-
🌹🌹🌹
“Kırk Günlük Zikir, Bir Ömürlük Hakikat”
🌹🌹🌹Kemal ile Mahmud adında iki çoban vardı. Bir gün sultanın sarayına gittiler; sultanın koyunlarını güdüyorlardı. Sarayın bahçesinde çok güzel bir kız gördüler. Mahmud bu kıza ilgi duydu ve “Ben bu kızı istiyorum” dedi. Kemal ise onu uyardı:
“Bu, kralın kızıdır. Ona yaklaşırsan başını koparırlar.”Saraydan ayrıldılar. Kemal, Mahmud’a şöyle dedi:
“Şeyh Yusuf adında bir şeyh biliyorum. Büyük bir mürşittir. Şeyhe guttiler. Şeyh Yusuf: Bu iş kolaydır. Şu dağın tepesindeki mağaraya git, kırk gün orada kal. Allah’ı zikret ve kimseyle konuşma.” dedi.Kemal, Mahmud’u her gün ziyaret ediyordu. On gün sonra insanlar mağaraya gitmeye başlamıştı. “Büyük bir zat var” diyerek ziyaret ediyorlardı. Yirmi gün sonra gidenlerin sayısı daha da arttı. “Sanki mağara bile değişmiş” diyorlardı. Mahmud kimseyle konuşmuyordu. Onu ziyaret edenlerin sıkıntıları gidiyor, duaları kabul oluyordu.
Otuz–otuz beş gün sonra Mahmud’un şöhreti şehirde iyice yayılmıştı. “Mağaradaki derviş” diye anılıyordu. Hatta başka beldelerden bile insanlar geliyordu. Bu durum sultanın kulağına kadar ulaştı.
“Kim onu ziyaret ederse derdi gidiyor, hastaysa iyileşiyor” dediler. Sultan onunla tanışmak istedi:
“Bu genci nasıl sarayımıza getiririz, bizimle otursun?” diye sordu.
Vezirler, “Dervişler saray ehli değildir” dediler. Bunun üzerine, “Şeyh Yusuf’a soralım” denildi. İki gün sonra durumu Şeyh Yusuf’a anlattılar. Şeyh,
“Zordur,” dedi. “Onlar dünyayı sevmez, sarayları sevmez.”
Sonra ekledi:
“Ama Peygamber Efendimizin sünneti olduğu için, ‘Seni kızımla evlendireyim’ derseniz kabul edebilir.”
Bunu büyük bir şeref saydılar. Şeyh Yusuf’u da yanlarına alarak mağaraya doğru yola çıktılar. Üç gün sonra Kemal baktı ki askerler, vezirler, sultan ve Şeyh Yusuf birlikte mağaraya geliyorlar. O da onlara katıldı.
Sultan mağaraya girdi, dervişe döndü:
“Ey derviş, beldemize hoş geldin,” dedi.
Mahmud ise “Allah Allah” diyerek zikrine devam etti. Sultan yaklaştı:
“Efendim, sizin varlığınızdan çok memnun olduk. Size yakın olmak istiyoruz. Kızımı seninle evlendirmek isterim. Kabul eder misin?”
Mahmud başını kaldırdı ve hayır anlamında başını salladı. Zikrine devam etti. Kemal ona bakarak,
“Bu benim arkadaşım, ben onu ikna ederim,” dedi. Mahmud’un kulağına eğilip fısıldadı:
“Önündeki kişinin sultan olduğunu biliyor musun? Onun kızıyla evlenmek istemiyor musun? Halvet artık bitti.”
Mahmud tebessüm etti ve dedi ki:
“Ey Kemal… Kırk gün bir kız için ‘Allah’ dedim. Allah da sultanı ayağıma getirdi. Eğer kırk gün Allah rızası için ‘Allah’ deseydim ne olurdu, görüyor musun?”01.02.2026
Efendi Hazretlerinin Tatar dersinden
Arkadaşlar
Kamile Manisa
@g-6-skamilemanisa
Havva
@tekdemir
Reyyan Bilici Diyarbakır
@reyyandiyarbakir
omhalidbhryn
@omhalidbhryn
Zehrabalikesir
@zehrabalikesir
Gruplar
Efendi Hazretlerinin Derslerinden Notlar
Herkese Açık Grup
Amediler
Herkese Açık Grup
Büyüklerimizin halleri eğitimdi
Herkese Açık Grup
Medya
Fotoğraf
Video
Müzik
Dosya

