala seyyidina Muhammed dedim gözlerimi açtım kimse yok, gitmişler. 
Münker Nekir’in en güzel uğurlanacak şeyi budur: salavattır. 
Salavat çekene hiçbir şey yapamıyorlar soru dahi sormuyorlar. Alimlerin çoğu diyor ki ilk soru: bu adam hakkındaki görüşünüz nedir? Bu adam deyince herkes diyor ki kim bu adam, kim bu adam diyenin kafasına geçiriyorlar topuzu. Kim diye bir adam yok adam bir tanedir o da Rasulullah’tır. Sallallahu aleyhi ve sellem. 
Yani sürekli salavat çekersek sıkıntıya düşmeyeceğiz. Ama kim bu adam kimden bahsediyorsun dersen geçiriyorlar (topuzu). Kim diye birisi mi var zaten her şey O’nun için yaratılmış. O olmasa sen olur muydun diyorlar. Vallahi olmazsın!</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9263/</link>
				<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 10:40:42 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>02.04.23<br />
&#x2728;MÜNKER ve NEKİR’DEN EN GÜZEL KURTULUŞ&#x2728;</p>
<p>Kadının biri (Mısırlı bir kadın, ben orda iken bunu anlatmışlardı) hayatında Efendimizin ismi ne zaman geçse kadın bağırarak allahummesalli ala seyyidina Muhammed deyip elini yüzüne kapatıyor. Kadının bu adeti haline gelmiş. Öldükten sonra kızı onu rüyada görüyor soruyor anne münker Nekir nasıld&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9263"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9263/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">c8505bdd0fe6efe61cadbd823e405500</guid>
				<title>02.04.23
&#x2728;SIKINTILARA KARŞI DUA İLE SİLAHLANMAK&#x2728;

Okumalar verdik, okunan yerlerde depremde sıkıntı olmadı. Evlerde de sıkıntı geçiyor üzerlerindeki ağırlık da geçiyor. Dua o kadar etkilidir. Allah diyor ki: 
Dua edin ben cevap vereyim. O yüzden bunu alışkanlık haline getirmeliyiz. Eğer siz genişlikte dua ederseniz ben de size şiddette cevap veririm diyor. Sıkıntıda da o zaman cevabını alacaksın, elinizde bir şey yok ki diyor ben sizin neyinize bakayım! Dua müminin silahı ya, bugün o silahı hazırlarsan, okursan, yarın (sıkıntıda) onu kullanabiliyorsun.

Birbirinize tavsiye edin bu söylediklerimi: 

Allahu hayyun samedun baqi velehu kenefun vaqi dexalne fi kenefillah vestecerna bi seyyidina resululillah 

الله حي صمد باقي و له كنف واقي دخلنا 
في كنف الله و استجرنا بسيدنا و رسل الله
Özellikle çocuklarınıza öğretin.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9262/</link>
				<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 10:40:07 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>02.04.23<br />
&#x2728;SIKINTILARA KARŞI DUA İLE SİLAHLANMAK&#x2728;</p>
<p>Okumalar verdik, okunan yerlerde depremde sıkıntı olmadı. Evlerde de sıkıntı geçiyor üzerlerindeki ağırlık da geçiyor. Dua o kadar etkilidir. Allah diyor ki:<br />
Dua edin ben cevap vereyim. O yüzden bunu alışkanlık haline getirmeliyiz. Eğer siz genişlikte dua ederseniz ben de size şiddette cevap v&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9262"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9262/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">fd2a83edee24b1bcc4844adbb67a9dee</guid>
				<title>02.04.23
&#x2728;OTİZMİN TEDAVİSİ&#x2728;
Otizm küçük yaşta olur ya, bu telefon sayesinde büyük yaşta da olmaya başladı. 11-12 yaşlarında da otizm oluyorlar. Kafa bir yere dalıyor göz bir yere dalıyor, sesini duymuyor. Ondan sonra da öyle kalıyor bir de bunların şiddetli olanları da var. Onlar için en güzeli Allahu Hadiri’dir. Allahu hadiri Allahu naziri Allahu şahidi Allahu mai, çok etkilidir. Buna alıştırın, yaparlarsa kurtulurlar. 

Sizin görmediğiniz onların görebildiği yine telefonlar sayesinde, cinleri de kullanabiliyorlar. Onlar için de;  Allahu hayyun samedun baqi.. bu çok etkili.

Allahu hayyun samedun baqi velehu kenefun vaqi dexalne fi kenefillah vestecerna bi rasulillah 

الله حي صمد باقي و له كنف واقي دخلنا في كنف الله و استجرنا   برسل الله

Eve ilk girişte de “Esselamu aleyküm ve rahmetullahi be berakatuhu ya darel muminun” diyorsun ondan sonra da 3 kez La ilahe illallah söylüyorsun sesli bağırarak. Bir tane de İhlas okuyun. Allah’ın izni ile orada barınamıyorlar. Amenerrasulu okuduğun zaman o evde 3 gece barınamıyorlar.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9261/</link>
				<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 10:39:19 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>02.04.23<br />
&#x2728;OTİZMİN TEDAVİSİ&#x2728;<br />
Otizm küçük yaşta olur ya, bu telefon sayesinde büyük yaşta da olmaya başladı. 11-12 yaşlarında da otizm oluyorlar. Kafa bir yere dalıyor göz bir yere dalıyor, sesini duymuyor. Ondan sonra da öyle kalıyor bir de bunların şiddetli olanları da var. Onlar için en güzeli Allahu Hadiri’dir. Allahu hadiri Allahu nazir&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9261"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9261/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">554e03163786f114442c87fa0fb113c6</guid>
				<title>Allah’ın Nazarını Celbetmek 
Efendi Hazretlerinden İnciler

Allah’ın nazarı kuluna bakmasıdır. Yeter ki kuluna baksın! Nazar ettiğinde mutlaka bu kulun dilekleri yerine geliyor.
Allah ne zaman nazar eder?

1)Her namaz ardı şu 4 ayetleri okuyana Allah günde 70 kez namaz eder: Fatiha, Ayetel Kürsi, Şehidellahu. Qulillahumme 

2)İmam arkasında kişi safları düz ederse Allah düz olan safa mutlaka bakıyor.

3)Bir alimin gönlüne girmekledir ki Allah nazar eder dostunun kalbine.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9228/</link>
				<pubDate>Sun, 02 Apr 2023 10:21:42 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Allah’ın Nazarını Celbetmek<br />
Efendi Hazretlerinden İnciler</p>
<p>Allah’ın nazarı kuluna bakmasıdır. Yeter ki kuluna baksın! Nazar ettiğinde mutlaka bu kulun dilekleri yerine geliyor.<br />
Allah ne zaman nazar eder?</p>
<p>1)Her namaz ardı şu 4 ayetleri okuyana Allah günde 70 kez namaz eder: Fatiha, Ayetel Kürsi, Şehidellahu. Qulillahumme </p>
<p>2)İmam arkasın&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9228"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9228/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">f5f732c212f7014bc7529a2afaa24182</guid>
				<title>Mevlânâ Hazretleri’nin oğlu Sultan Bahâeddin Veled, şu hâtırasını nakleder:

“Birgün bana büyük bir ruh bezginliği ve iç sıkıntısı gelmişti. Beni bezgin ve sıkıntılı gören babam:

“-Birinden mi incindin de böyle sıkıldın?” dedi. Ben de:

“-Bilmiyorum ki bu ne hâldir?” dedim. Babam kalkıp eve gitti, bir müddet sonra baktım ki kurt postunu çevirip başına geçirmiş, çocukları korkuttukları gibi «Bu! Bu! Bu!» diyerek yanıma geliyor. Babamın bu hoş hareketi sebebiyle beni bir gülme tuttu ki anlatamam. Hemen yere kapanarak ayaklarını öptüm. Babam:

“-Bahaddin! Eğer bir güzel ve latif sevgili sana sıkı sıkıya bağlansa, dâima seninle şaka, şenlik etse ve birdenbire yüzünün şeklini değiştirip gelse ve sana “Bu! Bu! Bu!” dese ondan hiç korkar mısın?” buyurdu. Ben de:

“-Hayır, korkmam” dedim. Bunun üzerine babam:

“-Seni sevindiren, seni sevinç ve neşe içinde tutan sevgili, seni üzen ve kendisinden sıkıntı duyduğun aynı sevgilidir. Hep O’dur, hep O’ndandır ve hep O’ndan feyizlenirsin. O hâlde niçin boş yere üzgün duruyor, sıkıntının elinde âciz kalıyorsun?” buyurdu.

Babamın bu hareketi ve sözleri üzerine derhal hâlim değişti, taze gül gibi açılıp ferahladım. Ömrüm boyunca da başka gam yüzü görmedim ve üzülmedim, dünyanın gamı kederi yanıma yaklaşmadı.” (Ahmed Eflâkî, Âriflerin Menkıbeleri, trc. Tahsin Yazıcı, İstanbul 1973, I, 265-266.)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9070/</link>
				<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 18:43:15 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Mevlânâ Hazretleri’nin oğlu Sultan Bahâeddin Veled, şu hâtırasını nakleder:</p>
<p>“Birgün bana büyük bir ruh bezginliği ve iç sıkıntısı gelmişti. Beni bezgin ve sıkıntılı gören babam:</p>
<p>“-Birinden mi incindin de böyle sıkıldın?” dedi. Ben de:</p>
<p>“-Bilmiyorum ki bu ne hâldir?” dedim. Babam kalkıp eve gitti, bir müddet sonra baktım ki kurt postunu ç&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-9070"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9070/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">0eed234982541dbef934911b8440642a</guid>
				<title>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Rabbiniz –azze ve celle- buyuruyor ki: Eğer kullarım Bana îcâb ettiği şekilde itaat etseler, Ben onlara yağmuru (dahi) gece yağdırırım, gündüz de üzerlerine güneşi doğdururum. Onlara ayrıca gök gürleme sesini de duyurmam!...” (Ahmed, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/9062/</link>
				<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 09:59:43 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:</p>
<p>“Rabbiniz –azze ve celle- buyuruyor ki: Eğer kullarım Bana îcâb ettiği şekilde itaat etseler, Ben onlara yağmuru (dahi) gece yağdırırım, gündüz de üzerlerine güneşi doğdururum. Onlara ayrıca gök gürleme sesini de duyurmam!&#8230;” (Ahmed, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657)</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">e3877e579520b13574e297655c5c89a8</guid>
				<title>Selamunaleyküm ve rahmetullah 
Bugünkü hadis dersimizden notları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Selman-ı Farisi hazretleri rivayet ediyor. Şaban ayının son günü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mihraba çıktı. Ey insanlar, dedi. Size büyük bir ayın gölgesi geldi. Bereketli bir aydır. İçinde de Kadir gecesi vardır, 1000 aydan hayırlıdır. Allah bu ayın orucunu farz kıldı. Geceleyin kalkmayı nafile kıldı. Kim bu ayda ne hayır yaparsa ona bir farz olarak yazılır. Kim bir farzı eda ederse ona 70 tane  farzı eda etmiş gibi olur. Sabır ayıdır. Sabrın sevabı cennettir. Bir de eşitlik ayıdır. Mümin’in rızkı bu ayda artar. *Kim bir oruçluya bu ayda orucunu açtırırsa bu bir kölenin hürriyeti demektir. Bu da 50 tane deve ile eşdeğerdir. Bir de günahlarında da bağışlamadır. *
Dediler ki: Ya RasulAllah, hepimiz öyle değiliz ki, bir şey yediremeyiz ki…
Dedi ki: Allah bu sevabı verir: bir süt içimi / tadımı kadar. Ya da bir su içirmesi ya da bir hurma vermesi ile. 

Kim bir tane oruçluyu da *doyurursa* :
-günahlarına bağışlatmadır.
-Allah benim havzımdan onlara içerecektir. Öyle bir içirme ki asla susuzluk hissetmeyecek.
-Onun ecri kadar verilecek (yedirdiğini kişinin orucunun sevabı ona da verilecek, o kişide bir eksilme olmadan) 
Bu ayın;
Başı rahmet, ortası bağışlanma, sonu cehennemden azadtır.

Sallallahu aleyhi ve sellem 
&#x1f54a;&#xfe0f;</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8996/</link>
				<pubDate>Mon, 27 Mar 2023 16:24:57 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Selamunaleyküm ve rahmetullah<br />
Bugünkü hadis dersimizden notları sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Selman-ı Farisi hazretleri rivayet ediyor. Şaban ayının son günü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mihraba çıktı. Ey insanlar, dedi. Size büyük bir ayın gölgesi geldi. Bereketli bir aydır. İçinde de Kadir gecesi vardır, 1000 aydan hayırlıdır. All&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-8996"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8996/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">1963f5125f2644901498db7c0709708d</guid>
				<title>Kur’an-ı Kerim’de geçen peygamber duaları PDF halinde bu dosyanın içinde derlenmiştir. İndir kısmına tıklayarak erişebilirsiniz. İftar sofralarında okuyabilirsiniz :)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8933/</link>
				<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 17:11:04 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>Kur’an-ı Kerim’de geçen peygamber duaları PDF halinde bu dosyanın içinde derlenmiştir. İndir kısmına tıklayarak erişebilirsiniz. İftar sofralarında okuyabilirsiniz 🙂</p>
</div><div class="youzify-post-attachments">
		<div class="youzify-wall-file-post">
			<i class="fas fa-cloud-download-alt youzify-wall-file-icon"></i>
			<div class="youzify-wall-file-details">
				<div class="youzify-wall-file-title">ayetlerle-Dualar.copy_.pdf</div>
				<div class="youzify-wall-file-size">2.35 MB</div>
			</div>
			<a rel="nofollow" target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/wp-content/uploads/youzify/members/3073/2023/03/ayetlerle-Dualar.copy_.pdf" class="youzify-wall-file-download"><i class="fas fa-download"></i>İndir</a>
		</div>

		</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">95b1f9429a3bbe69eb9083445f99b39a</guid>
				<title>26.03.23
Ramazan 4- İkindi
Efendi Hazretleri 

Ramazanın ilk gecesi cennetin bürün kapıları açılır, bütün ay boyunca da cennetin kapılarının hiçbiri kapanmaz. Cehennemin bütün kapıları kapanır o ayın tamamında o kapılardan bir tanesi dahi açılmaz. Allah bir münadiye emreder o da bağırmaya başlar. Ey hayrı isteten kişi geldi bak, al!
Ey şerri isteyen kişi kısalt yapma sakın bu ayda.
Yine o münâdi bağırır istiğfar çeken yok mu bağışlansın! Bu ayda isteyen yok mu verilsin ona, tövbe eden yok mu tevbesi kabul olsun. Geceleyin başlıyor sabaha kadar bunu seslenir söyler. Ayın tamamında.
Oruçlu orucunu açtığında 1 milyon azatlı var her gece hem de bu kişiye de azap vacip kılınmış.

Ali Talip hoca
Arş’ın gölgesinde gölgelenecek sınıflar (devamı):

28-Allah’ın haşyetinden gözleri yaşlı olan kişi.
Daha önce bildiğimiz 7 sınıfta Allah’ı kendi başına zikredip gözyaşı akıtan demiştik burda ise zikir edip değil Allah’ın haşyetinden dolayı göz yaşı döken 
29-Açlar (Ehli cu)
Bu açlık çilesine girenler. Süluktaki çile 40 gün, her gün 1 hurma. Allah onların ruhlarına kabzeder Azrail değil! 
Onlar toplumda kayboldukları zaman bilinmiyor aranmıyor şehit oldukları zaman bilinmiyor. O ehli cu yani aç olanlar, kimsenin onlardan haberi yok kimse eksikliklerini hissetmiyor onları aramıyor. 
Onlar dünyada gizlidirler ama semada bilinirler. Cahil onu gördüğü zaman zanneder ki bu hastadır onda hastalık var. Bunlar o hastalıkla ilgileri yok sadece Allah’tan korktukları çekindikleri için. İşte onlar kıyamet günü Arş’ın gölgesinde gölgelenecek olanlardır. 
30-Kuran’ı hamdedenler. Hafızalarına almışlar. Kafaya hafızaya almak sadece bu manada değil, alimlerdir bunlar. Sırtlanmışlar. İsterse hafızaya almasın yani taşıyıcılardır. 
31-Bir adam bir adamla karşılaşır der ki ona ben seni Allah için seviyorum. 
Şeyhül İcazi’nin yanındaydık bize bunu öğretiyordu diyordu ki ben seni Allah için seviyorum oğlum. Ben de ona diyordum ki ben de vallahi öyle efendim. Bu bir eğitim metoduydu. 

Geçen gün Amenerrasulu’nun okunmasında demiştik ki kim okursa onun için salavattır duadır Kuran’dır. Salavat kısmını çözememiştik. Şimdi başka bir hadis bulmuş Ali Talip hoca.
Kim Amenerrasulu’yu okursa onun için yeterli geliyor. Neye yeterli geliyor kıyamulleyl’e yani gece namazına. 
Orda geçen salat kelimesi namaz anlamına geçmiş oldu. Onu anladık.

Arapça’da “racul” dediğinde özellikle bir tarafa bağlamazsa “adam” erkek olarak değil kişi olarak geçer kadını da erkeği de kapsar.
Kalbi mescitlere bağlı olan adam diyor ya aslında ikisini de kapsar ama kadın daha üstün neden eğer evde musallası varsa. Namazgahı mesela 2-3 kat aşağıda olursa ya da kendi katında kendi yerinde bir namazgâh yapsın kendine ve kalbi oraya bağlı olsun.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8931/</link>
				<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 15:15:12 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>26.03.23<br />
Ramazan 4- İkindi<br />
Efendi Hazretleri </p>
<p>Ramazanın ilk gecesi cennetin bürün kapıları açılır, bütün ay boyunca da cennetin kapılarının hiçbiri kapanmaz. Cehennemin bütün kapıları kapanır o ayın tamamında o kapılardan bir tanesi dahi açılmaz. Allah bir münadiye emreder o da bağırmaya başlar. Ey hayrı isteten kişi geldi bak, al!<br />
Ey şerri&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-8931"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8931/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">6dd4eef4a33dbc8b69d24a7328f8ee46</guid>
				<title>26.03.23
Ramazan 4 - Sahur
Mukabeleden Notlar 
Ali Talip Hoca

Çeşitli hadisler ışığında bulunan, Arş’ın gölgesinde gölgelenecek 70 sınıf: (Devamı)

Dün bir bayan kocası ölünce demiştik ama aslında dul kadın geçmişti. Bu çocuğu ölen kadın için, kadına taziye için giden.
Sıla-i rahim akraba ziyaretine gidip gelen demiştik. Burada yakın akrabadan çok uzak akraba önemli. Yakın akrabayla herkes görüşüyor zaten. 
18. Kadın ki çocukları var kocası vefat etti sonra da evlenmedi kadın ölene kadar da çocuklarının terbiyesi için çocuklarının başında kaldı bu kadın da kıyamet günü arşın gölgesinde gölgeleneceklerdendir. Çocukları olup da evlenmeyen kadın, bu evlenmeme konusunu hatırlarsanız işlemiştik; sizin en şerlileriniz bekar ölenleriniz. Bu sadece erkek için geçerli değil hem erkek hem kadın için geçerlidir. Buradaki kadın ise çocuğu olduğu ve onun terbiyesi için evlenmeyen kadındır. 
19. 5 şeyi yapan kişi:
   1-yemek yapan kişi kadın erkek fark etmiyor, 
   2-misafirine misafirperverlik yapan,
   3-misafirine infak etmede iyilikte güzel bir infakta bulunan kişi,
   4-yemeğe yetim çağıran kişi, 
   5-ve miskin çağıran kişi. 
Bu 19. numara idi. İnfakı nafakası güzel olan kişi
Ve tabi ki bunlar da Allah rızası için yapan kişi, yedirmeyi içirmeyi.
20. Nereye yönelirse yönelsin Allahu Telanın kendisi ile olduğunu düşünmesi
21. Kişi Allah’ı sever, sevmesinin nedeni Allah’ın celalinden dolayı
22. Kalbinde katılık olmayan kişi, müminlere karşı (sadece kalbinde değil dilinde de bedeninde de katı hareketler olmayan ve aynı zamanda müminlere karşı merhametli olan kişi) 
23. O sultan ki (bir yere hakimiyeti olan kişi) insanlara merhametli olan 
Bu yedi sınıfı zikrettiğimiz adil imam demiştik ya bu adaletin yanında merhametli olan. İmam dediğimiz saltanatı olan, cami imamı değil.
Aynı zamanda hepiniz çobansınız konusu var ya buradaki çobanlık da ev içinde olur iş yerinde olur yani yerinde saltanat yapan kişi o da merhametli olursa o da kıyamet günü 70 sınıftan biri olur.
Mesela iş yerine gelen köyden bir insanın eksik evrakından dolayı genelde insanlar git tamamla der ona çok zor olur tekrar gidip gelmesi. Onun yerine sen sultanlığından dolayı çok basit şekilde halledip işini görebilirsin.
24. Adam ki Allah kendisine mal bağışlamıştır o maldan infakta bulunabilen çokça verebilen. Kendisine cömert densin diye mi yoksa Allah rızası için mi verdi bu önemli. 
Buna ek bir madde var bu maddenin içinde; Allah rızası için ve Allah’a itaat için verilen. Verdiği karşı tarafta masiyete sebep olursa olmaz ona vermeyeceksin içki içecekse ona vermeyeceksin. 
25. İlk saydığımız 7 sınıfta genç ki ömrünü ibadetle geçiren demiştik burda ise ibadette kendisini ve gençliğini ibadette fena eden yok eden kişi 
26. Kişi ki nerede olursa olsun Allah’ın kendisi ile olduğunu bilmesi 
27. Allah rızası için birbirini seven kalpleri tertemiz olan kişiler ki Allah onları zikreder onlar Allah’ı zikrettikleri için (burda saflık temizlik de var ve sevdiğini de Allah onu sevdiği için seviyor Allah da bundan dolayı onları seviyor zikrediyor)</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8901/</link>
				<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 08:49:42 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>26.03.23<br />
Ramazan 4 &#8211; Sahur<br />
Mukabeleden Notlar<br />
Ali Talip Hoca</p>
<p>Çeşitli hadisler ışığında bulunan, Arş’ın gölgesinde gölgelenecek 70 sınıf: (Devamı)</p>
<p>Dün bir bayan kocası ölünce demiştik ama aslında dul kadın geçmişti. Bu çocuğu ölen kadın için, kadına taziye için giden.<br />
Sıla-i rahim akraba ziyaretine gidip gelen demiştik. Burada yakın akr&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-8901"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8901/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>0</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">a9f4537f0c269f03cbe564e1023b95c2</guid>
				<title>25.03.23
Ramazan 3 - İkindi
Mukabeleden Notlar 
Ali Talip Hoca 

لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ali İmran 188. Ayet 
Mervan İbni Hakem bu ayeti okuyor. İmamı Suyuti’nin Esbabın Nuzül kitabında bu konu geçiyor. 
“Zannetmeyin ki kendilerine verilenlerden dolayı kurtulacaklar.”
Buna göre herkes ateştedir demek ki, dedi. Hz Abdullah İbni Abbas geldi. Bu ayet Yahudiler hakkında inmiştir dedi. Ayetin iniş nedenini öğrenirsek konuyu daha iyi anlamış oluyoruz. İnen kavim yahudiler olduğu için konuyu daha  iyi anlamış olduk ama bilmeseydik ayetin manasına göre hepimiz içine girmiş oluyorduk. 

Arş’ın Gölgesinde Gölgelenecek Sınıflar:
1. Bir tanesi; mekruh bir iş yaptıktan sonra abdest alan
2. Mescitlere karanlıklarda yürüyen kişiler
3. Aç kişiyi doyurmak
4. Sadık olan tacir, doğru sözlü olan tacir
5. Sıkıntıda olan bir kişiyi rahata çıkartan kişi, bakan kişi
6. Kafası iyi çalışmayan birisine arkadaşıma yardımcı olan kişi
7. Yetimlere kefil olan kişi
8. Dul olan kadına kefil olan kişi
9. Güzel ahlak sahibi olan kişi
10. Hakkı kabul eden kişi kendi nefsine bile olsa hak olan bir şeyde ısrar eden 
11. Hakkı veren kişi, hakkın sahibine hakkı veren kişi
12. İnsanlara kendi nefsine hükmettiği gibi hükmeden
13. Allah için hüzünlenen kişi
14. Mutevazi olan adaletli olan vali
15. Valiye kendisi için nasihatte bulunan veya Allah’ın kulları hakkında nasihatte bulunan kişi
16. Kocası ölmüş olan kadına gidişimde taziye veren kişi
17. Kendi akrabasına sila-i rahimde bulunan kişi, giden kişi</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8868/</link>
				<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 17:54:28 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>25.03.23<br />
Ramazan 3 &#8211; İkindi<br />
Mukabeleden Notlar<br />
Ali Talip Hoca </p>
<p>لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ</p>
<p>Ali İmran 188. Ayet<br />
Mervan İbni Hakem bu ayeti okuyor. İmamı Suyuti’nin Esbabın Nuzül&hellip;<span class="activity-read-more" id="activity-read-more-8868"><a target="_blank" href="https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8868/" rel="nofollow ugc">Daha Fazla Oku</a></span></p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
					<item>
				<guid isPermaLink="false">d6366880bfbf176c07d12786b5165edc</guid>
				<title>İyi ki varsın Ya Rasulallah.</title>
				<link>https://bayan.katrefm.com/gonul-bahcemiz/p/8762/</link>
				<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 10:57:34 +0300</pubDate>

									<content:encoded><![CDATA[<div class="activity-inner"><p>İyi ki varsın Ya Rasulallah.</p>
</div>]]></content:encoded>
				
									<slash:comments>1</slash:comments>
				
							</item>
		
	</channel>
</rss>